En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

secdeye varmak (kapanmak)

secde etmek.

106 görüntülenme

tabanları kaldırmak

koşarak kaçmak: 'Ziver sanki canı çok yanmışçasına -Vay anam- diye bir çığlık kopardı ve tabanları kaldırıp kaçıyor gibi yaptı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

106 görüntülenme

kendini satmak

1) kendisinde olmayan iyi nitelikleri varmış gibi göstermek; 2) para karşılığı erkeklerle birlikte olmak.

106 görüntülenme

kaplumbağa gibi

soğukkanlı ve yavaş hareket eden (kimse).

106 görüntülenme

kafa yok!

'akıl, düşünce yok' anlamında kullanılan bir söz.

106 görüntülenme

söze yatmak

söz dinlemek.

106 görüntülenme

sekteye uğratmak

kesmek, kesintiye uğratmak: 'Sorular sorar ve dersimi sekteye uğratırdı.' -H. F. Ozansoy.

106 görüntülenme

acısını görmek

bir yakınının ölümünü görmek.

106 görüntülenme

(birinin) ipiyle kuyuya inilmez

'kendisine güvenilmez' anlamında kullanılan bir söz: 'O tüysüz keratanın ipiyle kuyuya inilmez.' -A. İlhan.

106 görüntülenme

akıl hocalığı taslamak

bir işte doğruyu, iyi olanı gösterdiğini sanmak: 'Burada akıl hocalığı taslıyorum ama ben böyle akılsızlıkları çok yapıp birkaç kere sorunla karşılaştım.' -R. Erduran.

106 görüntülenme

anahtar vermek

tiy. tuluat tiyatrosunda komiğe nükte yapma kolaylığı vermek.

106 görüntülenme

replik almak

oyuncunun karşısındakinden kendi yapacağı espriye hazırlık mahiyetinde bir söz veya cümle almak: 'Spritüel dostum Pişekâr'ından dişi bir replik almış bir Kavuklu kadar sevinçli, gülümsedi.' -H. Taner.

106 görüntülenme

ayağı düze basmak

güçlükleri yenerek ilerisinden korkmayacak bir duruma girmek.

106 görüntülenme

(birine) pervane olmak

birinin yanında onun hizmetine hazır olduğunu gerekli gereksiz göstermek.

106 görüntülenme

işine gelmek

çıkarına, amacına, düşüncesine uygun olmak: 'Yattığı yerden işine gelen kararları onaylar, hoşlanmadıklarını bozarmış.' -T. Halman.

106 görüntülenme

açıklık kazanmak

bir konu aydınlanmak, anlaşılır duruma gelmek.

106 görüntülenme

kafasına söz girmemek

1) çok aptal veya inatçı olmak; 2) önemsememek.

106 görüntülenme

akım derken bokum demek

kaba sözünü yerli yerince söyleyememek.

106 görüntülenme

takılıp kalmak

herhangi bir noktadan ayrılamamak: 'Duygularının bilmecesini filan çözmüş değildir. O duyguların abecesinde takılıp kalmıştır.' -S. İleri.

106 görüntülenme

açlıktan ölmek

dayanılmaz derecede acıkmak, çok acıkmak.

106 görüntülenme

başı çatlamak

başı çok ağrımak.

106 görüntülenme

mahkeme açmak

mahkemede dava açmak.

106 görüntülenme

(birinin) keyfinin kâhyası olmamak

birine alışkanlıklarına, davranışlarına, düzenine karışmaya hakkı olmamak: 'Eloğlunun keyfinin kâhyası değiliz.' -N. Hikmet.

106 görüntülenme

anlarsın ya!

açıklanmaması gereken bir olayı dolaylı yoldan anlatmak için kullanılan bir söz.

106 görüntülenme

aklı bir yerde olmak

bir iş yaparken başka bir şey düşünmek: 'Aklı hep evde, Gülsüm'deydi.' -Ö. Seyfettin.

106 görüntülenme

içi dayanmamak

acıklı bir durumu kaldıramamak.

106 görüntülenme

anlaşmazlık çıkmak

bir konuda uyuşmazlık söz konusu olmak: 'Miras dağılımında üvey annesiyle aralarında anlaşmazlık çıkmış.' -C. Külebi.

106 görüntülenme

(parayı) avucuna saymak

peşin olarak ödemek.

106 görüntülenme

yaşını başını almak

1) yaşı ilerlemiş olmak: 'Yarını ne olacak dünyamızın / Biz yaşımızı başımızı aldık / Allah çocuklarımıza acısın' -C. S. Tarancı. 2) deneyim kazanmış olmak.

106 görüntülenme

istek uyandırmak

istemesine, arzu duymasına yol açmak: 'İnsanda ille de saçını, yanağını okşamak isteğini uyandıran güzel kız çocuklarını andırırdı.' -N. Cumalı.

106 görüntülenme