En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

inim inim inlemek

sürekli olarak inlemek, çok sıkıntıda olmak.

45 görüntülenme

insan içine çıkmak

toplum içine karışmak, başkalarıyla ilişki kurmak.

45 görüntülenme

kafası sersem sepet (olmak)

gürültü ve uğultudan zihni yorulmuş (olmak): 'Uzun bir otobüs yolculuğundan sonra, yorgun, uykusuz, kafası sersem sepet girdiği için kasabaya, henüz pek bir şeyin farkında değildi.' -E. Bener.

45 görüntülenme

üstünden akmak

bir durumu çok belli olmak.

45 görüntülenme

boy göstermek

1) görünmek: 'Burada biraz boy gösterdikten sonra bir yolunu bulup kapağı Paris'e attı.' -H. E. Adıvar. 2) gösteriş yapmak.

45 görüntülenme

bir araya getirmek

toplamak: 'Gurbet duygusu sevgi ile ayrılık ve birleşme özlemini bir araya getirir.' -M. Kaplan.

45 görüntülenme

resim almak

1) bir şeyin resmini yapmak; 2) resim çekmek; 3) vergi ödetmek.

45 görüntülenme

tetik durmak

hazır ve uyanık bulunmak.

45 görüntülenme

damlaya uğramak

yüreğine inmek, felç olmak.

45 görüntülenme

gol kaçırmak

uygun durumda olmasına rağmen karşı takımın kalesine topu sokamamak.

45 görüntülenme

dolaba girmek (gelmek)

aldatılmak, oyuna gelmek.

45 görüntülenme

dolabı bozulmak

1) kurduğu iş düzeni bozulmak; 2) mec. hilesi ortaya çıkmak.

45 görüntülenme

bozum etmek

argo utandırmak, mahcup etmek.

45 görüntülenme

iyi etmek

1) iyileştirmek, hastalıktan kurtarmak; 2) uygun, yerinde bir davranışta bulunmak: 'Biraz da etrafında olup bitenlere dikkat etsen iyi edersin.' -A. M. Dranas. 3) argo soymak, parasını, malını almak.

45 görüntülenme

göbek çalkamak (çalkalamak)

göbeğini sağa sola hareket ettirerek oynamak.

45 görüntülenme

icazet almak

1) izin, onay almak: 'Bir çift ayakkabı almak için dahi ondan icazet almak zorunda kalıyorum.' -A. Kulin. 2) diploma almak.

45 görüntülenme

ipten kuşak kuşanmak

yoksul düşmek.

45 görüntülenme

takati yetmemek

gücü yeterli olmamak: 'Günahlarımızın icmaline gelince ben tutamam, takatim yetmez.' -A. İlhan.

45 görüntülenme

dolmuşa gelmek (binmek)

dolduruşa gelmek.

45 görüntülenme

karaya oturmak

gemi denizin sığ bölümüne saplanıp kalmak: 'Olan olmuş, bizim teknenin bir yanı, pamuk şiltelere serilir gibi karaya oturmuş.' -B. R. Eyuboğlu.

45 görüntülenme

içeride olmak

1) zarar etmiş olmak, borçlanmış olmak; 2) hapishanede olmak.

45 görüntülenme

ses seda çıkmamak

1) haber çıkmamak: 'Çok uzak ama pek çok uzak birkaç akrabadan ses seda çıkmadı.' -A. Gündüz. 2) hiçbir tepki görülmemek.

45 görüntülenme

umut kesmek

1) umudunu kesmek; 2) bir şeyin artık gerçekleşemeyeceği inancına varmak, ummaz olmak: 'Senden umutlarını kesmişler, sağ olsun da zararı yok, yazmasın diyorlar.' -S. F. Abasıyanık.

45 görüntülenme

iskele almak

1) gemi merdivenleri kaldırılıp harekete hazırlanmak; 2) argo bir erkek, bir kadına sarkıntılık etmek.

45 görüntülenme

don yağının tortusu gibi kalmak (oturmak)

çevresindekilerle iletişim kurmadan ilgisiz ve donuk kalmak.

45 görüntülenme

aklı başında olmamak

iyi düşünebilir durumda olmamak.

45 görüntülenme

buhran geçirmek

bunalım geçirmek.

45 görüntülenme

kafasını tütsülemek

sarhoş etmek: 'Tekelin en keskin içkisi bizimkilerin kafasını tütsüledi.' -B. Felek.

45 görüntülenme

sular kararmak

akşam olmaya başlamak: 'Son vapur iskeleye sular kararırken yanaşırdı.' -A. Ş. Hisar.

45 görüntülenme

ölçüp biçmek

bir konuda çok ayrıntılı düşünmek, inceden inceye düşünmek, değerlendirmek: 'Değer yargılarımızı her an, hiç durmamacasına yeniden ölçüp biçmek zorunluluğumuz, işte bu aşağılanma sorunundan kaynaklanıyor.' -S. İleri.

45 görüntülenme