En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

hokka gibi

ufak ve düzgün (ağız, burun).

107 görüntülenme

(birinin) gözlerine mil çekmek

birinin gözlerini kızgın mille kör etmek.

107 görüntülenme

(bir şeye, bir kimseye) yazık olmak

boş yere zarar verilmek: Masrafa yazık oldu. Adama yazık oldu.

107 görüntülenme

sorma! (sormayın!, sorma gitsin!)

çokluk, aşırılık ve kötü bir durum anlatan bir söz: Öyle bir sıcak ki sorma gitsin! Sorma başımıza gelenleri! O işi sorma, sarpa sardı!

107 görüntülenme

(birinin) gözü önünde

yanında, yakınında: 'Çocukluğundan beri onun bir siniri de aydınlıkta başkasının gözü önünde uyumaktı.' -R. N. Güntekin.

107 görüntülenme

alt yanı çıkmaz sokak

sonu gelmeyen, sonuç alınamayan işler için söylenen bir söz.

107 görüntülenme

(birinin) izinden yürümek

birine içten bağlanarak onun başladığı işi aynı anlayışla sürdürmek.

107 görüntülenme

(birinin) dizlerine kapanmak

çok yalvarmak.

107 görüntülenme

yanağına kan gelmek

yüzü daha canlı ve renkli olmak, iyi beslenmekten dolayı gürbüz görünmek.

107 görüntülenme

(birine) dil çıkarmak

alay etmek, eğlenmek.

107 görüntülenme

sayıp dökmek

ne var ne yok, hepsini söylemek: 'Böyle misaller sayıp dökmek gerekse satırlar değil, sütunlar dolar.' -R. E. Ünaydın.

106 görüntülenme

cepten harcamak

bir başkasının söylemediği bir sözü söylemiş gibi aktarmak.

106 görüntülenme

secdeye varmak (kapanmak)

secde etmek.

106 görüntülenme

tabanları kaldırmak

koşarak kaçmak: 'Ziver sanki canı çok yanmışçasına -Vay anam- diye bir çığlık kopardı ve tabanları kaldırıp kaçıyor gibi yaptı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

106 görüntülenme

kendini satmak

1) kendisinde olmayan iyi nitelikleri varmış gibi göstermek; 2) para karşılığı erkeklerle birlikte olmak.

106 görüntülenme

kaplumbağa gibi

soğukkanlı ve yavaş hareket eden (kimse).

106 görüntülenme

kafa yok!

'akıl, düşünce yok' anlamında kullanılan bir söz.

106 görüntülenme

söze yatmak

söz dinlemek.

106 görüntülenme

sekteye uğratmak

kesmek, kesintiye uğratmak: 'Sorular sorar ve dersimi sekteye uğratırdı.' -H. F. Ozansoy.

106 görüntülenme

acısını görmek

bir yakınının ölümünü görmek.

106 görüntülenme

zil takıp oynamak

çok sevindiğini belli etmek: 'Birini buldu, ne güzel oldu diye zil takıp oynayacak mıydım?' -A. Ümit.

106 görüntülenme

(birinin) ipiyle kuyuya inilmez

'kendisine güvenilmez' anlamında kullanılan bir söz: 'O tüysüz keratanın ipiyle kuyuya inilmez.' -A. İlhan.

106 görüntülenme

teşebbüsü ele almak

öne atılıp bir işi yönetmeye başlamak.

106 görüntülenme

akıl hocalığı taslamak

bir işte doğruyu, iyi olanı gösterdiğini sanmak: 'Burada akıl hocalığı taslıyorum ama ben böyle akılsızlıkları çok yapıp birkaç kere sorunla karşılaştım.' -R. Erduran.

106 görüntülenme

anahtar vermek

tiy. tuluat tiyatrosunda komiğe nükte yapma kolaylığı vermek.

106 görüntülenme

replik almak

oyuncunun karşısındakinden kendi yapacağı espriye hazırlık mahiyetinde bir söz veya cümle almak: 'Spritüel dostum Pişekâr'ından dişi bir replik almış bir Kavuklu kadar sevinçli, gülümsedi.' -H. Taner.

106 görüntülenme

(birine) pervane olmak

birinin yanında onun hizmetine hazır olduğunu gerekli gereksiz göstermek.

106 görüntülenme

işine gelmek

çıkarına, amacına, düşüncesine uygun olmak: 'Yattığı yerden işine gelen kararları onaylar, hoşlanmadıklarını bozarmış.' -T. Halman.

106 görüntülenme

(birinin) kanını yerde koymak

birini öldüreni ölümle cezalandırmamak: 'Oğlum Halil'in kanını yerde koyarsanız bu dünyada da öteki dünyada da ak sütüm size haram olsun.' -Y. Kemal.

106 görüntülenme

açıklık kazanmak

bir konu aydınlanmak, anlaşılır duruma gelmek.

106 görüntülenme