En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

patron çıkarmak

patronları çizili olduğu modelden kopya yolu ile bir kâğıda geçirip kesmek.

74 görüntülenme

marsık gibi

koyu esmer, kömür gibi, simsiyah.

74 görüntülenme

katakulliye gelmek

tuzağa düşmek.

74 görüntülenme

treni kaçırmak

bir şeyi elde etme, bir işi gerçekleştirme fırsatını ve imkânını yitirmek.

74 görüntülenme

hak kazanmak

emeğin karşılığını alabilecek duruma gelmek: 'Senin kadar kimse kendi vatanına sahip olmaya hak kazanamamıştır.' -A. H. Müftüoğlu.

74 görüntülenme

eliyle koymuş gibi

aramadan, kolayca: 'Eliyle koymuş gibi rafta çay kavanozunu buldu.' -O. Rifat.

74 görüntülenme

endişeye düşmek

tasaya kapılmak, kaygılanmak: 'Hatta kilise yetkilileri onun sağlığından endişeye düştüler.' -İ. O. Anar.

74 görüntülenme

yüz karası olmak

utanılacak bir durum ortaya çıkmak.

74 görüntülenme

duvar gibi

sağır.

74 görüntülenme

sırra kadem basmak

bir kimse ortalıktan yok olmak, ortalıkta görünmemek: 'Denizde bazı balık türleri sırra kadem bastı ama başka nice türler kıyılara akın etmeye başladılar.' -T. Halman.

74 görüntülenme

işi yokuşa sürmek

işi zorlaştırmak.

74 görüntülenme

katresi kalmadı (yok)

hiç kalmadı, hiç yok.

74 görüntülenme

nağme yapmak

tkz. 1) bildiği bir şeyi bilmez görünmek; 2) bahane ileri sürmek.

74 görüntülenme

şak diye

ansızın: Şak diye yüzüne vurdu.

74 görüntülenme

yüreği ürpermek

çok korkmak.

74 görüntülenme

başını taştan taşa vurmak

çaresiz kalarak çok pişman olmak.

74 görüntülenme

tura çıkmak

gezinti yapmak: 'Her ay, mehtapta bir iki kere merkeplerle tura çıkardık.' -A. Ş. Hisar.

74 görüntülenme

yüreğine inmek

kötü bir olay dolayısıyla fazlaca etkilenmek: 'Eğer bizden gizli Paris'e kaçsaydın babamın yüreğine inerdi.' -P. Safa.

74 görüntülenme

ne mene

ne çeşit, ne türlü: 'Deve kuşunun boyunu bosunu, biçimini, ne mene bir hayvan olduğunu bilirsiniz.' -N. Hikmet.

74 görüntülenme

saf bağlamak

sıralanmak, sıraya girmek.

74 görüntülenme

kavga çıkmak

dövüş meydana gelmek: 'Sık sık kavga çıkıyordu aralarında, ana avrat küfrediyorlardı.' -C. Meriç.

74 görüntülenme

ne o?

ne var, ne oluyor?

74 görüntülenme

(birini) teneşir paklamak

yaşarken kirli işlere bulaşan kimseler için tek çıkar yol ölüm olmak: 'Pis herif, o huyundan vazgeçmez. Onu ancak teneşir paklayacak.' -O. Kemal.

74 görüntülenme

yüreğini tüketmek

bir şey anlatmaya çalışarak yorulmak: 'Aman, dedi. Yüreğimi tüketeceğime her işi kendim yaparım, daha iyi...' -Y. K. Karaosmanoğlu.

74 görüntülenme

entrika çevirmek

entrika ile amacına ermeye çalışmak, dolap çevirmek: 'Küçük entrikalar çevirmek onları mutlu kılıyorsa ne yapabilirdim?' -A. Ümit.

74 görüntülenme

gözaydına gitmek

birine kavuştuğu sevindirici bir durum dolayısıyla kutlamaya, iyi dilekte bulunmaya gitmek.

74 görüntülenme

kuvvet bulamamak

cesaret edememek.

74 görüntülenme

(bir şeye) gözü gitmek

bir şeyi istemeden görmek, elinde olmayarak bakmak.

74 görüntülenme

işin ortasını bulmak

ortak bir noktada anlaşmak: 'Şimdi bak Nimet, gel şu işin ortasını bulalım.' -M. İzgü.

74 görüntülenme

tuşa getirmek

1) güreşte hasmı sırtüstü yere sermek; 2) mec. yenmek, mağlup etmek.

74 görüntülenme