En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

nasır bağlamak (tutmak)

1) nasırlanmak; 2) mec. duygusuzlaşmak, duyarlığını yitirmek: O adamın kalbi nasır bağlamış.

76 görüntülenme

gibisine getirmek

sanısı uyandırmak, sanısı vermek: Bu teklifi doğru bulmamış gibisine getirdi.

76 görüntülenme

çın tutmak

doğru olduğunu söylemek, doğrulamak.

76 görüntülenme

formdan düşmek

güç ve yeteneği yitirmek.

76 görüntülenme

ziftin pekini yesin

zift yesin.

76 görüntülenme

eski kulağı kesiklerden olmak

görmüş geçirmiş, çok deneyimli olmak.

76 görüntülenme

formunu korumak

1) gerekli güç ve yeteneği bozmadan sürdürmek; 2) diri ve canlı görünmek.

76 görüntülenme

kül yemek (yutmak)

argo kurnazca yapılan bir oyuna düşmek, aldatılmak.

76 görüntülenme

göbeğini eritmek

zayıflamak: 'Göbeğini eritmek için her sabah sıcakta, tozda koşu yapan delikanlıyı düşünüyorum.' -N. Hikmet.

76 görüntülenme

zırnık (bile) vermemek

en ufak bir şey vermemek.

76 görüntülenme

aldırış etmemek

1) ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak; 2) önem vermemek, aldırmamak, umursamamak: 'Kendi alanına dokunmayan bir şeye aldırış etmez.' -H. E. Adıvar.

76 görüntülenme

yeri göğü birbirine katmak

aşırı telaş yaratmak.

76 görüntülenme

kötüye çekmek

yanlış, beğenilmeyen bir anlam vermek: 'Ne oldu ki Ömer ağa, dedi. Lafımı yanlış anladın, kötüye çektin?' -S. F. Abasıyanık.

76 görüntülenme

sinir buhranına tutulmak

bunalım geçirmek: 'Üç dört gün olmuştu, acayip sinir buhranlarına tutulmuştum.' -R. H. Karay.

76 görüntülenme

yeri göğü tırmalamak

çok sancı, acı çekmek.

76 görüntülenme

devreye alınmak

işin içine girmesi sağlanmak: Devlet Bakanı borçların eritileceğini, dış borçlanma için bankaların ve özel sektörün devreye alınacağını kaydetti.

76 görüntülenme

halka inmek

halkın anlayışı ve görüşü düzeyinde olmak.

76 görüntülenme

nato kafa, nato mermer

söz dinlemez, söz anlamaz, taş gibi kafa.

76 görüntülenme

şapa oturmak

içinden çıkılması güç bir duruma düşmek.

76 görüntülenme

yeri göğü tutmak

her tarafı ele geçirmek, denetim altında bulundurmak: 'Müttefikler yeri göğü ve bütün köşe başlarını tutmuştur.' -T. Buğra.

76 görüntülenme

alev bacayı (saçağı) sarmak

ateş bacayı sarmak.

76 görüntülenme

iki cami arasında kalmış beynamaz

iki yoldan hangisini tutacağını şaşırmış kimse.

76 görüntülenme

mecbur kalmak (olmak)

herhangi bir şeyi yapmak zorunda bulunmak.

76 görüntülenme

gözleri kapanmak

1) ölmek; 2) çok uykusu gelmek.

76 görüntülenme

nazara gelmek

göz değmek: 'Hele marangoz Halil'in gözünü de denemiş. Nazara gelmemek için kendi kendine okuyup üflüyor, nerede tahta görürse tak tak vuruyor.' -H. Taner.

76 görüntülenme

pir aşkına

'karşılık gözetmeden veya karşılık görmeden tam inançla, gerçek bir sevgi ile' anlamında kullanılan bir söz: İki ay pir aşkına çalıştık.

76 görüntülenme

gözleri sulanmak

gözlerine yaş gelmek.

76 görüntülenme

gözlerini bitirmek

gözlerini aşırı yormak: 'Her gece fasılasız çalışmak gözlerimi bitirdi.' -Ö. Seyfettin.

76 görüntülenme

öne sürmek

1) birini ilk önce harekete geçmesi için önermek; 2) ileri sürmek.

76 görüntülenme

iş ki

yeter ki: İş ki sınıfını geçsin.

76 görüntülenme