En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

gökten zembille mi indi

1) 'Tanrı'nın özel olarak gönderdiği, saygınlık görmesini istediği bir kişi mi?' anlamında kullanılan bir söz; 2) 'uğraşmadan, didinmeden, kendiliğinden mi türedi?' anlamında kullanılan bir söz: 'Biz Anadolu'nun ortasına gökten zembille mi indik?' -O. S. Orhon.

80 görüntülenme

ağlama duvarına dönmek

herkesin şikâyetini, derdini dinler duruma gelmek.

80 görüntülenme

babalık fırın has işler

babasının parası ile geçinenlere sitem olarak kullanılan bir söz.

80 görüntülenme

devreye sokmak

işin içine girdirmek, karıştırmak.

80 görüntülenme

çırak vermek

çırak olarak çalışması için bir iş yerine göndermek: 'Bu çocuğu sekiz yaşındayken, araba boyacısına çırak vermişler.' -S. F. Abasıyanık.

80 görüntülenme

külahını havaya atmak

pek çok sevinmek.

80 görüntülenme

çırpı vurmak

boyaya batırılmış ipin gerilip çabucak çırpılmasıyla yüzeylere çizgi çekmek.

80 görüntülenme

arkasından teneke çalmak

tenekeye sopa vb. ile vurarak giden bir kişiye hakaret etmek.

80 görüntülenme

(birinin) ağzından kapmak

1) birinin bildiği şeyleri, ustalıklı konuşmalarla ona sezdirmeden öğrenmek: 'Bütün bu lafları harfi harfine Fatma Hanım'ın ağzından kapmış, bana kendi sözleri imiş gibi tekrar ediyor.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) birinin konuşmasını keserek kendisi söze başlamak.

80 görüntülenme

iti ite kırdırmak

kötülüğü kötülük aracılığıyla ortadan kaldırmak.

80 görüntülenme

ağza tat, boğaza feryat

'miktarı çok az olan yiyecek' anlamında kullanılan bir söz.

80 görüntülenme

kitaba el basmak

kutsal kitap üzerine elini koyarak ant içmek.

80 görüntülenme

sahura kalkmak

oruç tutan kimse gün doğmadan yemek yemek için yataktan kalkmak.

80 görüntülenme

şart koşmak

önceden bir şarta bağlamak: 'Sarfiyat hususunda bir şart koşmuyorlar.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

öfkesi başına sıçramak (çıkmak, vurmak)

çok öfkelenmek.

80 görüntülenme

yağ basmak

1) büyük bir kaba yağ yerleştirmek; 2) mec. çok yağlanmak, semirmek.

80 görüntülenme

koca bulmak

kız veya kadın kendisi ile evlenecek bir erkek bulmak: 'Üstelik kadının adı da çıktı, bir daha koca bulamadı.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

ucu ortası belli olmamak

iş neresinden başlanacağı kestirilemez durumda olmak.

80 görüntülenme

alıp başını gitmek

başını alıp gitmek.

80 görüntülenme

gadre uğramak

haksız davranışlarla karşı karşıya gelmek: 'Önce kendini gadre uğramış sanan Nahit rolünü öğrenince utandı.' -T. Buğra.

80 görüntülenme

iki kat olmak

iki büklüm olmak: 'Ali, birdenbire zayıflamak, birdenbire saçlarını ağarmış görmek, birdenbire belinde müthiş bir ağrı ile iki kat oluvermek, hemen yüz yaşına girmiş kadar ihtiyarlamak istiyordu.' -S. F. Abasıyanık.

80 görüntülenme

ne alıp veremiyor?

'isteği, dileği nedir, niçin musallat oluyor?' anlamında kullanılan bir söz.

80 görüntülenme

(biri biriyle) zıt gitmek

birine karşı sürekli ters davranmak, istediklerinin tersini yapmak: '... ahlakını az çok bilirim, onunla zıt gitmeye gelmez.' -A. Haşim.

80 görüntülenme

kamp yapmak

kampa girmek.

80 görüntülenme

ne arar (onda ... ne gezer)

onda yoktur: Onda para ne arar!

80 görüntülenme

(biriyle) merhabası olmak

esenleşecek kadar tanışıklığı, yakınlığı olmak.

80 görüntülenme

gurbet çekmek

doğup yaşadığı yerleri özlemek.

80 görüntülenme

öksüz kalmak

1) anası veya hem anası hem babası ölmüş olmak; 2) kimsesiz olmak: 'O güne kadar yalnızlığımı pek o kadar duymamıştım, birden öksüz kaldım.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

zaafa düşmek

zaafa kapılmak: 'Korktuğumuzu, zaafa düştüğümüzü hissederlerse, büsbütün üstümüze gelirler.' -A. Kulin.

80 görüntülenme

bağ bozmak

bağın üzümlerini toplamak.

80 görüntülenme