En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

karnından konuşmak (söylemek)

1) işitilemeyecek kadar alçak sesle söylemek; 2) uydurarak söylemek.

82 görüntülenme

muşmula gibi

asık (surat).

82 görüntülenme

mutabık kalmak

uyuşmak, anlaşmaya varmak: 'O akşam da müzakere sonunda bu yaşıtım üvey dayımla mutabık kaldık.' -H. F. Ozansoy.

82 görüntülenme

rüzgâr ekip fırtına biçmek

yaptığı bir kötülüğün çok daha kötüsü ile karşılaşmak.

82 görüntülenme

bıkkınlık vermek

bir şeyi sürekli tekrarlayarak karşısındakini usandırmak.

82 görüntülenme

(birinin) maskarası olmak

birinin eğlencesi olmak: 'Süslü kafeslere, hazır yemeğe tamah edip insanların maskarası olmanın âlemi var mı?' -H. Taner.

82 görüntülenme

defter açmak

1) para yardımı veya gönüllü toplamaya girişmek; 2) hesap açmak, banka cüzdanı vermek; 3) mec. bir şeye yeniden başlamak.

82 görüntülenme

yatıp kalkmak

1) gecelerini geçirmek: 'Yatıp kalktığım odamın penceresinden bakınca bir baştan bir başa bütün sokağı görüyordum.' -N. Cumalı. 2) cinsel ilişkide bulunmak: 'Öteki, çok kadınla oynaşmış ve hatta yatıp kalkmış, sevda damarları kaşarlanmış bir gençti.' -M. Ş. Esendal.

82 görüntülenme

defter tutmak

tic. işlem veya hesapları düzenli olarak bir deftere geçirmek: 'Bir defterler tutardı, bayılırdık.' -S. F. Abasıyanık.

82 görüntülenme

adı (bile) olmamak

değeri olmamak: Bir baş soğanın da adı mı olurmuş?

82 görüntülenme

(bir şeyin) makarasını çözmek

ayrıntılarıyla sayıp dökmek: 'Yukarı katta ihtiyar imamla yatalak hasta karısının aşağıdan tamamıyla işitilen kavgalarına dair hikâyelerinin makarasını çözerdi.' -H. Z. Uşaklıgil.

82 görüntülenme

hayır gelmemek

yararlı olmamak: 'Sevmeden yapılan işten hiç kimseye hayır gelmez.' -B. R. Eyuboğlu.

82 görüntülenme

suya götürüp susuz getirmek

herhangi bir işte akıl, zekâ, deneyim ve kurnazlıkla bir diğerini alt etmek.

82 görüntülenme

ümidi sönmek

umudu sönmek.

82 görüntülenme

veresiye vermek

malı parasını daha sonra almak şartıyla vermek: 'Mütemadiyen veresiye veriyor ve müşteriler ay başında borç ödeyeceklerine Tevfik'e dert yanıyorlar.' -H. E. Adıvar.

82 görüntülenme

ayakaltına almak

hakir görmek, gözden çıkarmak: 'Bunlar kolay kolay ayakaltına alınamaz, değil mi?' -R. N. Güntekin.

82 görüntülenme

çamura yatmak

argo 1) borcunu ödememek; 2) sözünü yerine getirmemek.

82 görüntülenme

mühür basmak

mühürlemek.

82 görüntülenme

ayakaltında bırakmak

ezilmesine, yok olmasına göz yummak, korumamak.

82 görüntülenme

(bir şeyin olmasına) kıl (kadar) kalmak

çok az kalmak.

82 görüntülenme

(birini) cebinden çıkarmak

ondan çok üstün olmak.

82 görüntülenme

değer düşümüne uğramak

değersizleşmek: 'Artık tanıyamadığımız bu ışıksız kentte üç ay içinde korkunç bir değer düşümüne uğrayan hayatlarımızı düşünmüştük.' -T. Uyar.

82 görüntülenme

yüreği sıkılmak

içi sıkılmak.

82 görüntülenme

çan çan etmek (ötmek veya konuşmak)

yüksek sesle sürekli gevezelik etmek.

82 görüntülenme

ye kürküm ye!

gösterilen saygının kişiliğe değil, giyim kuşam düzgünlüğüne olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

hayra yormak

rüya veya olayı iyi bir durumun belirtisi saymak: 'Aslına bakılırsa aktör olmayı rüyasında görse hayra yormazdı.' -A. İlhan.

82 görüntülenme

mülakat vermek

belli bir konuda konuşmak, demeç vermek.

82 görüntülenme

değer biçmek

bir şeyin değerini belirtmek, bir şeye değer koymak.

82 görüntülenme

üyeliği düşmek

üye olma niteliğini kaybetmek: 'Meclis çalışmalarına özürsüz olarak bir ay içinde toplam beş birleşim günü katılmayanların üyeliğinin düşmesine karar verilir.' -Anayasa.

82 görüntülenme

dörtnala kalkmak

dörtnal koşmak: 'Atlar bazen dörtnala kalkıyor, bazen tırısa geçiyordu.' -R. Enis.

82 görüntülenme