Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

isim yapmak

ad yapmak.

43

iskambil kâğıdı gibi devrilmek

birer birer ve birbiri ardı sıra devrilmek.

45

iskâna açmak

kadastrosunu, planlarını ve altyapısını bitirip bir bölgeyi inşaat yapmaya hazır duruma getirmek.

49

iskandil etmek

1) deniz derinliğini ölçmek; 2) soruşturmak, araştırmak: 'Evde kimsenin olmadığını telefonla iskandil ediyorlarmış diyor Bedri.' -O. Rifat. 3) mec. bir işin içyüzünü araştırmak, bilgi toplamak; 4) argo gözetlemek, çevreyi kollamak: 'Cevizlerin altını iskandil ederek böğürtlen yığınının gölgesine sığındı.' -O. C. Kaygılı.

50

iskele almak

1) gemi merdivenleri kaldırılıp harekete hazırlanmak; 2) argo bir erkek, bir kadına sarkıntılık etmek.

23

iskelet gibi

çok zayıf.

48

iskelete dönmek

çok zayıflamak.

38

iskeleti çıkmak

çok zayıflamak.

42

islim tutmak

gerekli koşulların olgunlaşmasını beklemek.

50

ismi (bile) olmamak

adı (bile) olmamak.

39

ismi çıkmak

adı çıkmak: 'Ama siz ecnebiler ismi çıkmış yerlerden hoşlanırsınız.' -S. F. Abasıyanık.

43

ismi geçmek

adı geçmek.

47

ismi gibi bilmek

adı gibi bilmek.

25

ismi lazım değil

'adının anılması gerekmiyor' anlamında kullanılan bir söz.

41

ismi var cismi yok

1) sözü edilen ancak gerçekte var olmayan; 2) adı olmasına karşın görevini, etkinliğini yerine getirmeyen.

29

ismini bağışlamak

adını bağışlamak.

18

ismini cismini almak

adını, kimliğini belirleyip kaydetmek: 'Fabrika sahibinin ismini cismini aldı.' -S. F. Abasıyanık.

46

israfa kaçmak

gereksiz yere aşırı harcamalarda bulunmak.

37

istasyon yapmak

duraklamak, beklemek: 'Bir geçitte bir dakika kadar istasyon yaparak geçit bekçisiyle yârenlik ettik.' -R. N. Güntekin.

42

istavroz çıkarmak

haç çıkarmak: 'Lanet kelimesini her anışında istavroz çıkarıyordum.' -N. Meriç.

41

istediği gibi at koşturmak (oynatmak)

keyfince, istediği gibi davranmak.

23

istek duymak

bir şeye karşı eğilim duymak, arzulamak.

22

istek uyandırmak

istemesine, arzu duymasına yol açmak: 'İnsanda ille de saçını, yanağını okşamak isteğini uyandıran güzel kız çocuklarını andırırdı.' -N. Cumalı.

43

istifayı basmak

herhangi bir sebeple görevinden ani bir kararla çekilmek.

46

istifini bozmamak

aldırış etmeyip durum ve davranışını değiştirmemek: 'Adamcağız o akşam, arkasından bir bisiklet çıngırağı duymuş fakat istifini bozmamıştı.' -H. E. Adıvar.

221

istihareye yatmak

girişilecek bir işin hayırlı olup olmadığını göreceği rüyadan anlamak için abdest alıp dua okuyarak uyumak: 'İstihareye yatmazsın / Doğruca yola girmezsin' -Halk türküsü.

40

istikamet vermek

yön vermek, yöneltmek: 'Son otuz senede tarihe nasıl bir istikamet verdiğimizi görüyorum.' -Y. K. Beyatlı.

43

istikrar bulmak

1) karar kılmak; 2) yerleşmek.

22

istim üstünde olmak

1) buharla işleyen araçlar kalkmaya hazır duruma gelmek: 'Gemi istim üstünde, kalkması yakın. Demir almak için süvari bekleniyordu.' -Z. Selimoğlu. 2) mec. hemen gidecek durumda bulunmak.

47