En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

zaafa düşmek

zaafa kapılmak: 'Korktuğumuzu, zaafa düştüğümüzü hissederlerse, büsbütün üstümüze gelirler.' -A. Kulin.

80 görüntülenme

bağ bozmak

bağın üzümlerini toplamak.

80 görüntülenme

bela okumak

birine ilenmek.

80 görüntülenme

dibini kurcalamak (karıştırmak)

araştırmak, sorup öğrenmek: 'Dibini kurcalıyorsun, ... birkaç merkez dışında Ege üreticisi çoğunluk küçük çiftçi, orta çiftçi!' -A. İlhan.

80 görüntülenme

iyi gözle bakmamak

hakkında iyi düşünmemek.

80 görüntülenme

şehadette bulunmak

tanıklık etmek.

80 görüntülenme

ucuza kapatmak

argo ucuza almak, fırsatı değerlendirmek: 'Hem arabayı ucuza kapattım hem sağlama bağladım.' -A. Gündüz.

80 görüntülenme

armut gibi

çok anlayışsız, bön.

80 görüntülenme

yağma Hasan'ın böreği

'hakkı olan veya olmayan herkesin yararlandığı kaynak' anlamında kullanılan bir söz.

80 görüntülenme

yerini almak

yerine geçmek: 'Öğretim ve öğrenim yerini de ister istemez politik tartışmalar almıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

80 görüntülenme

geriye yürümek

huk. öncesini kapsamak: 'İptal kararları geriye yürümez.' -Anayasa.

80 görüntülenme

çifti bozmak

çiftçilik yapmaktan vazgeçmek.

80 görüntülenme

polemiğe girmek (girişmek)

siyasi, bilimsel veya edebî konularda sert tartışmalar yapmak: 'Polemiğe girdiği genç kuşak yazarların soluksuzluğunu yoksulluk yılları ürünü olmalarına bağlamıştı.' -H. Taner. 'Delegasyonumuz aleyhine çalakalem bir polemiğe girişmiş bulunuyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

80 görüntülenme

ağzı oynamak

1) bir şeyler yemek; 2) konuşmak.

80 görüntülenme

birlik olmak

bir işi yapmak için anlaşmak: 'Bu ayıbı işleyenlerle birlik olmayı bir türlü kibrime yediremiyorum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

80 görüntülenme

han hamam sahibi (olmak)

malı mülkü çok, varlıklı kimse (olmak).

80 görüntülenme

laf anlatmak

sözünü dinletmek, karşıdakini ikna edinceye kadar konuşmak: 'Aralarından bir tanesi ille de laf anlatacağım diye çene patlatıp duruyormuş.' -Ç. Altan.

80 görüntülenme

heyecana getirmek

heyecanlandırmak, heyecanlanmasına sebep olmak: 'Nağmeler ve hanende sesleri, uslu ve evcimen halkı heyecana ve galeyana getiriyordu.' -A. Ş. Hisar.

80 görüntülenme

yerini yapmak

bir şey elde etmek amacıyla girişimde bulunmak.

80 görüntülenme

bismillah demek

bir işe uğurlu olması dileği ile başlamak.

80 görüntülenme

alkış toplamak

çok alkışlanmak.

80 görüntülenme

zahmete sokmak

birine yorgunluk vermek veya masraf ettirmek: 'Onu kâh susadım, kâh acıktım diye türlü türlü zahmetlere sokmuştum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

80 görüntülenme

etek açmak

kadın, cinsel arzusunu belirtmek.

80 görüntülenme

gam çekmek

tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek: 'Gam çekme güzel, nasılsa baharın sonu yazdır.' -F. N. Çamlıbel.

80 görüntülenme

arzu duymak

birine veya bir şeye karşı istek duymak.

80 görüntülenme

çirkefe taş atmak (çirkefi üzerine sıçratmak)

edepsiz bir kimsenin tepkisine yol açacak bir davranışta bulunmak: 'Çirkefe taş atma, hikmetini mırıldanarak kaçar gibi uzaklaştı.' -Ö. Seyfettin.

80 görüntülenme

yerlere kadar eğilmek

aşırı saygı göstermek.

80 görüntülenme

düşman başına

durumun kötü olduğunu göstermek için kullanılan bir söz: 'Hele ihtiyarlıkta yatağa düşmek, düşman başına.' -A. İlhan.

80 görüntülenme

ikindiden sonra dükkân açmak

bir işe başlamakta geç kalmak.

80 görüntülenme

kelepçe vurmak (takmak)

bileklere demir halka geçirmek.

80 görüntülenme