En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ev bark yıkmak

karı kocayı birbirinden ayırmak: 'Bir kızı vardı ki dünyanın bütün kusurları bir araya gelse onun kadar ev bark yıkamazdı.' -P. Safa.

103 görüntülenme

nefesi kesilmek (daralmak veya tutulmak)

1) güç soluk alacak duruma gelmek veya soluğu büsbütün durmak: 'Nefesi daralıyor, yüzü kızarıyor, böğrüne bir ağrı giriyor ve yol ona gittikçe uzuyordu.' -M. Ş. Esendal. 2) mec. bunalmak, sıkılmak: 'İki güzel filmin arkasından peş peşe on tane moloz film sıralanınca insanın nefesi kesiliyor.' -B. R. Eyuboğlu. 3) mec. hayran kalmak, etkilenmek.

103 görüntülenme

aşırı gitmek

ölçüyü kaçırmak, usandırmak.

103 görüntülenme

ağzından (söz, lakırtı) dirhemle çıkmak

çok az veya zorla konuşmak.

103 görüntülenme

boğuntuya getirmek

argo birini bunaltıp şaşırtmak yolu ile kendisinden, bir iş veya mal karşılığı olarak çok miktarda para çekmek.

103 görüntülenme

balta değmemiş (girmemiş, görmemiş)

içinden hiç ağaç kesilmemiş, sık ve gür (orman, koru).

103 görüntülenme

bohçasını koltuğuna vermek

kovmak, işine son vermek.

103 görüntülenme

dağ (dağlar) gibi (kadar)

1) çok büyük, çok iri, çok güçlü: 'Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden / Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin' -F. N. Çamlıbel. 2) pek çok: 'Önüne bırakılmış dosyalar dağ gibiydi.' -A. Kulin.

103 görüntülenme

alnından öpmek

beğenmek, takdir etmek.

103 görüntülenme

cascavlak (ortada) kalmak

bütün imkânları elinden alınmak: 'Bütün paran yok olur gider, cascavlak ortada kalırsın.' -H. Topuz.

103 görüntülenme

bana bak!

tkz. 'beni dinle' anlamında kullanılan bir seslenme ve gözdağı sözü: Bana bak, karışmam sonra!

103 görüntülenme

ağzını kapamak (kilitlemek)

susmak, bir şey söylemek istememek: 'Kendini tutamıyorsun, bari ağzını kapa, sus, küçülme.' -P. Safa.

103 görüntülenme

eksik gedik kapamak

ufak tefek gereksinimleri karşılamak.

103 görüntülenme

pürdikkat kesilmek

çok dikkat etmek: 'Bir tıkırtı, bir ayak sesi duyar mıyım diye kulaklarımı açıp pürdikkat kesildim.' -A. Ümit.

103 görüntülenme

bana mısın dememek

hiçbir şey etkili olmamak, hiçbir şeye aldırış etmemek: 'Kilidi çekiştiriyorum, bana mısın demiyor.' -A. Ümit.

103 görüntülenme

mevzuya girmek

asıl konuyu ele almak.

103 görüntülenme

(birinin) gözüne girmek

sevgi ve ilgisini kazanmak: 'Tevfik Bey'in gözüne girdiğini de etraflıca anlattı.' -T. Buğra.

103 görüntülenme

ateş açmak

ateşli silahla mermi atmaya başlamak.

103 görüntülenme

dağlara düşmek

büyük bir üzüntü dolayısıyla insanlardan kaçıp ıssız yerlerde yaşamak.

103 görüntülenme

(birinin) derdi başından aşkın (olmak)

1) birçok sorunu bulunmak: 'Kendi derdimiz başımızdan aşkın, bir de başkasının derdi ile uğraşacak vaktimiz yok.' -H. Taner. 2) aşırı derecede meşgul olmak: 'Benim derdim başımdan aşkın, bir de onunla uğraşamam şimdi.' -A. Ümit.

103 görüntülenme

ağzının içine baktırmak

sözlerini seve seve ve dikkatle dinletmek.

103 görüntülenme

bar tutmak

bar oynamak için hazırlanmak ve oyuna başlamak.

103 görüntülenme

(birinin) dümenini bozmak

argo hileli işe engel olmak: 'Müdür beyin onların dümenini bozabilecek bir kudreti olmadığı belliydi.' -K. Korcan.

103 görüntülenme

bardaktan boşanırcasına yağmak

yağmur çok şiddetli yağmak: 'Sabahleyin yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu.' -Ö. Seyfettin.

103 görüntülenme

daktiloya çekmek

yazı makinesiyle yazmak: 'İmtihanlarına çalışırken destek veriyor, tezlerini daktiloya çekiyordu.' -A. Kulin.

103 görüntülenme

(birinin) sinirleri gerilmek

sinirlenmeye hazır bir durumda bulunmak.

103 görüntülenme

ağzıyla kuş tutsa...

'ne yapsa, ne kadar çaba ve ustalık gösterse' anlamında kullanılan bir söz: 'Aktör, o her günkü pırtısını giyip de sahneye çıkarsa, ağzıyla kuş tutsa seyirciye Demirhane Müdürü olduğunu yutturamaz.' -S. F. Abasıyanık.

102 görüntülenme

ölüyü güldürmek

çok güldürmek: 'Nadide Hanım, ilahi kadın nereden de bulur? Vallahi ölüyü güldürür, derdi.' -R. N. Güntekin.

102 görüntülenme

burnunu çekmek

1) sümüğünü çekmek: 'Madam, küçük bir çocuk gibi burnunu çekerek eliyle içerideki odayı gösteriyor.' -A. Ümit. 2) mec. umduğunu bulamamak, amacına ulaşamamak.

102 görüntülenme

umut serpmek

umutlandırmak.

102 görüntülenme