En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

hık tutmak

hıçkırık tutmak.

77 görüntülenme

iş olsun diye

gereksiz bir hareketi belirtmek için kullanılır.

77 görüntülenme

dikkate almak

göz önünde bulundurmak, hesaba katmak, gereğini düşünmek: 'O yüzden annemin sözlerini dikkate almadı.' -A. Kutlu.

77 görüntülenme

laf işitmek

azarlanmak, birisi kendisine darılmak: 'Kaç kere laf işittim bu yüzden, sineye çektim.' -A. Kulin.

77 görüntülenme

kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek

çok eziyet çektiği hâlde durumunu iyi göstermek.

77 görüntülenme

kollarını sallaya sallaya gelmek

hiçbir şey getirmeden gelmek.

77 görüntülenme

popülarite kazanmak

halk tarafından sevilmek, tutulmak: 'Bir halk çocuğu olarak popülarite kazanmış, önce elinizde, sonra partinizde basamakları çıkmış, parlamentoya girmişsiniz.' -H. Taner.

77 görüntülenme

şeytan gibi

çok zeki ve kurnaz.

77 görüntülenme

işin kurdu

bir iş en ince ayrıntısını bilen, deneyimli, uzman (kimse).

77 görüntülenme

ikrar vermek

söz vermek: 'İkrar verdi cahil gönlüm inandı / Seherin yelleri esti gelmedi' -Karacaoğlan.

77 görüntülenme

yakasını kaptırmak

bir şeyin, bir kimsenin etkisinden kendisini kurtaramamak: 'Ooo ... dedi, konukların en yaşlısı, sen yakanı iyice kaptırmış gibisin.' -N. Araz.

77 görüntülenme

zaman kollamak

1) bir işin sırasını beklemek; 2) uygun bir fırsat beklemek.

77 görüntülenme

birinci elden kaynağa gitmek

bilimsel çalışmalarda kaynakların aslına, özgününe dayanmak.

77 görüntülenme

(birine) öyle gelmek

sanmak, zannetmek: 'Bana öyle gelirdi ki çocuklar yalnız kışın büyürler.' -S. F. Abasıyanık.

77 görüntülenme

gıcır gıcır etmek

1) 'gıcırtı' sesi çıkarmak: Merdiven basamakları gıcır gıcır ediyordu. 2) tertemiz duruma getirmek.

77 görüntülenme

etliye sütlüye karışmamak

toplum içindeki çeşitli hareketlerden uzak durmak, hiçbir şeyle ilgilenmemek, tartışmalı konulardan kaçınmak: 'Etliye sütlüye karışmamak ve hiçbir ideal için hiçbir mücadeleye katılmamak onun mizacıdır.' -P. Safa.

77 görüntülenme

postaya atmak (vermek)

mektup, gazete, paket vb.ni gideceği yere ulaşması için posta kuruluşuna vermek, postalamak: 'Evet. Dilekçeyi de şimdi verdim postaya.' -T. Buğra.

77 görüntülenme

izne çıkmak (ayrılmak)

bir iş yerinde üst makamların onayıyla belli bir süre için görevinden ayrılmak.

77 görüntülenme

tek dalmak

sp. güreşte karşı güreşçinin tek bacağını kapmak.

77 görüntülenme

iyiye iyi, kötüye kötü demek

hatır için söz söylememek, dürüst olmak.

77 görüntülenme

bahtı açılmak

talihi dönüp uygun duruma veya arzulanan sonuca gelmek.

77 görüntülenme

benzi atmak

ansızın yüzünün rengi sararmak, solmak: 'Necdet'in benzi atıyor, kesik kesik soluyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

77 görüntülenme

(birinde) dil bir karış

saygısızca karşılık verenler için kullanılan bir söz.

77 görüntülenme

benzi kül gibi olmak

yüzünden kan çekilmek, yüzü sararmak.

77 görüntülenme

(bir şey) kapak atmak

aşırı, tıka basa dolmuş olmak: Elbise dolabı kapak atıyor.

77 görüntülenme

gaybubet etmek

göz önünde bulunmamak.

77 görüntülenme

şeytanın bacağını (ayağını) kırmak

1) herhangi bir sebeple yapılmayan bir işe başlamak veya gidilmeyen bir yere gitmek; 2) uğursuzluğu, şanssızlığı, aksiliği yenmek.

77 görüntülenme

(birine) yetki vermek

yetkilendirmek.

77 görüntülenme

göz gözü görmemek

yoğun sis, duman, toz vb. sebeplerle hiçbir şey görülememek: 'Tezek dumanında göz gözü görmez.' -N. Hikmet.

77 görüntülenme

(bir şey) kir tutmak

kirini hemen belli edecek bir renkte olmak, çok kirlenmek.

77 görüntülenme