En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

beli çökmek

kamburlaşmak.

36 görüntülenme

bula bula bunu (onu, bir şeyi, birini) bulmak

1) var olanların en değersizini seçmek; 2) kötü bir şeye rastlamak.

36 görüntülenme

yaşı benzemesin

erken ölmüş birine herhangi bir yönden benzetilen bir kimse için 'aynı yaşta ölmesin' anlamında söylenen bir söz.

36 görüntülenme

hayata gözlerini yummak (kapamak)

ölmek.

36 görüntülenme

kılına halel gelmemek

hiçbir zarara uğramamak: 'Her şeyi kılıfına uydurduktan sonra kılına halel gelmez.' -M. İzgü.

36 görüntülenme

kafayı (bir yere) vurmak

1) hastalanıp yatağa düşmek; 2) uyumak için yatmak: 'Ahmet de bize varır varmaz kafayı yere vurdu.' -S. F. Abasıyanık.

36 görüntülenme

toka etmek

1) el sıkışmak: 'Çımacı İzzet'le iki ellerini birbirine uzatarak bayramlaşır gibi toka ederler.' -S. F. Abasıyanık. 2) den. karşılıklı iki parçayı getirip birbirine dayamak; 3) kadeh tokuşturmak; 4) argo vermek: 'Bin beş yüzü toka edip yarın halıyı çekeceksin.' -N. F. Kısakürek.

36 görüntülenme

kıkır kıkır gülmek

içinden gelerek sesli sesli bir biçimde gülmek: 'Kapalı panjurların ardında, ayıp şeyler anlatıp kıkır kıkır gülüyorlar.' -A. İlhan.

36 görüntülenme

kıpkırmızı kesilmek (olmak)

yüz herhangi bir nedenle çok kızarmak: 'Kız utancından kıpkırmızı kesilmiş.' -Ö. Seyfettin. 'Orhan'ın pembe esmer yüzü kıpkırmızı olmuştu.' -T. Buğra.

36 görüntülenme

peri gibi

çok güzel.

36 görüntülenme

doyuma ulaşmak

istek ve gereksinimlerinin en üst düzeyini elde etmek.

36 görüntülenme

karman çorman etmek

çok karışık ve düzensiz duruma getirmek.

36 görüntülenme

ters yüzüne dönmek

geri gitmek, geri dönüp gitmek: 'Nezih, önce ters yüzüne dönüp eğri büğrü yollardan kaçmayı düşündü.' -R. H. Karay.

36 görüntülenme

kıtır kıtır kesmek

bıçak veya kesici bir aletle acımaksızın yaralamak veya öldürmek.

36 görüntülenme

kafayı tütsülemek (dumanlamak)

argo sarhoş olmak: 'Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı.' -Halikarnas Balıkçısı.

36 görüntülenme

çalım yemek

futbolda çalım ile geçilmek.

36 görüntülenme

mal bulmuş Mağribî gibi

'büyük bir zenginliğe kavuşmuşçasına büyük sevinç ve coşku ile' anlamında kullanılan bir söz: 'Başka bir gazeteci olsa bu fırsata mal bulmuş Mağribî gibi atlardı.' -H. Taner.

36 görüntülenme

kafayı yemek

argo aşırı yorgunluktan bunalıma düşmek.

36 görüntülenme

bir fende kazık kakmak (çakmak)

bir bilgi veya bilim dalında saplanmış kalmak: 'Bir fende kazık kakmaktansa hepsinden birer parça malumat kapma fikrinde idi.' -H. R. Gürpınar.

36 görüntülenme

aportta beklemek

1) köpek avını kovalamak üzere hazırda beklemek; 2) fırsat kollamak.

36 görüntülenme

tüy düzmek

1) hayvanın tüyü düzelmek; 2) tkz. iyi bir yaşayışa kavuştuğunu belirtecek biçimde güzel giyinmek: 'Akıllı kız Güner, ortaya çıkalı ne kadar oldu, daha dün bir bugün iki, baksana iyice tüyü düzmüş.' -A. İlhan.

36 görüntülenme

ayak oyununa gelmek

kandırılmak.

36 görüntülenme

isyan bayrağı (bayrağını) açmak (çekmek)

karşı gelmek, başkaldırmak: 'Demek ki bunca senelik kuzu gibi yumuşak başlı karısı da nihayet isyan bayrağını açmıştı.' -M. Ş. Esendal. 'Yeniçeriler bunu uğursuzluk telakki edip paşaya isyan bayrağı çektiler.' -İ. O. Anar.

36 görüntülenme

bir hâl olmak

1) bir şeyin çok tekrarlanması yüzünden bitkin duruma gelmek, usanmak, bezmek, fenalık gelmek: Çocuklar, yapmayın, etmeyin demekten bir hâl oluyorum. 2) huyu değişmek: 'Bu çocuğa bir hâl oldu, bu çocuk avareleşti.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 3) kazaya uğramak; 4) ölmek.

36 görüntülenme

kâğıt açmak

iskambil kâğıtlarını oyunculara dağıttıktan sonra koz olacak kâğıdın yüzünü çevirmek.

36 görüntülenme

(bir şeyin, kimsenin) üstüne toz kondurmamak

bir şeyin veya kimsenin kusurlu olabileceğini kabul etmemek.

36 görüntülenme

eline fırsat geçmek

imkân bulmak: Hazır fırsat geçmiş eline, hiç öyle mi konuşulur?

36 görüntülenme

kâğıt kaleme sarılmak

hemen yazmaya başlamak: 'Partinin kurulacağını duyunca kâğıda kaleme sarılmış, korkunç bir telgraf yazmıştı.' -Y. Z. Ortaç.

36 görüntülenme

rüzgâr gibi

çabucak: 'Rüzgâr gibi geçip giden gençliğimin tanıkları / Şu yıpranmış fotoğraflar, soluk renkli, siyah beyaz' -M. Çınarlı.

36 görüntülenme

suya göstermek

hafifçe yıkamak.

36 görüntülenme