En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(...-mesi) an meselesi

olması her an mümkün, sürekli gerçekleşebilecek durumda: Dayımların gelmesi an meselesi.

82 görüntülenme

beş paralık olmak

zor durumda kalmak, dile düşmek, rezil olmak: Yaptığı bu hatadan dolayı onuru beş paralık oldu.

82 görüntülenme

puan tutturmak

1) gereken sayıda puan kazanmak; 2) sınavlarda istenen yere girebilmek için gerekli puanı elde etmek.

82 görüntülenme

(birinin, bir şeyin) tiryakisi olmak

bir şeye veya birine çok düşkün olmak: 'Artık birbirimizin tiryakisi olmuştuk.' -Y. Z. Ortaç. 'Açık söyleyeyim, ben parasızlığın tiryakisi bile oldum.' -P. Safa.

82 görüntülenme

eğreti almak

ödünç almak.

82 görüntülenme

gazel tutturmak

yüksek sesle şarkı veya türkü söylemek: 'Sonra makinelerin gemiyi sarsan temposuna uyarak yanık bir gazel tuttururdu.' -H. Taner.

82 görüntülenme

hile hurda bilmemek

aldatma yollarını bilmemek.

82 görüntülenme

soluk almak

1) havayı ciğerlere çekmek, nefes almak: 'Caddeye çıkınca derin soluk alıyorduk.' -A. Kutlu. 2) dinlenmek: 'Hem biraz soluk alırım hem de adamcağızın gönlünü almış olurum.' -S. M. Alus.

82 görüntülenme

mesleğinin eri (erbabı) olmak

işinin uzmanı veya ustası olmak: 'Mesleğimin eri olduğumu takdir edersiniz.' -R. N. Güntekin.

82 görüntülenme

pul tutmak

argo para kazanmaya başlamak.

82 görüntülenme

(birinden veya bir şeyden) pay biçmek

durumu bir kişi veya bir şeyin durumu ile karşılaştırıp yargıya varmak.

82 görüntülenme

yok olmak

1) ortadan kalkmak, kaybolmak; 2) mec. varlığı sona ermek: 'Bir umuttur yok olmaya karşı az çok hazırlıklı olmak.' -B. Necatigil.

82 görüntülenme

(birinin) borusunu çalmak

çıkar sağladığı kimsenin davasını gütmek.

82 görüntülenme

eyer boşaltmak

1) cirit oyununda hedef olmaktan kurtulmak için eyer üzerinde sağa sola eğilmek; 2) saldırıları boşa çıkaracak önlemler almak.

82 görüntülenme

kanını kaynatmak

heyecanlandırmak, coşturmak: 'Görenin kanını kaynatan bir tadı vardı duruşunun, bakışının.' -Y. Kemal.

82 görüntülenme

kontra gitmek

birine zıt gitmek.

82 görüntülenme

balon yapmak

bisiklet, araba vb.nde lastiğin yüzeyinde şişlik oluşmak.

82 görüntülenme

(birinin) burnundan ayrılmamak

yanından gitmemek, uzaklaşmamak: 'Demesin ki gece gündüz kızın burnundan ayrılmıyor.' -M. Ş. Esendal.

82 görüntülenme

diline dolamak (takmak)

1) aynı şeyi durmadan ve her yerde tekrarlamak: 'Bu aydınlardan bazılarının son zamanlarda dillerine doladıkları bir hikmet var.' -O. V. Kanık. 2) bir kimseyi her yerde kötülemek.

82 görüntülenme

(birinin) derdini deşmek (depreştirmek)

derdini hatırlatıp yeniden üzülmesine yol açmak.

82 görüntülenme

ağzını aramak (yoklamak)

konuşturarak düşüncesini öğrenmeye çalışmak: 'Ağzımı aradı, rahat mıydım, burada okuyacağımı aklım kesmiş miydi?' -A. Kutlu.

82 görüntülenme

hart hurt etmek

korkutmak amacıyla sert ve yüksek sesle konuşmak: 'O bile, sağa sola hart hurt etmeye başlamış.' -K. Korcan.

82 görüntülenme

kontrol altında olmak

denetlenmek.

82 görüntülenme

balta vurmak

balta ile kesmek, parçalamak: 'Sakın kesme, yaş ağaca balta vuran el onmaz.' -M. E. Yurdakul.

82 görüntülenme

çürük tahtaya basmak

tedbirsizlik edip sonu tehlikeli olabilecek bir işe girişmek.

82 görüntülenme

kontrol altında tutmak

denetlemek: 'Amcam öfkesini kontrol altında tutmaya çalışarak derin bir soluk alıyor.' -A. Ümit.

82 görüntülenme

telleyip pullamak

1) birçok süsle süslemek; 2) mec. değerinden çok övmek.

82 görüntülenme

kendi göbeğini kendi kesmek

gereksinim duyduğu yardım, başkalarınca esirgendiğinde işini kendi görmek.

82 görüntülenme

öyle (yağma) yok!

'öyle bir şey olmaz, öyle bir şey yapılmamalı' anlamında kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

(birinin) ciğerini okumak

onun aklından geçenleri, gizli düşüncelerini bilmek: 'Mademki ... her baktığı insanın ciğerini dahi okuyordu, nasıl olup da etrafını saran mideci dalkavukların ikiyüzlülüğünü anlayamıyordu?' -H. Taner.

82 görüntülenme