En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

hürriyeti seçmek

baskıdan kurtulmak ve özgür yaşamak için davranışta bulunmak.

105 görüntülenme

deve dişi gibi

1) iri görünüşlü; 2) sıradan olmayan, tanınmış, güçlü.

105 görüntülenme

(birinin) pastırmasını çıkarmak

tkz. bir kimseyi iyice dövmek, hırpalamak.

105 görüntülenme

(birini) hırs basmak

hırslı duruma gelmek.

105 görüntülenme

kaşının altında gözün var dememek

gözünün üstünde kaşın var dememek.

105 görüntülenme

içini yakmak

çok üzülmek: 'Fakat küçüklerin bahçede ağlamaları o kadar içimi yaktı ki kendi kendime hiç kocaya varmamaya yemin ettiğimi hatırlıyorum.' -H. E. Adıvar.

105 görüntülenme

arası geçmeden

vakit geçmeden, sıcağı sıcağına.

105 görüntülenme

aklının terazisi bozulmak

akıllıca olmayan davranışlarda bulunacak bir duruma düşmek.

105 görüntülenme

yürüyüş düzenlemek

bir olayı protesto etmek veya bir konuya dikkat çekmek amacıyla toplu yürüyüş tertip etmek: 'Toplantı ve gösteri yürüyüşünü düzenleme hakkını kullanmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanununda gösterilir.' -Anayasa.

105 görüntülenme

transit geçmek

1) bir yerden, dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek; 2) mal gümrüksüz geçmek; 3) argo sürücü, trafik kurallarına uymamak.

105 görüntülenme

büyük abdesti gelmek

dışkı yapma ihtiyacı duymak.

105 görüntülenme

(birinin) türküsünü çağırmak

bir kimsenin hoşuna gidecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak: 'Azizim, biz kimsenin arabasında kimsenin türküsünü çağırmayız, kendi havamızı mırıldanırız.' -S. F. Abasıyanık.

105 görüntülenme

el işi göz nuru

el emeği göz nuru.

105 görüntülenme

al (alın) ...

işte: 'Uykuysa, uyumak bir marifetse al uykuyu diyerek akşama kadar uyudum.' -T. Buğra.

105 görüntülenme

finale kalmak

şampiyonu belirleyecek son yarışmaya katılma hakkını kazanmak.

105 görüntülenme

arı gibi

1) çok çalışkan; 2) hızlı ve sürekli bir biçimde: 'Gürültü etmeden, iz bırakmadan, hadise çıkarmadan çalışıyorlar, arılar gibi.' -E. M. Karakurt.

105 görüntülenme

(bir işten) boş çıkmamak

bir işten az da olsa bir kazançla çıkmak.

105 görüntülenme

çenesini açmak

1) çok konuşmasına sebep olmak: 'Fakat bu inat, Emine'nin çenesini açmış; kızın ne kadar kusuru varsa babasından geldiğini söylerken Tevfik'e ağzını açmış, gözünü yummuştu.' -H. E. Adıvar. 2) çok konuşmak, gevezelik etmek.

105 görüntülenme

(birinin) üzerine atmak

üstüne atmak.

105 görüntülenme

ağır yara almak

1) kavgada veya savaşta önemli ölçüde zarar görmek; 2) bir olayda beklenmeyen sıkıntılı ve olumsuz bir duruma düşmek.

105 görüntülenme

gidiş o gidiş

konuşmaya konu olan kimsenin bir daha dönmediğini anlatan bir söz.

105 görüntülenme

çenesinin bağı çözülmek

gevezelik etmek, yerli yersiz, sürekli konuşmak: 'Çenesinin bağı çözülmüştü, cıvıldıyor, annesinden, babasından söz açıyordu.' -O. Kemal.

105 görüntülenme

can alıp can vermek

ölüm sıkıntısı ve acısı içinde bunalmak.

105 görüntülenme

bir kenara atılmak

unutulmak, terk edilmek, ilgi kesilmek.

105 görüntülenme

kayıplara karışmak

bulunduğu yerden ayrılıp gitmek, gittiği yeri bildirmemek, görünmez olmak: 'Şu yeşil bu mor derken bizim futbol sevgisi gene kayıplara karıştı.' -B. R. Eyuboğlu.

105 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) tepe tepe kullanmak

sağlamlığına güvenilen şeyleri yıpranacağını düşünmeden, esirgemeden, sakınmadan hoyratça kullanmak.

105 görüntülenme

yüzü sararmak

korku, üzüntü, coşku vb. sebeplerle yüzün rengi solmak: 'Gözleri büsbütün büyüdü, saçları dikildi, yüzü sarardı.' -N. Hikmet.

105 görüntülenme

az günün adamı olmamak

çok yaşamış, çok görmüş bulunmak.

105 görüntülenme

arka plana kaymak

1) gözden düşmek: 'Bu üslubu ve bakış açısı yüzünden arka plana kaymış.' -T. Buğra. 2) önemini yitirmek, değersizleşmek.

105 görüntülenme

ağız dil vermemek

konuşmamak, susmak.

105 görüntülenme