Atasözleri

Toplam 2,676 atasözü bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

ağzına vur, lokmasını al

yumuşak huylu kimseye her istenilen kolaylıkla yaptırılabilir.

24

ağzına yakışmamak

söylemesi ayıp kaçmak, uygun düşmemek, yakışık almamak.

25

ağzına yüzüne bulaştırmak

bir işi kötü yapmak, becerememek: 'Yapılacak şey ehemmiyetsizce bir pansuman ama ağızlarına yüzlerine bulaştırmalarından korkuyorum.' -R. N. Güntekin.

26

ağzında bakla ıslanmamak

sır saklamamak.

21

ağzında yaş kalmamak

bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söylemiş olmak.

27

ağzından (söz, lakırtı) dirhemle çıkmak

çok az veya zorla konuşmak.

26

ağzından baklayı çıkarmak

baklayı ağzından çıkarmak.

24

ağzından bal damlamak (akmak)

çok tatlı konuşmak: 'Öyle zekiler vardır, konuştular mı ağızlarından bal akıyor sanırsın.' -A. İlhan.

30

ağzından burnundan getirmek

1) huzurunu bozmak, sıkıntıya sokmak: 'Siz buraya bizi eğlendirmeye mi geldiniz yoksa ağzımızdan burnumuzdan getirmeye mi?' -O. C. Kaygılı. 2) pişman etmek için uğraşmak.

28

ağzından çıkmak

bir sözü istemeden, farkına varmadan söylemek, söylemiş bulunmak: Bir kez ağzımdan çıktı, o fiyata vereceğim.

26

ağzından çıt çıkmamak

hiçbir şey söylememek.

23

ağzından dökülmek

açıkça söylemekten çekindiği şey, konuşmasından belli olmak.

22

ağzından düşmemek (düşürmemek)

her zaman sözünü etmek, söylemek: 'Bu ne cehennemdir lafı ağzından düşmüyordu.' -N. Cumalı.

21

ağzından girip burnundan çıkmak

1) türlü yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek, kandırmak: 'O, köylülerin ağzından girip burnundan çıkmayı mükemmel becerir.' -S. Ertem. 2) iyice dövmek: 'Ulan, ağzını topla! Şimdi ağzından girer, burnundan çıkarım!' -M. Rona.

26

ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme

lehte konuşmuyorsun, hiç olmazsa aleyhte de konuşma.

26

ağzından inci saçmak

birbirinden güzel sözler söylemek.

21

ağzından kaçırmak

istemediği hâlde boş bulunup söyleyivermek: 'Sen onun için en fena tabirleri kullanıyorsun, asabisin, ağzından çirkin şeyler kaçırıyorsun.' -P. Safa.

21

ağzından lakırtı (laf) almak (çekmek)

karşısındakini konuşturarak birtakım şeyleri öğrenmek: 'Ağzımdan lakırtı almak istiyorsun ama demeyeceğim.' -B. Felek.

25

ağzından söz (laf, lakırtı) eksik etmemek

o sözü sürekli söylemek.

21

ağzını açacağına gözünü aç

dikkatli ol, uyanık ol.

22

ağzını açıp gözünü yummak

öfke ile, sonunu düşünmeden ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek: 'Fakat bu inat, Emine'nin çenesini açmış; kızın ne kadar kusuru varsa babasından geldiğini söylerken, Tevfik'e ağzını açmış, gözünü yummuştu.' -H. E. Adıvar.

41

ağzını aramak (yoklamak)

konuşturarak düşüncesini öğrenmeye çalışmak: 'Ağzımı aradı, rahat mıydım, burada okuyacağımı aklım kesmiş miydi?' -A. Kutlu.

26

ağzını bırakıp kıçıyla (bir tarafıyla) gülmek

alay ederek karşısındakine gülmek.

27

ağzını bozmak

kaba sözler söylemek, küfretmek: 'Bütün yapma inceliğine karşın kabaydı karısına karşı. Dövdüğü de oluyordu, ağzını bozduğu da.' -O. Rifat.

24

ağzını burnunu çarşamba pazarına (çanağına) çevirmek

aşırı bir biçimde döverek perişan duruma getirmek.

26

ağzını burnunu dağıtmak (kırmak, parçalamak)

aşırı bir biçimde döverek perişan duruma getirmek.

23

ağzını havaya (poyraza) açmak

alay umduğunu elde edememek.

24

ağzını hayra aç!

kötü ihtimaller söz konusu edildiğinde 'Tanrı korusun' anlamında kullanılan bir söz.

24

ağzını kapamak (kilitlemek)

susmak, bir şey söylemek istememek: 'Kendini tutamıyorsun, bari ağzını kapa, sus, küçülme.' -P. Safa.

23