Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

karda yürüyüp (gezip) izini belli etmemek

kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli iş çevirmek: 'Karda yürüyüp izini belli etmemek, cümlesiyle tarif edilen bu sinsilik, hedefine asla varamayan adi bir hiledir.' -P. Safa.

132

karga bok yemeden

kaba çok erken bir saatte.

42

karga gibi

çok zayıf ve esmer (kimse).

110

karga tulumba etmek

birkaç kişi, birini kollarından bacaklarından tutup kaldırmak: 'Emine kalkmak istemiyor, boyuna hıçkırıyordu. Ötekiler hep bir olup onu karga tulumba edince yanıma getirdiler.' -O. C. Kaygılı.

111

kargadan başka kuş tanımamak

bildiğinden veya öğrendiğinden kesinlikle şaşmamak.

44

kargaşa çıkarmak

gürültü patırtıya yol açmak.

94

karı gibi

korkak, dönek (erkek).

103

karılık etmek

1) evli bir kadın kocasına olan görevini yerine getirmek; 2) hkr. erkek için döneklik etmek, hile yapmak.

114

karın doyurmak

1) geçinmek: 'Yoğurtçuda çalışanlar bu türlü karın doyuranları çok görmüşlerdi.' -N. Cumalı. 2) yararı olmak: 'Fakat öpüşmek, sevişmek karın doyurmuyor.' -Ö. Seyfettin.

106

karınca duası gibi

çok küçük, sık ve okunaksız (yazı).

110

karınca yuvası gibi

çok kalabalık.

102

karıncayı bile ezmemek (incitmemek)

çok merhametli, ince duygulu olmak.

44

karısının üstüne evlenmek

karısı varken bir kadınla daha evlenmek: 'Fakat hanımefendi, bugün İstanbul'da karısının üstüne evlenmiş kaç erkek var?' -H. C. Yalçın.

109

karış karış bilmek

en ince ayrıntısına kadar biliyor olmak: 'Buraların girdisini çıktısını, deliğini kovuğunu karış karış bilir.' -H. R. Gürpınar.

106

karış karış dolaşmak

her yeri gezmek: 'Ben Türk köylerini karış karış dolaştım, bilirim.' -A. Gündüz.

106

karina etmek

gemiyi karinası ortaya çıkacak biçimde bir yanı üzerine yatırmak.

114

karinaya basmak

karina etmek.

101

karine ile anlamak

sözün gelişinden çıkarmak.

101

karizmayı çizdirmek

argo var olan etkileyiciliğini kaybetmek.

99

karman çorman etmek

çok karışık ve düzensiz duruma getirmek.

43

karman çorman olmak

çok karışık ve düzensiz duruma gelmek: 'İşler gittikçe kızışıyor, hikâyeler gittikçe karman çorman oluyor, hangi sözü kimin söylediği belli olmuyordu.' -Y. Kemal.

114

karmanyolaya getirmek

soymak: 'Sarhoş buldunuz adamı karmanyolaya getireceksiniz.' -O. Kemal.

105

karnı büyümek

hamile kalmak: 'Felaket bununla bitmemiş, üç ay sonra karnı büyümeye başlamış.' -H. E. Adıvar.

103

karnı tok sırtı pek olmak

geçimi iyi olmak, para sıkıntısı olmamak.

108

karnı tok, sırtı pek

geçim sıkıntısı olmayan insanlar için kullanılan bir söz.

112

karnı zil çalmak

çok acıkmış olmak.

113

karnından konuşmak (söylemek)

1) işitilemeyecek kadar alçak sesle söylemek; 2) uydurarak söylemek.

110

karnını doldurmak

1) çok yemek yemek; 2) argo gebe kalmak.

46

karşı çıkmak

1) dışarıdan gelenleri karşılamaya gitmek: 'Edirne'nin üç şerefelisi de kandillerden kaftanı ile ona karşı çıkmış.' -R. E. Ünaydın. 2) bir düşünceye katılmamak, cephe almak: 'Üniversiteyi bitirince isteğimi babama açtım, önce biraz karşı çıkar gibi oldu.' -O. Aysu.

42