En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

büyümüş de küçülmüş

konuşması ve davranışları yaşına uymayan, büyüklerinki gibi olan: 'Küçücük gözlü, çokbilmiş suratlı, büyümüş de küçülmüş, kavruk bir oğlandı.' -H. Taner.

82 görüntülenme

makineli tüfek gibi

çok hızlı, birbiri ardınca: Makineli tüfek gibi konuşuyor.

82 görüntülenme

suratı bir karış asılmak

öfkelenmek, kızmak ve somurtmak: 'Hemen suratları bir karış asılır, ona bir sövüp saymadıkları kalır.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

82 görüntülenme

yaşını bitirmek (doldurmak)

öngörülen belli bir yaş sınırına ulaşmak: 'On sekiz yaşını doldurmayan talebelerin kahveye gitmeleri yasak edilmiş.' -N. Hikmet.

82 görüntülenme

cebellezi etmek

cebine indirmek: 'Dalsın içeri de el âlemin kirazını, şeftalisini cebellezi mi etsin?' -N. Hikmet.

82 görüntülenme

dili dönmemek

1) bir sözü doğru, düzgün söylemeyi becerememek: 'Üstelik ben dilim dönmezken armağan ettiğim çiçeklerle konuşmuyor muyum?' -R. Mağden. 2) amacını iyi anlatamamak.

82 görüntülenme

gönlünü çalmak

kalbini çalmak.

82 görüntülenme

tam adamına çatmak

olumsuz bir davranış ve tutum içinde bulunan kimseyle karşı karşıya gelmek.

82 görüntülenme

vaadinde durmak

vaadini tutmak.

82 görüntülenme

yaşını içine akıtmak

duyduğu acıyı, üzüntüyü sezdirmemek.

82 görüntülenme

antant kalmak

anlaşmak, uzlaşmak.

82 görüntülenme

çalı gibi

sık ve sert (saç, sakal).

82 görüntülenme

hayatını (birine) borçlu olmak

1) biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak; 2) birinin yaşamı bir başkasının desteği ile sağlanmış olmak: Bu hayatımı ağabeyime borçluyum.

82 görüntülenme

(bir şeyin) esprisi kalmamak

ilgi çekici olmaktan çıkmak.

82 görüntülenme

dilin kemiği yok

'insan doğru veya yanlış her şeyi söyleyebilir' anlamında kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

elinden kan çıkmak

cinayet işlemek: 'Kırk kanını Allah'a affettirmeye çalışırken kazara, elinden yeni bir kan çıkmıştı.' -Ö. Seyfettin.

82 görüntülenme

içi kararmak

1) sıkılmak, bunalmak: 'Hani bazı kadınlar vardır, hödük koca ile düşe kalka eblehleşir, içleri kararır, ispinoz gibi susar otururlar.' -H. Taner. 2) hiçbir şeyden tat alamaz olmak; 3) umutsuzluğa düşmek.

82 görüntülenme

tam maaşla tekaüt (emekli)

şaka işi az, ödeneği çok olan bir işe yerleşenler için söylenen bir söz.

82 görüntülenme

dozunu kaçırmak

1) ilaçta ölçüyü tutturamamak; 2) mec. ölçüyü aşmak, aşırı gitmek: 'Şakanın dozu kaçmıştı.' -Y. Z. Ortaç.

82 görüntülenme

parmağını yaranın üzerine basmak

asıl derdi veya bir derdin asıl sebebini göstermek.

82 görüntülenme

suratından düşen bin parça olmak

öfke veya küskünlükten ileri gelen can sıkıntısıyla suratı asık olmak.

82 görüntülenme

aklı kesmemek

1) anlayamamak, idrak edememek; 2) sonucu tahmin edememek.

82 görüntülenme

dayayıp döşemek

evi, odayı mobilya vb. ile döşemek: 'Karyolalar, koltuklar, kanepelerle dayayıp döşemek lazım.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

82 görüntülenme

elinden tutmak

1) yardım etmek; 2) kayırmak.

82 görüntülenme

parmağının ucuyla (ucunda) çevirmek

bir işi kolayca ve ustalıkla yapabilmek.

82 görüntülenme

cübbe gibi

çok geniş ve uzun (giysi).

82 görüntülenme

sıcak yüz göstermek

yakınlık göstermek.

82 görüntülenme

çember geçirmek

çemberle kuşatmak.

82 görüntülenme

çemberden dönmek

başarıya ulaşmak üzereyken olumsuz bir sonuçla karşılaşmak.

82 görüntülenme

put gibi

sessiz, anlamsız bir bakışla ve kımıldamaksızın: 'Ben ağlamıyor, put gibi duruyordum.' -A. Kutlu.

82 görüntülenme