En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

ata eyer gerek, eyere er gerek

bir işletmeyi önce donatıp sonra da iyi bir yöneticiye teslim ederseniz istediğiniz verimi alırsınız.

27 görüntülenme

düğün olur iki kişiye, kaygısı düşer deli komşuya

akılsız kişi, başkalarının eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar.

27 görüntülenme

hak yerini bulur (yerde kalmaz)

haksızlık er geç ortaya çıkar.

27 görüntülenme

boş eşek yorga gider

üzerinde bir görev bulunmayan kaygısız kişi, rahat rahat, istediği gibi yaşar.

27 görüntülenme

merhametten maraz doğar (hasıl olur)

kimi kişiler, kendilerine acıyıp iyilik edenlerin başını derde sokarlar veya bu iyiliği kötüye kullanırlar.

27 görüntülenme

atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar

büyüklerinin sözünü tutmayıp onların gösterdikleri yoldan gitmeyenler toplum içinde ziyan olup giderler.

27 görüntülenme

halayıktan kadın olmaz, gül ağacından odun

her şey, kendisinden beklenen görevi yapabilecek niteliklere sahip olmalıdır.

27 görüntülenme

atasını tanımayan Allah'ını tanımaz

babaya itaat etmeyen kimse, ana ve babaya itaat etmeyi buyuran Tanrı’yı da tanımıyor demektir.

27 görüntülenme

boynuz kulaktan sonra çıkar, ama kulağı geçer

bir konu üzerinde sonradan yetiştikleri hâlde kendilerinden önce yetişmiş olanları geçenler vardır.

27 görüntülenme

dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur

bu dünyada tasasız olan insan yoktur.

27 görüntülenme

su aktığı yere (yine) akar

daha önce bize yararı dokunmuş olan güzel bir durum, bugün bulunmasa bile yarın yine ortaya çıkar.

27 görüntülenme

atın bahtsızı arabaya düşer

değerli ama talihsiz kimseler, kişiliklerine uygun olmayan ağır ve aşağılık işlerde kullanılırlar.

27 görüntülenme

bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

sözleri ve davranışları birbirini tutmuyor, çelişiyor.

27 görüntülenme

atın dorusu, yiğidin delisi

atın doru renkli olanı, kişinin ise gözünü budaktan esirgemeyeni makbuldür.

27 görüntülenme

bugün bana ise yarın sana

bugün birinin başına gelen kötü bir durum, daha sonra başka birinin de başına gelebilir.

27 görüntülenme

düşmana yarak (silah) gerek, ya düşmandan ırak gerek

düşmanın hakkından gelebilmek için silah gerekir eğer silahınız yoksa düşmandan uzak durunuz.

27 görüntülenme

atın ürkeği, yiğidin korkağı

at da kişi de hep tehlike içinde imişler gibi uyanık olmalıdırlar.

27 görüntülenme

atın varken yol tanı, ağan varken el tanı

elde imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir.

27 görüntülenme

buğday başak verince orak pahaya çıkar

gereksinim duyulan şey değer kazanır.

27 görüntülenme

atına bakan ardına bakmaz

görevini eksiksiz yapan, aracını iyi kullanan kimse kendisini kötü duruma düşmekten kurtarmış olur.

27 görüntülenme

atlar tepişir, arada eşekler ezilir

büyüklerin çatışmasından küçükler zarar görür.

27 görüntülenme

katranı kaynatsan olur mu şeker?

kişi, kendi özünü veya asıl özelliklerini değiştirmiş gibi görünse de asla değişmez.

27 görüntülenme

bülbülün çektiği dili belası

ilerisi düşünülmeden söylenen söz insanın başına dert açabilir.

27 görüntülenme

yumuşak huylu atın çiftesi pek olur

yumuşak huylu kimseler öfkelendiklerinde aşırı davranışlarda bulunurlar.

27 görüntülenme

ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını

bir girişimden iyi sonuç almak isteyen, o işin temelini sağlam kurmalıdır.

27 görüntülenme

haydan gelen huya gider

kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar.

27 görüntülenme

cahilin dostluğundan arifin düşmanlığı yeğdir

akılsız kimse iyi niyetli olsa dahi yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını hesap edemediğinden dostuna bilmeyerek fenalık edebilir, akıllı düşmanın yapacağı kötülükse akıl yoluyla sezilir ve gereken tedbir alınabilir.

27 görüntülenme

ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur

verimin bol olması, kullanılan malzemenin bol olmasına bağlıdır.

27 görüntülenme

yüğrük at yemini artırır

bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.

27 görüntülenme

hayvan koklaşa koklaşa, insan konuşa konuşa

insanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

27 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

kısmet beklemek

evlenmeyi, evleneceği kimseyi beklemek: 'Şimdi genç değil, şöyle kırkını, kırk beşini aşmış, efendiden, ağırbaşlı bir kısmet bekliyor.' -H. Taner.

114 görüntülenme

dal sürmek

yayılmak, kaplamak: 'Yüreğinde onmaz bir karıncalanma vardı; onmaz bir kıpırtı dal sürüyordu, durmadan filizleniyordu.' -B. Günel.

114 görüntülenme

façuna etmek

sürtünme veya hava olaylarından korumak amacıyla halatı ince iple sarmak.

114 görüntülenme

tepeden tırnağa süzmek

herhangi bir sebeple birine dikkatlice bakmak.

114 görüntülenme

çiğlik etmek

ters veya yersiz bir davranışta bulunmak: 'Etrafını saranla, çiğlik ettin, adam sana vereceğini vermiş, daha ne versin, dediler.' -N. Cumalı.

114 görüntülenme

faka basmak

aldatılmak, tuzağa düşmek.

114 görüntülenme

sayısını Allah bilir

'o kadar çok ki saymakla bitmez' anlamında kullanılan bir söz.

114 görüntülenme

cephe açmak

savaş olmayan bir bölgede, savaşa hazırlanmak ve başlamak: 'Avusturyalılara karşı Makedonya'da cephe açarak Selanik'e otuz bin asker çıkardılar.' -N. Cumalı.

114 görüntülenme

methiye düzmek

övmek, övgü şiiri yazmak.

114 görüntülenme

(birine) gün doğmak

isteklerini gerçekleştirmek için iyi bir duruma erişmek veya eline olağanüstü bir fırsat geçmek.

114 görüntülenme

yolu açık olmak

bir iş, önünde engel olmamak.

114 görüntülenme

güdük kalmak

1) büyüyememek, küçük, bodur kalmak; 2) mec. bitmemiş, sonuç vermemiş durumda olmak.

114 görüntülenme

abıhayat içmiş

yaşı çok ilerlemiş olmasına karşın genç görünen (kimse).

114 görüntülenme

geri saymak

geriye doğru saymak.

114 görüntülenme

ahiretini yapmak (zenginleştirmek)

hayır işleri yaparak sevap kazanmak.

114 görüntülenme

(birine) kan kusturmak

çok eziyet çektirmek: 'Fakat sonra bana haftalarca kan kusturdunuz, dedim.' -R. N. Güntekin.

114 görüntülenme

kafa tutmak

boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek: 'Hocalara, amirlere, büyüklere kafa tutmak sökmezdi.' -R. N. Güntekin.

114 görüntülenme

cevahir yumurtlamak

tkz. cevher yumurtlamak.

114 görüntülenme

dişini tırnağına takmak

1) çok büyük güçlüklere, sıkıntılara katlanmak: 'Türk milleti İstiklal Savaşı'nda varlığını dişini tırnağına takarak göstermişti.' -A. Erhat. 2) bütün gücünü kullanmak.

114 görüntülenme

dikiz etmek (geçmek)

gözetlemek: 'İsterseniz siz masanın altından dikiz edin ama belli olmasın.' -R. N. Güntekin.

114 görüntülenme

kendini toparlamak (toplamak)

1) herhangi bir konuda eskiden kötü olan durumunu düzeltmek: 'Bir zamanlar benim de onların arasında bulunduğumu söyleyecek gibi oluyor fakat hemen kendimi toparlıyordum.' -Ö. Seyfettin. 2) bir konuda dikkatini yoğunlaştırmak: 'Tanıdığı hastanelerden birini tarif etmek için tekrar kendini toplamaya çalıştı.' -P. Safa. 3) sağlığına kavuşmak: 'Geçen sene bir buçuk şişe içti, biraz kendini toparladı.' -M. Ş. Esendal. 4) çeki düzen vermek: 'Seyfi, derhâl kendini topluyor ve hürmetle eğilerek uzaktan başıyla kadına bir selam veriyor, kadın mukabele ediyor.' -E. M. Karakurt.

114 görüntülenme

cevher yumurtlamak

tkz. değerli sözler söylediğini sanarak saçmalamak: 'Sofrada biraz fazla kaçırdığı şarabın ateşiyle daha saatlerce cevherler yumurtlayacaktı.' -Ö. Seyfettin.

114 görüntülenme

(birinin) güzel hatırı için

yüzünden, sebebiyle: 'İnanınız ki müdürün güzel hatırı için işime başladım.' -M. Ş. Esendal.

114 görüntülenme

zifafa girmek

gerdeğe girmek: 'Zifafa girdiği gece kaynatası ölüverdi.' -Ö. Seyfettin.

114 görüntülenme

(hava) ayaza çekmek

kışın kuru soğuk artmak.

114 görüntülenme

avazı çıktığı kadar

çok yüksek sesle: 'Avazı çıktığı kadar haykırmak istiyordu.' -P. Safa.

114 görüntülenme

ceza çekmek

1) hapiste yatmak: Hırsızlıktan üç ay ceza çekti. 2) manevi bakımdan işlenen suçun ağırlığını çekip sıkıntı ve üzüntü içinde kalmak.

114 görüntülenme

acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek)

1) bir şeyin acısını derinden duymak; 2) kötü bir şey olacağını düşünerek önceden üzülmek.

114 görüntülenme

mihenge vurmak

denemek.

114 görüntülenme

pandik atmak

elle sarkıntılık etmek.

114 görüntülenme