En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

meydan okumak

korkmadığını, çekinmediğini açıkça bildirmek, kavga veya yarışmaya çağırmak: 'Hülasa yüz türlü yüzmek bilir, dalgıçlara meydan okurdu.' -R. H. Karay.

82 görüntülenme

zemin hazırlamak

uygun ortam yaratmak.

82 görüntülenme

(birine) çirkef atmak

iftira atmak: 'Bütün hayatında görmediği bir çirkef attı müdürün üzerine.' -K. Korcan.

82 görüntülenme

borç almak

daha sonra ödemek üzere birinden para veya bir şey almak: 'On beş lira borç aldıktan sonra eve döndüm.' -H. E. Adıvar.

82 görüntülenme

kadidi çıkmak

1) çok zayıflamak, bir deri bir kemik durumuna gelmek: 'Sıtmalı arabacıların titredikleri, cılız, kadidi çıkmış öküzlerin iç ezici bir şekilde düşündükleri görülürdü.' -S. F. Abasıyanık. 2) iskeleti görünmek.

82 görüntülenme

su gelmek

tıp doğumdan önce amniyon sıvısı döl yolundan akmak.

82 görüntülenme

(birine) dil çıkarmak

alay etmek, eğlenmek.

82 görüntülenme

dinden imandan olmak

dinî inancını yitirmek.

82 görüntülenme

faaliyetten alıkoymak

çalışması durdurulmak, çalışmadan alıkonulmak.

82 görüntülenme

hoşa gitmek

beğenilmek, bir kişiden veya bir şeyden hoşlanmak.

82 görüntülenme

uzaklara gitmek

1) konudan ayrılmak; 2) gözleri dalmak, dalıp gitmek.

82 görüntülenme

barut fıçısı gibi

1) çok kızgın, sinirli (kimse): 'Sadi Nahit'i delice kıskanıyordu, içi bir barut fıçısı gibi hasetle doluydu.' -T. Buğra. 2) kavgaya yol açacak (durum).

82 görüntülenme

hatır almak

gönül almak.

82 görüntülenme

zenneye çıkmak

tiy. orta oyununda erkek oyuncu, kadın rolüne çıkmak.

82 görüntülenme

vites küçültmek

1) aracın hızını azaltmak için daha düşük vitese geçmek; 2) mec. işleri yavaşlatmak.

82 görüntülenme

imza vermek

imza atmak.

81 görüntülenme

dinim hakkı için (aşkına)

'dinimi tanık tutarım' anlamında kullanılan bir ant sözü: 'Şevki Bey dedi, dinin aşkına sen Romenlerin gemi yaptıklarını işittin mi?' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme

gemiyi yatırmak

den. altını temizlemek amacıyla küçük gemileri yan döndürmek.

81 görüntülenme

paçavra gibi

değersiz (kimse veya şey).

81 görüntülenme

herze yemek

tkz. 1) yersiz söz söylemek; 2) gereksiz davranışta bulunmak.

81 görüntülenme

aba gibi

kaba ve kalın (kumaş).

81 görüntülenme

barut kokusu gelmek

savaş tehlikesi sezilmek.

81 görüntülenme

dal vermek

dayanmak, yaslanmak.

81 görüntülenme

altına imza koymak

konuyu veya anlaşmayı kabul ettiğini belirtmek: 'İlgili sözleşmelerin altına imzamızı koyarken bu imzaya sadık kalma konusunda ne ölçüde niyetliydik?' -A. Cemal.

81 görüntülenme

dipsiz kile, boş ambar

para, mal tutmayanın durumunu veya bir iş için boş yere uğraşıldığını anlatan bir söz: 'Politika ne nankör bir meslek, ne dipsiz kile, boş ambar imiş.' -R. H. Karay.

81 görüntülenme

geniş karşılamak

hoşgörü ile değerlendirmek: 'Bu vahim skandalı, bu mahdut dışarlık çocuğu niçin bu kadar geniş karşılıyordu?' -R. N. Güntekin.

81 görüntülenme

gururuna ağır gelmek

kişiliğine zor gelmek, büyüklüğünün zedelendiğini düşünmek.

81 görüntülenme

kafa cilalamak

tkz. içki içmek: 'İpini koparmış aylakla, çiçeği burnunda asistan, dejenere mirasyedi ile ağır işçi, burada dirsek dirseğe kafa cilalardı.' -H. Taner.

81 görüntülenme

sayım suyum yok

1) çocuk oyunlarında 'kısa bir süre için oyun dışıyım' anlamında kullanılan bir söz; 2) çocuklar arasında bir işte şakaya yer verilmeyeceğini anlatan bir söz: 'Alır mıydım? Sevinir miydim? Yoksa mızıkçılık eder, -Olmaz, sayım suyum yok... Siz birlik olup bana oyun ettiniz -mi derdim.' -H. Taner.

81 görüntülenme

kafa eskitmek

zihni yoran sorunlarla sürekli uğraşmak: 'Ne gücünü aşan meseleler için çene yormaya, kafa eskitmeye niyeti vardı ne de kendi başarısızlıkları için suçlu aramaya...' -T. Buğra.

81 görüntülenme