Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

kim oluyor?

'kendini ne sanıyor, ne hakkı var?' anlamında kullanılan bir söz: 'Sen kim oluyorsun da beni kendi yerimden kovuyorsun?' -A. Kulin.

90

kim vurduya gitmek

bir kalabalık arasında öldürülen veya vurulan kimsenin kimin tarafından öldürüldüğü veya vurulduğu anlaşılamamak: 'Herkes suçlu bu ortamda, herkes kim vurduya gidiyor, herkes korkuyor.' -A. Kulin.

41

kime ne

'başkasını ilgilendirmez' anlamında kullanılan bir söz.

104

kimi kimsesi olmamak

yakını, koruyucusu bulunmamak.

95

kimin nesi?

'kimin yakını' anlamında kullanılan bir söz.

116

kimya olmak

bulunmaz olmak: 'Sıla kimya olmuş burnuma tüter / Yol ver dağlar ben sılaya gideyim' -Halk türküsü.

103

kin bağlamak

birine karşı öç alma duygusu duymak: 'İstanbul'dan ayrılmana o sebep oldu diye gizli gizli ona kızacak, kin bağlayacaktım.' -R. N. Güntekin.

36

kin beslemek (tutmak)

birine karşı öç alma duygusunu sürdürmek: 'Biz kimseye kin tutmayız / Kamu âlem birdir bize' -Yunus Emre.

100

kin duymak

birine karşı öç alma duygusunu yaşatmak veya bu duyguyu hissetmek: 'Herkes ancak bir iki düşman için kin duyar.' -A. Ş. Hisar.

98

kin gütmek

öcünü alıncaya kadar kininden vazgeçmemek.

113

kinin gibi

çok acı.

106

kip gelmek

hlk. tıpatıp, uygun gelmek.

110

kirada olmak

kira karşılığında verilmiş olmak.

35

kirada oturmak

kira ile tutulmuş bir yerde yaşamak: 'Biz Kudüs'te kirada oturuyoruz.' -F. R. Atay.

90

kiraya vermek

kira karşılığında vermek, icara vermek: 'Hiç olmazsa kızının okuma masraflarını çıkarmak endişesiyle yukarıdaki odalardan birini kiraya vermeyi düşünmüşlerdi.' -K. Bilbaşar.

91

kireç söndürmek

kireci kullanmadan önce üzerine bolca su dökerek kalsiyum hidroksit durumuna getirmek.

93

kiri kabarmak

nem, ısı vb. sebeplerle kir, üzerinde bulunduğu yüzeyden ayrılabilir duruma gelmek.

89

kirişi kırmak

argo bulunduğu yerden ayrılmak, kaçıp gitmek: 'Ama şimdi derhâl giyineceksiniz ve kirişi kıracaksınız.' -S. F. Abasıyanık.

95

kirliye atmak

yıkanmak için bir kenara koymak, bir yerde biriktirmek.

37

kisveye bürünmek

1) herhangi bir kılığa girmek; 2) herhangi bir niteliğe, biçime girerek gerçek kimliğinden farklı bir görünüş almak: 'Bu sebeplerle bazıları eserin bu kisveye bürünmüş olarak yazıldığını kabul etmek istememektedirler.' -A. H. Çelebi.

53

kişilik kazanmak

bir kişinin öz yapısı, kişiliği belirginleşmek.

94

kitaba el basmak

kutsal kitap üzerine elini koyarak ant içmek.

102

kitabı kapamak

herhangi bir konu ile ilgiyi kesmek.

104

kitabında yer almamak

aklına ve mantığına aykırı düşmek.

103

kitap (kitaplar) devirmek (devretmek)

bir veya birden çok kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek: '... zengin bir tasvir ve izah yapabilmek için evde kitaplar devirdi.' -M. Ş. Esendal.

101

kitapta yeri olmak

din veya yasa kitaplarında bulunmak, konusu geçmek.

91

koca bulmak

kız veya kadın kendisi ile evlenecek bir erkek bulmak: 'Üstelik kadının adı da çıktı, bir daha koca bulamadı.' -R. H. Karay.

103

kocakarılığı tutmak

geçimsiz, inatçı, şirret yaşlı bir kadın gibi davranmak: 'Fakat kocakarılığı tutup kavgaya başlayınca Allah saklasın!' -R. N. Güntekin.

93

kocaya gitmek

evlenmek: 'Harfleri okuyup yazamadan on üçümde kocaya gidecektim.' -A. Kulin.

105