En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ağızda dağılmak

genellikle hamur işi, iyi pişmiş ve lezzetli olmak.

107 görüntülenme

(bir yeri) komşu kapısı yapmak

sık gidilen yer hâline getirmek.

107 görüntülenme

(birinin) yüzünü kızartmak

bir kimsenin utanmasına sebep olmak, birini utanacak duruma düşürmek.

107 görüntülenme

(bir olayın) arası soğumak

aradan zaman geçerek önemini yitirmek.

107 görüntülenme

(biriyle) alıp verememek

anlaşamamak, çekememek, geçinememek: Onunla alıp veremediğiniz nedir, ne alıp veremiyorsunuz?

107 görüntülenme

ağza alınmaz (alınmayacak)

söylenmesi ayıp, çirkin (söz, küfür): 'Bu ağza alınmaz söz üzerine karşıdakiler birden alevlendiler.' -O. C. Kaygılı.

107 görüntülenme

(biriyle) arası olmamak

geçinememek.

107 görüntülenme

(birinin) ağzından lokmasını almak

birinin hakkı olan şeyi ondan almak.

107 görüntülenme

(birinin) ağzını bağlamak

bir kimseyi herhangi bir sebeple söz söyleyemez duruma getirmek, susmak zorunda bırakmak: 'Ortağım burada kocama basmış büyüyü, basmış büyüyü. Dilini, ağzını bağlamış adamcağızın.' -R. N. Güntekin.

107 görüntülenme

(birinin) ağzının içine bakmak

1) ne söyleyeceğini beklemek; 2) onun sözüne göre davranmak.

107 görüntülenme

ağzı kilitlenmek

konuşamaz duruma gelmek: 'Fakat yalnız kaldıkları vakit ağzı kilitlendi ve tek gözü de Gülizar'ı görmez oldu.' -N. Hikmet.

107 görüntülenme

(bir şey, bir) vadiye dökülmek

sohbet belirli bir konuya kaymak: 'Musahabe bu vadiye dökülünce tekrar karışmak ihtiyacını duydum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

107 görüntülenme

(bir şey birinin) aklını çalmak

ilgisini aşırı derecede çekmek.

107 görüntülenme

(biri, birine) deli divane olmak

aşırı derecede ilgi göstermek.

107 görüntülenme

ne hesaba gelmek ne de kantara

elle tutulur olmamak, tutarlı ve sağlam görünmemek: Anlattıkların ne hesaba gelir ne de kantara.

107 görüntülenme

yerli yerine oturmak

uygun düşmek: 'Her şey denk düşüyor, müthiş bir düzenle yerli yerine oturuyordu.' -A. Kulin.

107 görüntülenme

kan (kanı) başına çıkmak (sıçramak veya toplanmak)

öfkelenmek: 'Kan başına çıkarmış zavallının ve hep bağırmak, bağırmak istermiş.' -P. Safa.

107 görüntülenme

(bir şey) buradayım diye bağırmak

göze çarpacak bir yerde bulunmak.

107 görüntülenme

ibiş gibi

yüz ve davranışları gülünç olan (kimse).

107 görüntülenme

gece gündüz dememek

1) vaktin uygun olup olmadığına bakmamak, vakit seçmemek; 2) bir işi sürekli olarak, ara vermeksizin yapmak: 'Gece gündüz demez ha bire okurlardı. Sonra başlarlardı yazmaya.' -A. Ümit.

107 görüntülenme

(bir şey) eli altında olmak

buyruğunda olmak, istediği anda o şeyden yararlanabilmek.

107 görüntülenme

(biri veya bir şey) ortadan kaybolmak

1) saklanılmak, bulunmaz olmak; 2) nereye gittiği bilinmemek, kimseye sezdirmeden gitmek: 'Nihayet hakikaten de bir gün söylediği gibi büsbütün ortadan kayboldu.' -A. H. Çelebi. 3) yok edilmek, kullanılmamak: 'Eski, büyük teşrifat kayıkları ortadan kalkmışsa da yine iki, üç çifte kayıklara rast gelinirdi.' -A. Ş. Hisar. 4) öldürülmek.

107 görüntülenme

salto atmak

rakibe salto oyunu uygulamak.

107 görüntülenme

göreyim seni

1) senden başarılı sonuçlar bekliyorum: Haydi göreyim seni, bu işi yapıver. 2) 'sen bunu yaparsan karşılığını da görürsün' anlamında kullanılan bir tehdit sözü.

107 görüntülenme

ağzına kira istemek

söylemesi beklenen şeyi söylemekte nazlı davranmak.

107 görüntülenme

Allah manda şifalığı versin

tkz. çok veya ağır yemek yiyenler için söylenen bir söz.

107 görüntülenme

benliği yoğurmak

kişiliği oluşturmak.

107 görüntülenme

gâvur inadı tutmak

iyiden iyiye inatlaşmaya başlamak.

107 görüntülenme

bahtı açık olmak

herhangi bir konuda şansı yaver gitmek, talih yüzüne gülmek: 'Zaten başak burcunda doğmuş ananın kızında evlenme bahtı açık olur.' -H. R. Gürpınar.

107 görüntülenme

umurumda değil

'beni hiç ilgilendirmiyor' anlamında söylenen bir söz.

107 görüntülenme