En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

zehapta bulunmak

vesveseye kapılmak, kuruntu içinde olmak: 'Kim bilir ne taraflara yorar, ne zehaplarda bulunur?' -S. M. Alus.

75 görüntülenme

(birinin) ismini vermek

adını vermek.

75 görüntülenme

meydan dayağı atmak

kalabalık içinde iyice dövmek.

75 görüntülenme

sorun çıkarmak

üzüntü verecek veya içinden güç çıkılır bir durum yaratmak: 'İskemlesinde sıkıntıyla kıpırdanarak iç geçirdiğini duydum, sorun çıkarmaya başladığımı düşünüyordu.' -A. Ümit.

75 görüntülenme

yan yatmak

1) yana doğru çok eğilmek; 2) sağa veya sola doğru eğilerek devrilmek: 'Batık gemi on kulaçta yan yatıyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

75 görüntülenme

sözünün eri

verdiği sözü ne olursa olsun yerine getiren kimse.

75 görüntülenme

kadeh tokuşturmak

içki içerken kadehleri karşılıklı olarak birbirine dokundurmak.

75 görüntülenme

stop etmek

araba, durmak.

75 görüntülenme

imkân vermek

olanak sağlamak: 'Nasıl boş bulunup o gazeteci kızın resmini çekmesine imkân verdi?' -A. İlhan.

75 görüntülenme

kendini ateşe atmak

bile bile tehlikeli bir işe girişmek: Kendinizi ateşe atıyorsunuz

75 görüntülenme

uzak düşmek

uzak olmak, uzak bulunmak: 'Ben uzak düşmemeye çalışır, karşılarında bir yere ilişirdim.' -Y. Z. Ortaç.

75 görüntülenme

tempo tutmak

el çırparak veya el ve ayaklarını bir yere vurarak bir müziğe eşlik etmek: 'Parmaklarımızla masanın tahtasında tempo tutuyoruz.' -A. Ağaoğlu.

75 görüntülenme

uzak kalmak

uzakta bulunmak: 'Ancak seven yürek bu, yavukludan uzak kalmaya dayanır mı?' -N. Hikmet.

75 görüntülenme

el çırpmak

1) alkışlamak, tempo tutmak: 'Bir köylü oturduğu yerde cura çalıyor, birkaç delikanlı etrafında el çırparak ayak vurarak türkü söylüyorlardı.' -R. N. Güntekin. 2) birini çağırmak için ellerini birbirine vurmak.

75 görüntülenme

paçalarından akmak

pislik ve kir çok olmak.

75 görüntülenme

tenakuza düşmek

birbiriyle çelişen sözler söylemek.

75 görüntülenme

güvenmelik vermek

bir kimseye pazarlığında anlaşılmış bir paranın küçük bir bölümünü önceden vermek, kapora vermek.

75 görüntülenme

gemini kısmak

bir kimsenin üzerindeki baskıyı arttırmak.

75 görüntülenme

tencerede pişirip kapağında yemek

geçinme konusunda var olanla yetinmek.

75 görüntülenme

kır boynunu!

'defol! çekil! git!' anlamında kullanılan bir söz.

75 görüntülenme

kapış kapış yapmak

üstüne atılmak, aceleyle almak: 'El elin ayıbını terzi kumaşı alır gibi kapış kapış yaptığı için aldırış etmem.' -B. Felek.

74 görüntülenme

(birine) ip takmak

birinin kötülüğü için çalışmak.

74 görüntülenme

lapa gibi

yumuşak, gevşek bir biçimde: 'Sen de kendini lapa gibi bırakma!' -B. Felek.

74 görüntülenme

sefa (sefalar) bulduk

'sefa geldin, sefa geldiniz' sözüne 'teşekkür ederim' anlamında karşılık olarak kullanılan bir söz.

74 görüntülenme

kendini tartmak

ne durumda olduğunu öğrenmek için kendini yoklamak.

74 görüntülenme

teraziye vurmak

iyice tartarak düşünmek.

74 görüntülenme

söze başlamak

konuşmaya başlamak, bir konuya girmek: 'Bu düşünce aklına gelince delikanlı hemen söze başladı.' -N. Hikmet.

74 görüntülenme

zihni boşalmak

kafası rahat ve dingin olmak: 'Zihnim boşaldıkça daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçenin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm.' -B. Felek.

74 görüntülenme

ceza yemek

cezalandırılmak.

74 görüntülenme

tadına varmak

bir şeydeki ince güzelliği kavramak: 'Bir kere tadına varanlar, yine ondan ver diye başıma balta kesiliyorlar.' -H. R. Gürpınar.

74 görüntülenme