En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

haybeye kürek çekmek

boşu boşuna uğraşmak.

81 görüntülenme

kulak tutmak

dinlemek, işitmek istemek.

81 görüntülenme

tamam gelmek

bir şeye uygun düşmek.

81 görüntülenme

tongaya basmak (düşmek)

kendisini kötü bir duruma düşürmek için hazırlanan bir düzene uğramak, tuzağa düşmek: 'Fakat insan salim kafayla bir dakika düşündü mü tongaya bastığını anlar.' -R. N. Güntekin.

81 görüntülenme

gözünün önünden geçmek

hatırlamak: 'Selma Hanım'ın salonlarında gördüğü tipler birer birer gözünün önünden geçti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

81 görüntülenme

haber almak

kendisine bildirilmek, öğrenmek, bilgi edinmek: 'Sizden haber almayalı bir seneden fazla oldu.' -P. Safa.

81 görüntülenme

istim üstünde olmak

1) buharla işleyen araçlar kalkmaya hazır duruma gelmek: 'Gemi istim üstünde, kalkması yakın. Demir almak için süvari bekleniyordu.' -Z. Selimoğlu. 2) mec. hemen gidecek durumda bulunmak.

81 görüntülenme

sıçan deliği aramak

saklanacak bir yer aramak: 'Askere gitmemek için sıçan deliği arıyordu değil mi?' -O. Kemal.

81 görüntülenme

ferih fahur yaşamak

bağımsız, bağlantısız bir biçimde yaşamak: 'Nesir kendini nazımdan ayırarak gazetelerde, kitaplarda, kürsülerde, mikrofonlarda ferih fahur yaşıyor.' -O. V. Kanık.

81 görüntülenme

sıçan deliğine paha biçilmez olmak

'güç bir durumda sığınacak bir yer bulmakta güçlük çekmek' anlamında kullanılan bir söz.

81 görüntülenme

(bir şeyin) kefaretini ödemek

cezasını çekmek: 'O, kendisine düşen zulüm payının kefaretini ödedi.' -N. F. Kısakürek.

81 görüntülenme

çam sakızı gibi

tedirgin edecek kadar bir insanın peşinden ayrılmayan.

81 görüntülenme

kulakları patlatmak

Gürültüyle rahatsız etmek: 'Kulakları patlatan bir ses bütün ormanı, bütün kuşları, bütün dünyayı susturdu.' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme

defibela kabîlinden

bir belayı savarcasına.

81 görüntülenme

hayır dememek

bir şeyi geri çevirmemek.

81 görüntülenme

gönül (gönlünü) almak

1) sevindirmek; 2) kırılan bir kimseyi güzel bir davranışla hoşnut etmek: 'Bu oğlanı amcama itmek doğru değil, bir ara gönlünü almalı.' -A. Ümit.

81 görüntülenme

iş almak

yapılması kesinleşen bir işi üstlenmek, taahhüt altına girmek: 'İş alacağım diye, kafasını ve meslek görüşünü de satmamış bir kişilik.' -A. Boysan.

81 görüntülenme

on parmağında on hüner (marifet) olmak

elinden her iş gelmek, çok becerikli olmak.

81 görüntülenme

bıyığını silmek

bir işi olmuş bitmiş sayarak onunla uğraşmaktan vazgeçmek.

81 görüntülenme

hayır işlemek

dine ve insanlığa uygun, iyi bir davranışta bulunmak.

81 görüntülenme

yüreği parlamak

coşmak, heyecanlanmak: 'Bir sözden, bir asker geçişinden, bir düşünceden yüreği parlar, gönlü ateş alır adam olmalı.' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme

çocuk gibi sevinmek

çok sevinmek: 'Güzel sözler duyduğunda çocuk gibi sevinir.' -A. Kabaklı.

81 görüntülenme

içinden bir şeyler kopmak

içi ezilmek: 'İdris Bey atına binip köyden ayrılırken içlerinden bir şeyler koptu.' -Y. Kemal.

81 görüntülenme

tanıdık çıkmak

1) önceden birbirlerini tanımış olmak, tanış olmak; 2) bir şeyi daha önceden öğrenmiş, duymuş olmak: 'Sırrı Bey, bu iki ada hemen tanıdık çıktı ve artık oturduğu koltukta büsbütün uzanarak, bekliyoruz paşam, dedi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

81 görüntülenme

hayızdan nifastan kesilmek

1) menopoza girmek; 2) verimsiz olmak.

81 görüntülenme

iş çatallanmak

bir işte güçlükle karşılaşmak.

81 görüntülenme

dizginleri gevşetmek

birinin üzerindeki baskıyı azaltmak.

81 görüntülenme

parti vermek

bir şeyi kutlamak veya eğlenmek için birçok kimseyi bir araya toplamak: 'Unuttun mu, geçen sonbahar orada bir parti vermiştiniz, ben de vardım.' -N. Eray.

81 görüntülenme

sıkı basmak

güçlü davranmak, direnmek.

81 görüntülenme

dizini (dizlerini) dövmek

pişmanlık duymak: 'Ne ettik de kaderimizi İngilizlerle Fransızların kaderine bağladık diye dizlerini döven ... amatör diplomatlar.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

81 görüntülenme