En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

günleri sayılı olmak

1) ölümü yakın olmak; 2) bir yerde kalmak için ancak birkaç günü bulunmak.

82 görüntülenme

kafasında şimşek çakmak

beyninde şimşek çakmak.

82 görüntülenme

ne gibi?

nasıl, ne türlü?

82 görüntülenme

bugünkü günde

şimdi, içinde bulunduğumuz zamanda, şimdiki şartlarda: 'Bugünkü günde İngilizcesiz olmuyor çok iş.' -N. Uygur.

82 görüntülenme

ayağına gelmek

1) alçak gönüllülük göstererek birinin yanına gelmek; 2) emek çekilmeden elde edilmek: Kısmet ayağına geldi.

82 görüntülenme

su iktiza etmek

gusül gerekmek.

82 görüntülenme

(birine) yağcılık etmek

gereksiz biçimde övmek, dalkavukluk etmek.

82 görüntülenme

irtihal etmek

ölmek.

82 görüntülenme

olan (olup) biten

meydana gelen olaylar, ortaya çıkan durum veya oluşan her şey: 'Biraz da etrafında olup bitenlere dikkat etsen iyi edersin.' -A. M. Dranas. 'Uzun İhsan Efendi olan biteni çaresizlikle seyrediyordu.' -İ. O. Anar.

82 görüntülenme

rol almak

bir oyunda görev almak: 'Kafile, rol alan şahıslar tarafından yapılan türlü oyunlarla geziyi tamamlar.' -A. K. Tecer.

82 görüntülenme

tıraş etmek

1) tıraş işini yapmak; 2) argo bıkkınlık verecek kadar uzun konuşmak.

82 görüntülenme

zula etmek

1) çalmak, aşırmak; 2) gizlemek, saklamak.

82 görüntülenme

(birine) yuf borusu çalmak

kınama, üzüntü ve nefretini bildirmek.

82 görüntülenme

kulağı duvar olmak

sağır olmak: 'Kulakları duvar olan ihtiyarla avaz avaz ilişki kurmaya üşenmişler.' -H. Taner.

82 görüntülenme

üzerinde durmak

bir işe önem vermek, bir işle yakından, sürekli ilgilenmek: 'Klasik yazarlarımızın yapıtları üzerinde durmak, hepimiz için bir görev.' -S. İleri.

82 görüntülenme

gürültü bastırmak

gürültüden daha güçlü ses çıkarıp onu etkisizleştirmek: 'Barın bütün gürültüsünü bastıran kahkahaları bundan sonra başladı.' -N. Cumalı.

82 görüntülenme

içeriden çıkmak

hapisten kurtulmak, serbest kalmak: 'Umarım şimdi anlıyorsundur uzun süre yatan kişilerin içeriden nasıl çıktıklarını.' -İ. Aral.

82 görüntülenme

isim yapmak

ad yapmak.

82 görüntülenme

gürültü çıkarmak (etmek, koparmak, yapmak)

1) düzensiz ve rahatsız edici sesler çıkarmak: 'Karanlıkta bana çarpıp da gürültü yapmamaya dikkat ederek kapıyı açtım.' -H. C. Yalçın. 2) kavga, karışıklık, tartışma çıkarmak.

82 görüntülenme

tırnak göstermek

korkutmak, gözdağı vermek.

82 görüntülenme

yarma gibi

çok iri yarı (kimse).

82 görüntülenme

kulağı ters taraftan göstermek

kolay yolu varken bir işi daha zor ve uzun yollar kullanarak yapmak: 'Tahkike mahkike, kulağı ters taraftan göstermeye ne lüzum var?' -S. M. Alus.

82 görüntülenme

para yedirmek

1) gereksiz olarak başkasına çok para harcamak; 2) rüşvet vermek.

82 görüntülenme

yas bağlamak

Yas tutmak: 'Yurdumuzda düşmanlar dert ekti, elem biçti / Yas bağlayan milletin gözyaşlarını içti' -E. B. Koryürek.

82 görüntülenme

zül saymak (addetmek)

bir olay veya sözü küçültücü, alçaltıcı, aşağılayıcı olarak değerlendirmek.

82 görüntülenme

ad çekmeye girmek

1) kuraya tabi olmak: 'Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkan Vekili ad çekmeye girmezler.' -Anayasa. 2) sp. oyunun başlangıcında, alan seçimi, başlama atışı veya karşılama hakkı için öncelik sağlamak amacıyla kura çekmek.

82 görüntülenme

bir dediği iki olmamak

her istediği yapılmak.

82 görüntülenme

içi alaylı, dışı kalaylı

'dışı süslü, güzel görünüşlü ancak içi berbat' anlamında kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

oldu olacak, kırıldı nacak

hlk. 'her şey olup bitti, iş işten geçti' anlamında kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

(bir şeyin) başında beklemek (durmak)

yanında durup gözetlemek: 'Birkaç fukara köylü sabaha kadar cenazenin başında bekleyerek Kur'an okudular.' -Halikarnas Balıkçısı.

82 görüntülenme