Atasözleri

Toplam 2,676 atasözü bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

aç susuz kalmak

1) yoksulluktan yaşayamayacak bir duruma gelmek; 2) yoksul bir duruma düşmek.

26

aç tavuk kendini arpa (buğday) ambarında sanır

insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar.

21

aç tokun gözüne bakmakla doymaz

yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.

26

aç yanında sarpın kurcalanmaz

bir kimsenin yanında, onun çok duyarlı olduğu konuya değinmemek gerekir.

19

aç yanından kaç

aç insan tehlikelidir.

22

aç yeri başka, acı yeri başka

insanın yüreği ne denli acıyla dolu olsa da yemek yemeyi ister.

30

aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış

1) aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.

18

açığını kapamak (kapatmak)

1) eksiğinin veya küçük düşürücü durumunun anlaşılmamasını sağlamak; 2) eksiğini tamamlamak.

27

açık ağız aç kalmaz

isteklerini uygun bir biçimde söylemesini bilen kimse, onları önünde sonunda elde eder.

31

açık düşmek

1) herhangi bir sebeple bir filodan veya istenilen yerden uzakta kalmak; 2) sp. yağlı güreşte yenilgi sebebi olan sırtı veya yanı toprağa değmek.

21

açık göte herkes tükürür

utanç verici, iğrendirici davranışları herkes ayıplar, tiksinti ile karşılar.

27

açık kaba it değer (siyer)

gizli kalması gereken şeyler herkese söylenirse bundan büyük zararlar doğar.

20

açık kapamak

bütçenin gider fazlasını, para sağlayarak ortadan kaldırmak.

21

açık kapı bırakmak

gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak.

36

açık vermek

1) geliri, giderini karşılamamak; 2) gizlenmek istenen bir olayı, bir düşünceyi veya durumu elde olmayarak ortaya koymak, açıklamak.

21

açık yaraya tuz ekilmez

acısı henüz taze olan bir kimsenin üzüntüsü, birtakım söz ve davranışlarla artırılmamalıdır.

19

açıklar livası olmak

alay işsiz ve kazançsız kalmak.

17

açıklığa kavuşturmak

bir konu veya sorunu aydınlatmak, kapalılıktan kurtarmak, anlaşılır duruma getirmek.

20

açıklık getirmek

bir konu veya sorunu anlaşılır duruma getirmek.

17

açıklık kazanmak

bir konu aydınlanmak, anlaşılır duruma gelmek.

21

açıkta kalmak (olmak)

1) iş ve görev bulamamak; 2) yersiz yurtsuz kalmak; 3) birkaç kişinin birlikte eriştiği bir iyilikten yararlanamamak.

19

açıktan almak

1) den. açıktan geçmek; 2) mec. bir tehlikenin uzağından geçmek.

19

açılan solar, ağlayan güler

hiçbir durum olduğu gibi kalmaz, gün gelir tersine döner.

21

açılıp saçılmak

1) kadın açık saçık giyinmeye başlamak; 2) kadın eskisine göre ölçüsüz davranışlarda bulunmaya başlamak.

18

açın gözü ekmek teknesinde olur

kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir.

18

açın imanı olmaz

aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir.

16

açın karnı doyar, gözü doymaz

tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez.

22

açın koynunda (karnında) ekmek durmaz (eğleşmez)

kazancı yetmeyen kişi, eline geçeni hemen harcar, yarını için bir şey saklayamaz.

21

açın kursağına çörek dayanmaz

yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir.

20

açın uykusu gelmez

1) aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.

27