En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

haber atlamak

gazetecilikte bir haberi vaktinde yayımlayamamak.

45 görüntülenme

isyan bayrağı (bayrağını) açmak (çekmek)

karşı gelmek, başkaldırmak: 'Demek ki bunca senelik kuzu gibi yumuşak başlı karısı da nihayet isyan bayrağını açmıştı.' -M. Ş. Esendal. 'Yeniçeriler bunu uğursuzluk telakki edip paşaya isyan bayrağı çektiler.' -İ. O. Anar.

45 görüntülenme

haber geçmek

teleks, telefon vb. ile bilgi iletmek.

45 görüntülenme

çiçek gibi

temiz, bakımlı, güzel: 'Sen yirmi beşine bile gelmemiş çiçek gibi bir taze duldun.' -R. N. Güntekin.

45 görüntülenme

ferman dinlememek

yasa, kural, yol yöntem tanımamak.

45 görüntülenme

kâğıt açmak

iskambil kâğıtlarını oyunculara dağıttıktan sonra koz olacak kâğıdın yüzünü çevirmek.

45 görüntülenme

konser vermek

dinleyicilere, müzik eserlerini çalmak veya söylemek.

45 görüntülenme

konuk etmek

birini evinde bir süre ağırlamak.

45 görüntülenme

ayakaltında dolaşmak

bir işe yaramadığı hâlde herkesin işine engel olacak bir biçimde ortalıkta dolaşmak.

45 görüntülenme

(birinin) nabzına göre şerbet vermek

birinin hoşuna gidecek, gururunu okşayacak yolda davranmak: 'Başına gelmeyen bela kalmadı. Azıcık nabza göre şerbet versen başına bu dertler gelmezdi.' -A. Boysan.

45 görüntülenme

kırkından sonra azmak

yaşlandıktan sonra yaşına uymayan davranışlarda bulunmak.

45 görüntülenme

hacet dilemek

istekte bulunmak: Artık ne hacet dilese, ne murat etse oluyor.

45 görüntülenme

kahpenin dölü

piç, soysuz.

45 görüntülenme

ayaklar baş, başlar ayak olmak

değersiz kimseler başa geçip değerli kimseler ise en geride bırakılmak.

45 görüntülenme

ıssızlık çökmek

ıssız, tenha duruma gelmek, tenhalaşmak.

45 görüntülenme

duası tutmak

1) duası gerçekleşmek: 'Duasının tutup tutmayacağını söyleyemezdi.' -T. Buğra. 2) etkili olmak.

45 görüntülenme

deliğe tıkmak

argo tutuklamak, hapsetmek: 'O nasıl yarmıştı benim kafacığımı, şimdi de yakalasınlar kuyruğundan onu da tıksınlar deliğe.' -O. C. Kaygılı.

45 görüntülenme

kasvet vermek

sıkıntı vermek.

45 görüntülenme

haddeden geçirmek

1) madenleri tel durumuna getirmek için haddeyi kullanmak; 2) mec. en küçük ayrıntısına kadar incelemek, dikkatle araştırmak.

45 görüntülenme

içi ezilmek

1) üzülmek, yüreği burkulmak: 'O kadar tatlıydı ki insanın içi eziliyordu.' -N. Hikmet. 2) acıkma hissi duymak; 3) mec. sıkıntı ve heyecan içine düşmek: 'Ay içim eziliyor kızım... Uzatma çabuk söyle.' -H. R. Gürpınar.

45 görüntülenme

içi ezim ezim ezilmek

çok üzülmek: 'İçi ezim ezim eziliyordu.' -H. R. Gürpınar.

45 görüntülenme

duman almak

1) sis kaplamak, sis bürümek; 2) sigara dumanını içine çekmek.

45 görüntülenme

(birinin) sesi çıkmamak (kesilmek)

bir şey söylemeyerek susmak.

45 görüntülenme

bir söylemek pir söylemek

uzatmadan gereği gibi söylemek.

45 görüntülenme

yürü ense tıraşını göreyim (görelim)

alay görüştüğü kimseye gitmesini söylemek veya görüşmeyi kısa kesmek için kullanılan bir söz.

45 görüntülenme

hafiften almak

önemsiz bulup üzerine düşmemek, yeterince ilgilenmemek.

45 görüntülenme

emekliye ayrılmak (çıkmak)

emekli olmak, tekaüde sevk olunmak: 'Sakatlığımı öne sürerek emekliye ayrılmamı isteyebilirim.' -N. F. Kısakürek.

45 görüntülenme

içinden geçirmek

bir şeyi yapmayı düşünmek.

45 görüntülenme

(birini) parmağında oynatmak

her istediğini yaptırmak, kukla gibi kullanmak.

45 görüntülenme

kav gibi

1) kolaylıkla tutuşacak durumda olan; 2) kuru ve gevrek.

45 görüntülenme