En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

atılı bulunmak

ertelenmiş olmak.

108 görüntülenme

mıncığı çıkmak

ezilerek içi dışına çıkmak.

108 görüntülenme

kafa sallamak

1) ikaz etmek için başını iki yana veya öne arkaya hafifçe eğmek; 2) baş sallamak; 3) doğru veya yanlış her şeye evet demek.

108 görüntülenme

tabiri (tabir) caizse

1) 'sözün özünü söylemek gerekirse' anlamında kullanılan bir söz: 'Tabiri caizse medyatik olanların adlarını duymuşlar elbette.' -N. Meriç. 2) 'diğer bir deyişle, şöyle söylemek uygunsa' anlamında kullanılan bir söz: 'Tabir caizse, yalanın böylesi vicdani bir suç değildir.' -N. Hikmet.

108 görüntülenme

ne denir (dersin)

bir konuda söyleyecek söz kalmadığını anlatan bir söz.

108 görüntülenme

söz sözü açmak

bir konudan konuşurken hemen arkasından türlü konulara geçmek: 'Söz sözü açarak bizim oraları konuşmaya başlıyor ve âdeta gurbette bulunduğumuzu unutuyoruz.' -R. N. Güntekin.

108 görüntülenme

derdini çekmek

üzüntüsüne katlanmak.

108 görüntülenme

sütten kesmek

emzirmeye son vermek: 'Fadime'yi aldım götürdüm, kaynanamın odasına bıraktım, sütten kesmiştim.' -H. E. Adıvar.

108 görüntülenme

abuk sabuk konuşmak

ne söylediğini bilmeden, düşüncesiz, tutarsız konuşmak.

108 görüntülenme

lastik gibi

1) çevik: 'Neme lazım lastik gibi kaleci.' -H. Taner. 2) az pişmiş, sert (et).

108 görüntülenme

boşa almak

1) askıya almak; 2) motorlu araçlarda vites kolunu vitesten kurtarmak, rölantiye almak.

108 görüntülenme

sefer tası gibi

her katında birer odası olan (yüksek ev).

108 görüntülenme

geziye çıkmak

uzak yerleri dolaşmak.

108 görüntülenme

palyaço gibi

gülünç olacak derecede acayip kılıklı.

108 görüntülenme

taç giymek

1) tahta çıkmak; 2) kral veya kraliçe seçilmek.

108 görüntülenme

elde (elinde) olmamak

iradesi dışında gerçekleşmek: 'Elinde olmadan başını kaldırdı ve göz göze gelince de konuşmak zorunda kaldı.' -T. Buğra.

108 görüntülenme

fariğ olmak

vazgeçmek, çekilmek, el çekmek.

108 görüntülenme

kafakola almak

1) sp. güreşte kafa ve kolu birlikte kavrayarak rakibi çevirmek; 2) mec. etkisi altına alıp kandırmak.

108 görüntülenme

boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz

içinden çıkılamayan güç bir durum karşısında kalındığında söylenen bir söz.

108 görüntülenme

segman atmak

aşınan segmanı değiştirmek.

108 görüntülenme

(birinin) hatırı için

bir kimsenin, gönlü hoş olsun diye: 'Ama bunca eziyete sırf oğlunun hatırı için katlandığına emin değildi artık.' -A. Kulin.

108 görüntülenme

sözü açılmak

bir şey veya bir konu üzerinde konuşulmaya başlanmak.

108 görüntülenme

yom tutmak

uğurlu saymak.

108 görüntülenme

diskur geçmek (çekmek)

argo nutuk verir gibi konuşmak: 'Adayın etnoloji kürsüsüne layık olmadığına dair bir diskur geçer.' -H. Taner.

108 görüntülenme

baş başa vermek

1) iki veya daha çok kimse bir kenara çekilip konuşmak: 'Nahiye müdürü, mebus ve belediye reisi ile baş başa vererek bir şeyler konuşuyor.' -R. N. Güntekin. 2) dayanışmak: 'Neydi onunla böyle sıkı fıkı baş başa vermen, gizli planlar kuracak tenha köşelere çekilmen?' -N. F. Kısakürek.

108 görüntülenme

dama demek

1) gücü kalmayarak bir işi daha ileri götüremeyecek duruma gelmek: 'Konya'ya döndüğüm vakit benim motor, dama Erol Efendi, dedi. Kıtipiyoz bir tamirhaneye verdim.' -A. Gündüz. 2) tükenmek: 'Konyak şişesi dama dedi.' -H. R. Gürpınar.

108 görüntülenme

fark gözetmek

ayrı tutmak: 'Siz erkekler ekseriya nikâhlı kadınla nikâhsız kadınlarınız arasında bir fark gözetirsiniz.' -H. C. Yalçın.

108 görüntülenme

(birine) kılçık atmak

bir kimsenin işini karıştırmak, bozmak.

108 görüntülenme

kuyu gibi

1) çok derin (yer); 2) basık ve karanlık (yer).

108 görüntülenme

şüphe etmek

kuşkulanmak: 'Bu sözünde samimi olduğuna hiç şüphe etmem.' -F. R. Atay.

108 görüntülenme