En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

içi ezim ezim ezilmek

çok üzülmek: 'İçi ezim ezim eziliyordu.' -H. R. Gürpınar.

37 görüntülenme

duman almak

1) sis kaplamak, sis bürümek; 2) sigara dumanını içine çekmek.

37 görüntülenme

içini ısıtmak

hoş, güzel bir şey hoşluk duygusu yaratmak, coşku vermek.

37 görüntülenme

efendime söyleyeyim

1) söz söylerken gerekli kelimeyi bulamayan bir kimsenin kullandığı bir söz: 'Efendime söyleyeyim, sütlü bir mısır kebabı derken bir sivrisinek bulutudur havalanmış çeltik batağından.' -B. R. Eyuboğlu. 2) örnek olarak, mesela.

37 görüntülenme

başını ateşlere yakmak

başına büyük bir dert almak.

37 görüntülenme

eme seme yaramamak

işe yaradığı kabul edilmemek, makbule geçmemek, takdir edilmemek.

37 görüntülenme

bir söylemek pir söylemek

uzatmadan gereği gibi söylemek.

37 görüntülenme

aklının ucundan bile geçirmemek

hiçbir biçimde düşünmemek.

37 görüntülenme

yürü ense tıraşını göreyim (görelim)

alay görüştüğü kimseye gitmesini söylemek veya görüşmeyi kısa kesmek için kullanılan bir söz.

37 görüntülenme

afişte kalmak

tiy. oyun ilgi görerek günlerce oynanmak: Oyunun afişte kalması için başarıyla oynanması gerekir.

37 görüntülenme

emekliye ayrılmak (çıkmak)

emekli olmak, tekaüde sevk olunmak: 'Sakatlığımı öne sürerek emekliye ayrılmamı isteyebilirim.' -N. F. Kısakürek.

37 görüntülenme

işi iş, kaşığı gümüş

'işi tam istediği yolda' anlamında kullanılan bir söz: 'Geldiğine geleceğine şimdi bin pişman! İzmir'de işin iş, kaşığın gümüş be adam, otursana oturduğun yerde!' -A. İlhan.

37 görüntülenme

tebdil gezmek

1) tanınmamak için kılık değiştirerek gezmek; 2) mec. değişik görüntüde olmak: 'Anlayana sivrisinek saz düşüncesine dayanan ve tebdil gezen bir şiir yaygınlaştı.' -S. Hilav.

37 görüntülenme

şahken şahbaz olmak

alay bir kimsenin herhangi bir sebeple çirkinliği veya durumunun kötülüğü artmak.

37 görüntülenme

şahsiyat yapmak

söz edilen konudan uzaklaşarak olumsuz yönleriyle kişiler üzerinde durmak.

37 görüntülenme

yüz göz olmak

biriyle gereksiz yere, aşırı derecede senli benli olmak.

37 görüntülenme

(bir şey) yüzü görmemek

...-den yoksun olmak, uzak bulunmak: 'Yüzyıllardan beri sabah yüzü görmemiş uçsuz bucaksız kıraç topraklar.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

37 görüntülenme

(bir yerde) cirit atmak

bir yerde çokça bulunmak, sık dolaşmak ve serbestçe davranmak: Fareler evde cirit atıyor.

37 görüntülenme

hakkından gelmek

1) zor bir işi başarı ile sona erdirmek: 'Büyük kızı kocaya kaçtığı zaman küçükleri on iki dönüm tarlanın hakkından gelecek kadar yetişkindiler.' -N. Cumalı. 2) yenmek, öç almak veya cezasını vermek: 'Anlaşılan Cemal Paşa'nın bu işe yarar bir adamı yok, bize bıraksın, haklarından gelelim, dediler.' -F. R. Atay.

37 görüntülenme

yüreğini serinletmek

üzüntüsünü azaltmak.

37 görüntülenme

fiske kondurmamak (dokundurmamak)

bir kimse veya nesneyi en küçük bir tehlikeden bile korumak, titizlikle savunmak.

37 görüntülenme

gözden ırak tutmak

görmek istememek.

37 görüntülenme

alabora olmak

1) tekne, sandal vb. deniz araçları devrilip ters dönmek: 'Kaptan, gemiyi ağzına kadar doldurmuş, gemi yan yatmış, bir deniz çalkantısıyla alabora olmuş.' -N. Hikmet. 2) mec. işler altüst olmak.

37 görüntülenme

arka bulmak

bir koruyucu, kayırıcı bulmak.

37 görüntülenme

hâlden anlamak (bilmek)

bir kimsenin içinde bulunduğu güç durumu anlayarak sezip anlayış göstermek: 'Kız hâlden anlamış olacak ki iki kere daha ikramda bulundu.' -R. Erduran.

37 görüntülenme

ihata etmek

1) çevirmek, çevrelemek, kuşatmak, sarmak: 'Dıştan uzatılmış bir merdivenle binanın üst kısmını ihata eden bir balkona çıkılıyor.' -H. S. Tanrıöver. 2) mec. kavramak, anlamak.

37 görüntülenme

(bir yere) ayak atmamak

bir yere hiç gitmemek, uğramamak.

37 görüntülenme

(bir yere) baş tutmak

elebaşı olmak.

37 görüntülenme

bir Köroğlu, bir Ayvaz

bir karı kocanın çocuklarının, yakınlarının yanlarında bulunmadığını veya çocukları olmadığını anlatan bir söz: 'Eve işçi, aşçı tutmam, kaynana, baldız istemem. Bir Köroğlu bir Ayvaz.' -M. Ş. Esendal.

37 görüntülenme

şanından olmak

bir şey onun büyüklüğüne, karakterine uygun olmak, yaraşmak.

37 görüntülenme