En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ardından gitmek

1) peşine takılmak; 2) mec. aynı düşünceye sahip olmak.

77 görüntülenme

(bir yerde) cinler cirit (top) oynamak

o yer ıssız olmak: 'Şimdi koca çiftliğin yirmi odasında cinler top oynuyor.' -S. F. Abasıyanık.

77 görüntülenme

(birinin) üstüne kalmak

güçlükler birinin omuzlarına yüklenmek: 'O giderse bütün yük kızın üstüne kalacak.' -M. Ş. Esendal.

77 görüntülenme

masraf görmek

alışveriş veya ödeme işlerini yapmak.

77 görüntülenme

yüz yazmak

1) makyaj yapmak; 2) hlk. köy seyirlik oyunlarında taklit edilen kişinin özelliklerini belirtecek biçimde yüz boyamak, maske yapmak.

77 görüntülenme

cakasını bozmak

çalımına engel olmak, böbürlenmesini boşa çıkarmak.

77 görüntülenme

çenesi oynamak

1) bir şey yemek: 'Yavrum gelinim! Kapının önünden yemiş mi aldın? Ölmüşlerinin canı için biraz da bana tattır; canım sıkılıyor, azıcık çenem oynarsa sevinirim.' -H. R. Gürpınar. 2) çok konuşmak.

77 görüntülenme

fincan gibi

iri ve patlak (göz).

77 görüntülenme

saf dışı olmak

1) dizinin dışına çıkmak; 2) mec. ilgisi kesilmek, işin gereğinden alıkonulmak, işlemez duruma getirilmek.

77 görüntülenme

elektrik vermek

1) bir yeri elektrikle donatmak; 2) işkence amacıyla birinin çıplak bedenine doğru akım vermek; 3) elektrik enerjisini kullandırmak; 4) mec. etkilemek, etkisi altında bırakmak.

77 görüntülenme

kızak yapmak

taşıt fren görevini yerine getirdiği hâlde duramayıp kaymak.

77 görüntülenme

(bir işten) boş çıkmamak

bir işten az da olsa bir kazançla çıkmak.

77 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) göklere çıkarmak

aşırı derecede övmek: 'Kadın dergileri bizi göklere çıkarıyorlardı, bunu da hak etmemiştik.' -A. Ağaoğlu.

77 görüntülenme

pereseye almak

bir işi düşünmek, göz önüne almak.

77 görüntülenme

yüze duramamak

birinin hatırından çıkamamak, birinin hatırını kıramamak: 'Belki ihtiyaçları olur isterler, yüze duramam.' -R. N. Güntekin.

77 görüntülenme

safrası kabarmak

açlıktan midesi bulanmak.

77 görüntülenme

tutarağı tutmak

huysuzluğu depreşmek, aşırı istekte bulunmak: 'Rakı tutarağı tutunca pantolonunu bile satıyor.' -H. E. Adıvar.

77 görüntülenme

nefes tüketmek

uzun uzun ve boş konuşmak: 'Enişte istediği kadar nefes tüketsin, hepsi bir kulağımdan girer, öteki kulağımdan çıkar.' -S. M. Alus.

77 görüntülenme

düğün aşıyla dost ağırlanmaz

'ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır' anlamında kullanılan bir söz.

77 görüntülenme

şakaya getirmek

ciddi bir şeyi açıktan açığa söyleyemeyip şaka görünümü vererek söylemek: 'Şakaya getirip söyledim, latife ediyordum.' -R. H. Karay.

77 görüntülenme

ipi çözmek

hlk. ilgisini kesmek.

77 görüntülenme

yüz etmek

hlk. ısmarlamak, havale etmek.

77 görüntülenme

(herhangi bir biçim) kolayına gelmek

bir işin herhangi bir biçimde yapılmasını daha kolay bulmak.

77 görüntülenme

kaygı çekmek

üzüntü, tasa duymak.

77 görüntülenme

kibarlığı tutmak

bir olay karşısında genel davranışları dışında incelik göstermek.

77 görüntülenme

perisi hoşlanmamak

yakınlık duymamak, ısınamamak.

77 görüntülenme

tutsak düşmek

esir olmak, hükmü altına girmek: 'Geleneğe, ahlaki kaygılara tutsak düşüyor.' -S. İleri.

77 görüntülenme

tuttuğu altın olsun

'her işin olumlu gitsin, refah içinde yaşa' anlamında kullanılan bir söz.

77 görüntülenme

yeise bürünmek

umutsuz, üzüntülü olmak: 'Omuzları bir ihtiyar gibi çökmüş, sesi yeise bürünmüş, kendi kendine söyleniyordu.' -H. E. Adıvar.

77 görüntülenme

sağ ol

hoşa giden bir davranış için 'çok yaşa, teşekkür ederim' anlamlarında söylenen bir söz.

77 görüntülenme