En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

bal bal demekle ağız tatlanmaz

sözde kalan dilek ve tasarıların iş bitirmede hiçbir etkisi olmaz.

22 görüntülenme

erkek koyun kasap dükkânına yakışır

miskin erkek, yaşamaya layık değildir.

22 görüntülenme

erkekliğin onda dokuzu kaçmaktır

tehlikeden kaçan kazançlı çıkmış.

22 görüntülenme

balcı kızı daha tatlı

güzel mal satan kimselerden alınan şeyler daha çok hoşa gider.

22 görüntülenme

erken kalkan (çıkan) yol alır, er evlenen döl alır

yapacakları işe erken başlayanlar kazançlı olurlar.

22 görüntülenme

çöreğin büyüğü, hamurun (unun) çoğundan olur

verimin bol olması, kullanılan malzemenin bol olmasına bağlıdır.

22 görüntülenme

ağzıyla içmesini bilmek

sözünü, sohbetini karşıdaki kişiyi incitmeyecek bir biçimde ayarlamak.

22 görüntülenme

alıcı kuşun ömrü az olur

başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar.

22 görüntülenme

adam gibi

1) terbiyeli, akıllı uslu; 2) adamlığa, insanlığa yaraşır yolda; 3) iyice.

22 görüntülenme

çuvaldız yurdusu (gözü) kadar yerden deve denli soğuk girer

1) soğuk küçücük bir delikten bile girebilir ve rahatsızlık verebilir; 2) bazı küçük olaylar büyük olaylara yol açabilir.

22 görüntülenme

eski düşman dost olmaz

birçok nedenin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık, dostluğa dönüştürülemez.

22 görüntülenme

eskisi olmayanın yenisi (acarı) olmaz

yeni bir şey edinildiğinde eskisi hemen elden çıkarılmamalıdır.

22 görüntülenme

adam içine karışmak

bir topluluğa girmek, kendisine değer verilir olmak.

22 görüntülenme

ah çekmek

derin bir keder veya özlemle içten gelerek ah demek.

22 görüntülenme

eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış

kaba ve ahmak kişinin hoşa gitsin diye söylediği sözler ve yaptığı işler, kaba ve incitici olur.

22 görüntülenme

Allah bilir ama kul da sezer

bir işin nasıl bir sonuç vereceğini ancak Tanrı bilir ama insan da kafasını kullanarak aşağı yukarı bir tahminde bulunabilir.

22 görüntülenme

adama benzemek (dönmek)

1) giyim kuşamıyla, davranışlarıyla insana yakışır bir biçim almak: 'Bak gördün mü, isteyince adama dönüyorsun.' -E. Işınsu. 2) beğenilir duruma gelmek: Şimdiki belediye başkanı sayesinde şehir adama benzedi.

22 görüntülenme

ahenk almak

uyumlu duruma gelmek.

22 görüntülenme

ahenk vermek

düzeni, uyumu sağlamak: 'Türk diline en asil ahengini veren sanatkârı düşüneceğiz.' -O. S. Orhon.

22 görüntülenme

iki cambaz bir ipte oynamaz

kurnazlıkta eşit olan iki kimse birbirlerini aldatamaz.

22 görüntülenme

baş başa bağlı, baş da şeriata (yasaya, padişaha)

biz yöneticinin buyruğu altındayız ama yönetici de toplum için konulmuş olan kanunlar ne diyorsa onu uygular, onun dışına çıkamaz.

22 görüntülenme

dağ yürümezse abdal yürür

büyüklük taslayan birinde bitecek bir işimiz varsa biz onun ayağına gidip işimizi görmeliyiz.

22 görüntülenme

eşeğin sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin

kötü bir sonuç meydana geldiğinde sorumlu olmamak için işi, sahibinin isteğine uygun olarak yap.

22 görüntülenme

ahını yerde koymamak

öcünü almak: 'Sen öz babanın öcünü alamadın diye o da dedesinin ahını yerde mi koyacaktı?' -N. Hikmet.

22 görüntülenme

ahireti boylamak

tkz. ölmek.

22 görüntülenme

baş nereye giderse ayak da oraya gider

küçükler büyüklerin izinde gider, her işte onları örnek tutarlar.

22 görüntülenme

adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork

duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

22 görüntülenme

ahkâm yürütmek

bir sözden kendi anlayışına göre sonuçlar çıkarmak.

22 görüntülenme

parayı veren düdüğü çalar

para harcadığında insan istediğini elde edebilir.

22 görüntülenme

ahlatın iyisini dağda ayılar yer

kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

hava bulanmak

yağmur yağacak duruma gelmek.

88 görüntülenme

mihenge vurmak

denemek.

88 görüntülenme

(bir şeyi) bir köşeye atmak

gerektiğinde kullanılmak için bir yere koymak.

88 görüntülenme

zihnini altüst etmek

düşüncelerini karmakarışık duruma getirmek: 'Günlerden beri bu düşünce, Anadolu'ya geçmek zihnini altüst ediyordu.' -S. Kocagöz.

88 görüntülenme

avucunun içine almak

bir kimseyi baskı ve etkisi altına almak.

88 görüntülenme

baş döndürmek

başarıdan, gururdan, sevinçten çok mutlu duruma getirmek, aşırı heyecanlandırmak: 'Ordu karargâhına giriş, artık bir mabede çıkılıyor gibi baş döndürür.' -F. R. Atay.

88 görüntülenme

cezbeye tutulmak (kapılmak)

bir duygu veya bir inanışın etkisiyle aşırı ölçüde coşup kendinden geçmek: 'Cezbeye tutulmuş gibi haykırdım, Türkçe haykırdım.' -A. Gündüz.

88 görüntülenme

boru değil

hlk. 'azımsanacak, küçümsenecek, önem verilmeyecek şey değil' anlamında kullanılan bir söz: 'Gençlik bu, boru değil.' -A. İlhan.

88 görüntülenme

(bir şeyi) deve yapmak (etmek)

başkasının malını kendine mal etmek: 'Onu soyup soğana çevirecek, babasından kalan evleri, dükkânları birtakım maceralar yüzünden deve yapacaktı.' -O. C. Kaygılı. 'Allem ettiler kallem ettiler sonunda bizim eşeği deve ettiler.' -Halikarnas Balıkçısı.

88 görüntülenme

perde inmek

1) hlk. gözde katarakt olmak; 2) hlk. gizlemek, örtmek; 3) bir tiyatro oyunu bitmek.

88 görüntülenme

aç doyurmak

yoksulları beslemek.

88 görüntülenme

kafası şişmek

1) zihni yorulmak; 2) gürültüden tedirgin olmak.

88 görüntülenme

ocağını yeşertmek

aile yuvasını canlandırmak: 'Aşkla, şevkle ocağını yeşertecek birini istiyordu.' -Y. Kemal.

88 görüntülenme

ele geçmek

1) yakalanmak: 'Nihayet bir defasında tam iki ay izini kaybetmiş, bir türlü ele geçmemişti.' -R. H. Karay. 2) edinilmek.

88 görüntülenme

tetikte (tetik) olmak (beklemek, bulunmak, durmak)

her an uyanık ve hazır bulunmak: 'Güldane tehlikeyi sezmiş gibi tetikte.' -T. Buğra. 'Onun sakinliği etrafta tetikte bekleyen karısına, çocuklarına da geçti.' -N. Cumalı. 'Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır.' -A. İlhan.

88 görüntülenme

açık kapamak

bütçenin gider fazlasını, para sağlayarak ortadan kaldırmak.

88 görüntülenme

(üstünden veya paçalarından) kibarlık akmak

tkz. aşırı derecede kibar davranmak.

88 görüntülenme

(bir şeyi) imza etmek

imzalamak: 'Bir haftaya kalmayacak, bizim delegeler sulhu imza edecekler.' -Ö. Seyfettin.

88 görüntülenme

dengi dengine

uygun olanıyla: 'Şehrin ortasında bir kurulu düzen var ki dengi dengine işleyip duruyor.' -N. Meriç.

88 görüntülenme

bir ayağı çukurda olmak

1) yaşayacak çok az zamanı kalmış olmak: 'Ben, bir ayağı çukurda hasta bir ihtiyarım.' -M. Yesari. 2) çok yaşlanmış olmak.

88 görüntülenme

havasını almak

1) kalorifer peteğinde oluşan havayı boşaltarak sıvı maddenin dolmasını sağlamak; 2) mec. birinin eli boş çıkmak; 3) mec. birini sakinleştirmek; 4) mec. karşıdaki kişinin böbürlenmesinin boşuna olduğunu ortaya çıkarmak.

88 görüntülenme

açıklık getirmek

bir konu veya sorunu anlaşılır duruma getirmek.

88 görüntülenme

dar kaçmak

istemediği bir çevreden kendini dışarı atmak.

88 görüntülenme

tezgâhtarlık etmek

bir şeyi beğendirmeye çalışmak için fazlaca konuşmak, lüzumsuz yere övmek, methetmek.

88 görüntülenme

(bir şeyi) masaya yatırmak

bir konuyu, olayı enine boyuna araştırmak.

88 görüntülenme

boyunduruğa vurmak

baskı altına almak.

88 görüntülenme

su götürür yeri olmamak

başka türlü yorumlanacak bir yönü bulunmamak: Yapılanların su götürür yeri kalmadı.

88 görüntülenme

bugünden tezi yok

hemen şimdi, derhâl: 'Bugünden tezi yok, şimdi buradan çıkıp oraya gidiyorum.' -H. R. Gürpınar.

88 görüntülenme

akideyi bozmak (akidesi bozulmak)

doğru bilinen bir inanış veya gidişten ayrılmak.

88 görüntülenme

kula kul olmak

bir kimsenin buyruğu altında bulunmak.

88 görüntülenme