En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

keçe külah etmek

aldatmak, kandırmak.

102 görüntülenme

mektup atmak

mektubu postaya vermek.

102 görüntülenme

canı canına (içine) sığmamak

sabırsızlık göstermek, tahammül etmemek.

102 görüntülenme

et bağlamak

1) şişmanlamak; 2) yara kapanmak.

102 görüntülenme

gerek görmek

yapılmasını istemek: 'İçeri giren polisin onları sorgulamaya bile gerek görmeden kurşuna dizdiğini söylediler.' -A. Ümit.

102 görüntülenme

arma soymak

den. hareketli olan armayı, limanda kışlamak, yağmur ve kardan korumak amacıyla bir süre için sökmek.

102 görüntülenme

bağ bozmak

bağın üzümlerini toplamak.

102 görüntülenme

bela okumak

birine ilenmek.

102 görüntülenme

dünyayı anlamak

dünyada neler olduğunu öğrenmek, deneyimi artmak.

102 görüntülenme

eteğindeki taşı dökmek

bütün bildiklerini açıklamak.

102 görüntülenme

şekerleme yapmak

kısa bir süre uyumak, kestirmek.

102 görüntülenme

dereceye girmek

yarışma, sınav vb.nde üst sıralarda yer almak.

102 görüntülenme

canı ile oynamak

tehlikeli işlerle uğraşmak.

102 görüntülenme

(biri) çok olmak

haddini aşarak karşısındakini usandırmak.

102 görüntülenme

çileden çıkmak

1) olup bitenler karşısında sabrı ve dayanıklılığı kalmayıp taşkınlık göstermek: 'Ben ötede beride tanıdığım yaşlı başlı Fransızlarla böyle konuştukça kardeşim çileden çıkıyordu.' -B. R. Eyuboğlu. 2) çile süresini bitirmek.

102 görüntülenme

art eteğinde namaz kılmak

çok temiz huylu olmak.

102 görüntülenme

canı istemek

heves duymak: 'Şehre ineceğiz, canı dans etmek istiyormuş.' -R. H. Karay.

102 görüntülenme

gam çekmek

tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek: 'Gam çekme güzel, nasılsa baharın sonu yazdır.' -F. N. Çamlıbel.

102 görüntülenme

canı sıkılmak

1) içi sıkılmak, yapacak bir işi olmamaktan tedirginlik duymak. 2) öfkelenmek: 'Belki de kitapları bedavaya getireceğimi düşündüğü için canı sıkılıyor.' -A. Ümit. 3) üzülmek: 'Atölyede bellediğim dünya kadar söze gazetelerde, kitaplarda rastlamayınca enikonu canım sıkılıyordu.' -B. R. Eyuboğlu.

102 görüntülenme

düşüncesini açmak

görüşünü bildirmek.

102 görüntülenme

bahsi kapamak

bir konu üzerindeki konuşmayı kesmek.

102 görüntülenme

dikkatini toplamak

duygu ve düşünceyi bir konu veya yapılan iş üzerinde yoğunlaştırmak: 'Dikkatini topladı, yürüyen insanlara daha bir titizlikle bakmaya başladı.' -O. Aysu.

102 görüntülenme

boğaz içinde kavga var

açlığını aşırı bir biçimde gidermeye çalışanlar için söylenen bir söz.

102 görüntülenme

etrafı boş bulmak

kendisini engelleyecek kimse olmamak: 'Vaktiyle etrafı boş bulduğu için mistik sıfatını takınmak istemişti.' -A. H. Çelebi.

102 görüntülenme

benzi kanlanmak

sağlıklı duruma gelmek, canlanmak.

102 görüntülenme

boğaz olmak

1) boğazı ağrımak: 'Çocukluğumdan beri sık sık boğaz olurdum.' -B. Felek. 2) imrenmekten boğazı şişmek: 'Fazla imrendiriyorsun insanı, boğaz olacağız.' -S. F. Abasıyanık.

102 görüntülenme

ne pahasına olursa olsun

1) 'ne büyük özveri isterse istesin' anlamında kullanılan bir söz; 2) 'her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarak' anlamında kullanılan bir söz: 'Emin olduğu tek şey, gerçekten ne pahasına olursa olsun, artık bir daha geri dönmeyeceğiydi.' -M. Mungan.

102 görüntülenme

ağzına tıkmak

susturmak, konuşmasına engel olmak: 'Aleyhinde kim ne söylerse hemen ağızlarına tıkarlardı.' -O. C. Kaygılı.

102 görüntülenme

Allah'a ısmarladık

ayrılanın kalan veya kalanlara söylediği bir iyi dilek sözü.

102 görüntülenme

aslı çıkmak

gerçek olduğu anlaşılmak, gerçek olduğu ortaya çıkmak: Söylenenlerin aslı çıkarsa güç duruma düşecek.

102 görüntülenme