En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

aba altında er yatar

giyim kuşam kişiliğe ölçü olamaz.

198 görüntülenme

acemilik çekmek

alışamadığı bir işte zorluk çekmek.

185 görüntülenme

abazan kalmak

1) uzun süre cinsel ilişkide bulunmamak; 2) aç kalmak.

172 görüntülenme

abdest tazelemek

abdesti bozulmadığı hâlde yeniden abdest almak.

171 görüntülenme

aba gibi

kaba ve kalın (kumaş).

168 görüntülenme

abdest bozmak

idrar veya dışkı yapmak.

159 görüntülenme

ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur

çocuklar ana ve babalarından öğrendiklerini yapmaya özenirler.

145 görüntülenme

bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) bırakma (koyma)

bugün yapılması gereken bir işin ertesi güne bırakılması iyi değildir.

139 görüntülenme

her koyun kendi bacağından asılır

herkes kendi davranışlarından sorumludur, herkes hatasının cezasını kendisi çeker.

105 görüntülenme

denize düşen yılana (yosuna) sarılır

güç bir duruma düşenlerin bundan kurtulmak için her türlü çareye başvurmaları olağandır.

99 görüntülenme

ava giden avlanır

çıkarını başkalarına zarar vermekte arayan kimse, o zarara kendisi uğrar.

94 görüntülenme

abanın kadri yağmurda bilinir

bir şeyin gerçek değeri, ancak ona çok ihtiyaç duyulduğu zaman iyi anlaşılır.

91 görüntülenme

birlikten kuvvet doğar

toplu veya beraber davranmak daha büyük güç sağlar.

91 görüntülenme

evdeki pazar (hesap) çarşıya uymaz

önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz.

89 görüntülenme

ağız birliği etmek

bir konuda anlaşarak aynı biçimde konuşmak, söz birliği etmek.

86 görüntülenme

av vuranın değil, alanın

bir şeyden, sahibi değil de başkası yararlanıyorsa asıl sahip yararlanan kişidir.

85 görüntülenme

aba vakti yaba, yaba vakti aba

gereksinimler vaktinden önce ve ucuz olduğu zaman karşılanmalıdır.

84 görüntülenme

aklın yolu birdir

iyi düşünüldüğünde ayrı ayrı kimselerce varılacak sonuç hep aynıdır.

84 görüntülenme

bir koltuğa iki karpuz sığmaz

aynı zamanda birden çok işle ilgilenmek başarı için sakıncalıdır.

83 görüntülenme

a'dan z'ye (kadar)

baştan aşağı, tamamen, tamamıyla, bütünüyle: Evini a'dan z'ye değiştirdi.

82 görüntülenme

abdest almak

1) Müslümanlar, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh ederek arınmak; 2) boy abdesti almak.

82 görüntülenme

ekmeğini ekmekçiye ver, yarısını yerse helal olsun

verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun, her iş uzmanına yaptırılmalıdır.

82 görüntülenme

âleme verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı

kendisinin inanmadığı ve tutmadığı öğütleri başkalarına kolayca verir.

82 görüntülenme

boş çuval ayakta (dik) durmaz

1) karnı doymayan kimse çalışamaz; 2) bilgisiz ve yeteneksiz bir kişi, kendisine verilen görevlerde tutunamaz.

81 görüntülenme

acıkmış kudurmuştan beterdir

uzun süre bir nesnenin yokluğunu çeken kimse, onu gördüğünde büyük bir istekle ona saldırır.

80 görüntülenme

işleyen demir pas tutmaz (ışıldar)

tembel tembel oturan kimse hantallaşır, iş yapma yeteneğini yitirir, çalışan kimse gittikçe açılır, daha yararlı işler yapar.

80 görüntülenme

abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır

görmemiş kişi, rastlantı sonucu layık olmadığı bir duruma kavuşursa bu durum kendisinin hakkıymış gibi aptalca böbürlenir.

79 görüntülenme

abdal tekkede, hacı Mekke'de bulunur

herkes kendisine yakışan ve uğraştığı işle ilgili olan yerdedir.

79 görüntülenme

taşıma su ile değirmen dönmez

işi yapacak olanda yeteri kadar güç bulunmadıkça başkalarının küçük katkılarıyla sürekli ve büyük bir iş yürütülemez.

78 görüntülenme

kendi düşen ağlamaz

kendi zararına kendisi neden olanın yakınmaya hakkı olmaz.

78 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

sicim gibi

damlaları ince bir sıra oluşturacak biçimde birbiri ardınca akan (yağmur, gözyaşı): 'Gözlerinden sicim gibi yaş inerek hepsini bir kömür sandığına doldurdu.' -A. Ağaoğlu.

442 görüntülenme

istifini bozmamak

aldırış etmeyip durum ve davranışını değiştirmemek: 'Adamcağız o akşam, arkasından bir bisiklet çıngırağı duymuş fakat istifini bozmamıştı.' -H. E. Adıvar.

240 görüntülenme

(bir iş veya durum) tersine dönmek

beklenildiği, umulduğu gibi gerçekleşmemek, aksi olmak: 'Ya hesapları tersine dönüverirse o vakit başımıza gelecek belada ortağız kardeşim!.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

237 görüntülenme

(bir iş veya durum) tersine gitmek

1) istenildiği gibi gerçekleşmemek, iyi sonuç vermemek; 2) bir işten veya bir durumdan hoşlanmamak: 'Kızların keman çalması benim o zamanlar bir tersime giderdi.' -H. Taner.

213 görüntülenme

(...) belası

-den dolayı, sebebiyle: 'İlme karşı saygı belası olarak dinlemek zaruridir.' -Y. K. Beyatlı.

210 görüntülenme

... azmanı

...'nın çok gelişmişi, iri yapılısı.

163 görüntülenme

... olsun ... olsun

sözü geçen her şey: 'Er olsun subay olsun, harpte ölen her askerin müşterek sembolü meçhul askerdir.' -P. Safa.

142 görüntülenme

dalga geçmek

argo 1) üzerinde durulması gereken işle ilgilenmeyerek başka şeyler düşünmek veya yapmak: 'İki delikanlı dalga geçip otururlarken kapı yeniden sürüldü.' -M. Ş. Esendal. 2) eğlenmek, alay etmek; 3) geçici sevgi ilişkisi kurmak, gönül eğlendirmek.

129 görüntülenme

... kim ... kim

yakıştırılan şeyin uygunsuzluğunu belirtmeye yarar: 'Bambu ağacından takım kim, ben kim?' -H. Taner.

115 görüntülenme

... elinden çıkmak

biri tarafından yapıldığı belli olmak: 'Giysi belli oldu, çok kaliteli, çok iyi terzi elinden çıkmış.' -M. İzgü.

109 görüntülenme

(bir işi) sürüncemede bırakmak (tutmak)

bir işi sonuçlanıncaya kadar boş yere geciktirmek, uzatmak: 'Bana niye bu davayı böyle sürüncemede tuttuğunu izah etsin.' -A. Kulin.

108 görüntülenme

zurnacının karşısında limon yemek gibi

birinin zihni çelinip işini göremeyecek duruma getirildiği anlatılırken söylenen bir söz.

107 görüntülenme

yalayıp yutmak

1) iştahla yemek; 2) mec. kötü bir davranış, söz karşısında ses çıkarmamak, kabullenmek.

107 görüntülenme

... gibi yapmak

... imişçesine davranmak: Sever gibi yapmak.

106 görüntülenme

serilip serpilmek

1) rahat bir biçimde yatmak; 2) gelişmek.

106 görüntülenme

ak sakaldan yok sakala gelmek

çok yaşlanıp iyice kuvvetten düşmek.

105 görüntülenme

yüksekten uçmak

1) yükseklerde dolaşmak; 2) argo palavra atmak, çok abartmak.

105 görüntülenme

(bir durum) açığa çıkmak

1) belli olmak, anlaşılmak: 'Ama daha önemlisi komünle bizim aramızda bir anlayış farkı olduğu açığa çıktı.' -A. Ümit. 2) rıhtıma aborda veya kıçtankara olmuş bir gemi bulunduğu yerden kalkarak daha uzaktaki bir yere demirlemek üzere kıyıdan uzaklaşmak.

105 görüntülenme

... bir hâl almak (hâle girmek)

... bir duruma gelmek: Hastalık tehlikeli bir hâl aldı.

104 görüntülenme

diline kira istemek

ağzına kira istemek.

104 görüntülenme

duyum almak

bir konu hakkında haber almak, bilgi edinmek.

102 görüntülenme

lafını yedirmek

iddialı olarak söylediği sözü geri alma zorunda bırakmak.

101 görüntülenme

... ziyafeti çekmek

herhangi bir şeyi en iyi biçimde başarmak, herhangi bir yönüyle doyurmak: Orkestra tam bir müzik ziyafeti çekti.

100 görüntülenme

... sevdasına düşmek

bir şeyi çok fazla istemek.

100 görüntülenme

(bir davranışı birine) reva görmek

bir davranışı, bir olayı bir kimse için uygun görmek: 'İstanbul'da işgal kuvvetleri fertlerinin halka reva görmediği cefa ve zulüm kalmamıştır.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

99 görüntülenme

eline tutuşturmak

karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin verivermek: Bir şey demeden mektubu elime tutuşturdu.

98 görüntülenme

... fırın ekmek yemesi lazım

'bir duruma erişmek için pek çok emek vermesi, çalışması gerekir' anlamında kullanılan bir söz: Onun usta olması için daha beş fırın ekmek yemesi lazım.

98 görüntülenme

(...) hükmünde olmak

1) değerinde olmak: Kaynata, baba hükmündedir. 2) yerinde olmak, yerine geçmek.

96 görüntülenme

nabzını tutmak

1) nabzını saymak için bileğini tutmak: 'Doktor, hallacın yanına vardı. Nabzını tuttu.' -S. F. Abasıyanık. 2) mec. düşüncesini, niyetini, eğilimini anlamaya çalışmak.

96 görüntülenme

(...) hakkı tanımak

izin vermek: 'Saliha, anneye çocuğunu haftada iki kere görme hakkı tanıyan kararı yazdırıyor.' -A. Kulin.

96 görüntülenme