En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

gem almamak

söz dinlememek.

109 görüntülenme

(bir şeye) Fatiha okumak

o şeyden umudunu kesmek.

109 görüntülenme

imdadına yetişmek (erişmek)

yardım etmek: 'Hakkı Bey karısının imdadına erişti. Selma Hanım'ın müşkül bir vaziyette kaldığını hissederek söze karıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

109 görüntülenme

savuşup gitmek

ilgi çekmeden gizlice, aceleyle ayrılmak: 'Yemek kotaracağım diye savuşup gitti.' -H. R. Gürpınar.

109 görüntülenme

el dokunulmamak

daha önce kullanılmamak, el değmemiş olmak: 'El dokunulmamışından canı yandığından artık az kullanılmışına fit oldu.' -H. Taner.

109 görüntülenme

hoşa gitmek

beğenilmek, bir kişiden veya bir şeyden hoşlanmak.

109 görüntülenme

küpe dönmek

çok şişmanlamak: 'O zamandan beri küpe dönmüş. Hâlbuki o zamanlar ne ince bir kızdı.' -H. Taner.

109 görüntülenme

(bir şeye) hasret bırakmak

gerektiği anda bir şeyin yokluğunu hissettirmek: 'Kış günü, çoluğu çocuğu battaniyeye hasret bırakıp hepsini topladım, balkonda yattım.' -M. İzgü.

108 görüntülenme

gemiyi yatırmak

den. altını temizlemek amacıyla küçük gemileri yan döndürmek.

108 görüntülenme

borçlu çıkmak

görülen hesapta vereceği kalmak: 'Para muamelelerinden borçlu çıkmıştı.' -Y. K. Beyatlı.

108 görüntülenme

cenazeyi kaldırmak

1) ölüyü gömmek üzere götürmek; 2) ölüyü gömmek; 3) mec. ortada kalan bir işi bitirmek.

108 görüntülenme

zevahiri kurtarmak

görünüşü kurtarmak: 'Öyle yapmakla beraber zevahiri kurtarıyor, konuşuyor, gülüşüyordum.' -R. H. Karay.

108 görüntülenme

geniş karşılamak

hoşgörü ile değerlendirmek: 'Bu vahim skandalı, bu mahdut dışarlık çocuğu niçin bu kadar geniş karşılıyordu?' -R. N. Güntekin.

108 görüntülenme

inadı tutmak

çok direnmek.

108 görüntülenme

koza çekmek

kozayı temizleyip ayıklamak: 'Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı.' -Y. Kemal.

108 görüntülenme

sayım suyum yok

1) çocuk oyunlarında 'kısa bir süre için oyun dışıyım' anlamında kullanılan bir söz; 2) çocuklar arasında bir işte şakaya yer verilmeyeceğini anlatan bir söz: 'Alır mıydım? Sevinir miydim? Yoksa mızıkçılık eder, -Olmaz, sayım suyum yok... Siz birlik olup bana oyun ettiniz -mi derdim.' -H. Taner.

108 görüntülenme

yangını körüklemek

gerginliği, anlaşmazlığı artırmak.

108 görüntülenme

bıçak suyu kesiyor

'çok körleşmiş' anlamında kullanılan bir söz.

108 görüntülenme

paçayı kurtarmak (sıyırmak)

kendini bir dertten, tehlikeden veya zor durumdan kurtarmak: 'Varımızı yoğumuzu teknenin oturmamış tarafına aktararak paçayı kurtardık.' -B. R. Eyuboğlu. 'Bu kadar çapraşık işlerin üstesinden gelip paçayı sıyırdığından haklı olarak gurur duyuyordu.' -K. Korcan.

108 görüntülenme

suspus etmek

susturmak: 'Kamburunu gittikçe daha çıkararak tartışmacıları suspus eder.' -S. Birsel.

108 görüntülenme

ateşi çıkmak (yükselmek)

hasta vücut ısısı olağandan çok artmak.

108 görüntülenme

kendini kapının dışında bulmak

kovulmak, işten atılmak, bir yerden istenmeden uzaklaştırılmak: 'Bir gazeteci gelsin de bizden bir haber alsın. Haberi veren ertesi günü kendini kapının dışında bulurdu.' -M. Ş. Esendal.

108 görüntülenme

paha biçmek

değerini tahmin etmek veya belirlemek: 'Alınıp satılan eşyalar gibi ona paha biçmek akılsızlık olurdu.' -S. Ayverdi.

108 görüntülenme

el kazanıyla aş kaynatmak

başkasının hazırladığı imkânları kendi hesabına kullanarak iş çevirmek.

108 görüntülenme

hatırına bir şey gelmesin

bir düşüncede, sözde veya davranışta kötü bir amaç güdülmediğini anlatan bir söz.

108 görüntülenme

sürüm sürüm sürünmek

yoksul ve perişan bir biçimde yaşamak.

108 görüntülenme

cereyanda kalmak

1) kapalı bir yerde, karşılıklı açık pencere veya kapı arasında meydana gelen hava akıntısında kalmak; 2) buna bağlı olarak üşütmek.

108 görüntülenme

kökünü kazımak

bir daha üreyemez duruma getirmek, hiçbir kalıntısını bırakmamak, yok etmek: 'Bizimkilerin de amacı aynı / Doğan güneşle birlikte kökünüzü kazıyıp / Yeryüzünde bırakmamak izinizi' -T. Oflazoğlu.

108 görüntülenme

infiale kapılmak

kızgınlık, öfke duymak.

108 görüntülenme

söz konusu olmak

üzerinde konuşulmak, bahis konusu olmak, bahis mevzusu olmak.

108 görüntülenme