En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

tedahülde kalmak

ödenmeden birikmek.

82 görüntülenme

(birine) diş bilemek

kötülük yapmak için fırsat beklemek, hıncını gösterir bir durum almak: 'Temiz, aydınlık, hayran ve sinsi, alaycı, diş bileyici yüzler bir arada.' -N. F. Kısakürek.

82 görüntülenme

laf atmak

1) söyleşmek, konuşmak: 'Tabii Hayri Efendi'yle biraz laf atacak belki de biraz işten güçten bahsedecekti.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) uzaktan, dolayısıyla dokunacak söz söyleyip işittirmek: 'Yakınındaki erkeği kime benzetirse onun lisanından bir şarkı ile laf atıyor.' -F. R. Atay. 3) sözle sarkıntılık etmek: 'Seyircilerin alışılmış sululuklarından, laf atmalardan kaçındıklarını söyledi.' -T. Buğra.

82 görüntülenme

heyheyleri tutmak (üstünde olmak)

çok sinirlenmek.

82 görüntülenme

gözü dalmak

gözü bir noktaya dikili olarak dalgın dalgın bakmak.

82 görüntülenme

ağzına bir kemik atmak

birini küçük bir çıkarla susturmak.

82 görüntülenme

laf dinlemek

söz dinlemek.

82 görüntülenme

yaka ısırmak

şaşırarak 'Allah esirgesin' demek.

82 görüntülenme

(birine) içinden gülmek

sezdirmeden eğlenmek.

82 görüntülenme

iş değil

1) bir şeyin çok kolay olduğunu belirten bir söz; 2) kınama belirten bir söz: Bu senin yaptığın iş değil.

82 görüntülenme

ne kadar

1) nicelik bakımından miktar, ölçü, fiyat, zaman anlamlarıyla soru bildiren bir söz: 'İlçelerinde ne kadar dernek varsa hepsini harekete geçirdiler.' -A. Kulin. 2) çok, oldukça: 'Bizim arkadaşın ne kadar bahtlı büyük anası varmış.' -M. Ş. Esendal. 3) ne ölçüde.

82 görüntülenme

Allah (Allah'ı) var

'doğrusunu söylemek gerekirse' anlamında kullanılan bir söz: Allah var, böyle bir işi o yapmaz.

82 görüntülenme

Allah bana, ben de sana

'şimdi sana borcumu ödeyecek param yok, kazanırsam öderim' anlamında kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

hükûmet gibi

güçlü, her dediğini yaptıran.

82 görüntülenme

çizmeden yukarı çıkmak

bilmediği, aklının ermediği, yetkisi dışındaki bir işe karışmak: 'Daha çoğunu istemeye kalkarsa iş değişir o zaman; buna çizmeden yukarı çıkmak denir, herkes haddini bilmeli.' -M. C. Anday.

82 görüntülenme

gardını almak

1) savunma durumuna geçmek; 2) mec. önceden önlemini almak.

82 görüntülenme

hınç (hıncını) almak

öç (öcünü) almak: 'Fakat bu kadarcık bir mukabeleyle bütün hıncını almış değildi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

82 görüntülenme

çizmeyi aşmak

bilmediği, aklının ermediği, yetkisi dışındaki bir işe karışmak: 'Politika üstüne fikir yürütmek, çizmeyi aşmaktı.' -E. Atasü.

82 görüntülenme

dikkatini çekmek

uyarmak.

82 görüntülenme

salto atmak

rakibe salto oyunu uygulamak.

82 görüntülenme

benden paso

'benim yapabileceğim ancak bu kadar' anlamında kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

saman alevi gibi

birden parlayıp arkasından hemen yatışan.

82 görüntülenme

ağzına kira istemek

söylemesi beklenen şeyi söylemekte nazlı davranmak.

82 görüntülenme

benliği yoğurmak

kişiliği oluşturmak.

82 görüntülenme

iki ucu boklu değnek

kaba ne yönden bakılırsa bakılsın çözülmesi çok güç iş veya durum.

82 görüntülenme

bahsi tazelemek

konuşmayı aynı konu üzerine getirmek: 'İkide bir, bahsi tazeleyip bir yandan da etrafı araştırıyordu.' -E. E. Talu.

82 görüntülenme

çocuk dünyaya getirmek

çocuk doğurmak.

82 görüntülenme

umudunu kırmak

umut kesmesine yol açmak: 'Onun bu sözleri de umutlarımı biraz daha kırdı ama susmak istemedim.' -A. İlhan.

82 görüntülenme

yıl on iki ay

sürekli olarak, sürekli bir biçimde.

82 görüntülenme

göz (gözler) önüne sermek

açıklamak, sergilemek, göstermek, tanıtmak: Adı duyulmamış, şiiri bilinmeyen gençleri tutar, gözler önüne sererdi.

82 görüntülenme