En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

kısmetten fazlası olmaz

kişi ne kadar çabalarsa çabalasın alın yazısındaki şeye ulaşır.

25 görüntülenme

hile ile iş gören mihnet ile can verir

işlerine hile karıştırıp başkalarını aldatan kişi son nefesini azap içinde verir.

25 görüntülenme

ağzını toplamak

söylemekte olduğu kötü söz veya küfürleri kesmek: 'Evvela ağzını topla! Ağzını bozarsan ben de senden aşağı kalmam.' -S. F. Abasıyanık.

25 görüntülenme

horoz ölür, gözü çöplükte kalır

yaşanılmış, alışılmış, erişilmiş bir durum veya makam yitirildikten sonra, göz o durum veya makamda kalır.

25 görüntülenme

huy canın altındadır

insanı alışkanlıklarından, huylarından vazgeçirmek mümkün değildir.

25 görüntülenme

alçak uçan yüce konar, yüce uçan (konan) alçak konar (uçar)

alçak gönüllü olan toplum içinde saygı görür ve yücelir, kendisini herkesten üstün gören sevilmez ve toplum içinde iyi bir yer edinemez.

25 görüntülenme

alçak yer yiğidi hor gösterir

basit bir çevrede yaşayan, önemsiz bir görevde çalışan her yönden değerli olan kişi önemsiz bir görevde çalışıyorsa yeteneklerini tam olarak gösteremez, bundan dolayı değeri anlaşılmaz.

25 görüntülenme

erkeklik sende kalsın!

karşısındakinin yakışıksız davranışına uyup da tatsızlık çıkarma, efendice davran!

25 görüntülenme

ağzının tadı bozulmak (kaçmak)

bir kimsenin kurulu düzeni, dirliği bozulmak.

25 görüntülenme

iki dinle bir söyle

çok konuşmak doğru değildir.

25 görüntülenme

esmere al bağla, karşısına geç ağla

esmer insana kırmızı renkli giysi yakışmaz.

25 görüntülenme

dağ başından duman eksik olmaz

büyük adamların, büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri, sıkıntıları vardır.

25 görüntülenme

baskısız tahtayı yel alır, yel almazsa sel alır

kontrol altında bulundurulmayan veya gereği gibi korunmayan gençler kötü yollara sürüklenebilirler.

25 görüntülenme

iki at bir kazığa bağlanmaz

ayrı ayrı düşünceleri ve kişilikleri bulunan iki kişi bir arada yaşayamaz, bir işi birlikte yapamazlar.

25 görüntülenme

tüccar züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar

1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

25 görüntülenme

Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz

alın yazısı ne ise o olur.

25 görüntülenme

Allah sağ gözü (eli) sol göze (ele) muhtaç etmesin

Tanrı kimseyi kimseye, en yakınlarına bile muhtaç etmesin.

25 görüntülenme

dam dolusu tükenmiş, damlayan tükenmemiş

az da olsa sürekli gelir, ne denli çok da olsa, giderek tükenen hazırı yemekten daha iyidir.

25 görüntülenme

damdan düşen damdan düşenin hâlinden (hâlini) bilir

iyi bir durumdayken kötü duruma düşen kimse, başına aynı durum gelen kimsenin derdini iyi anlar.

25 görüntülenme

parası (akçesi) ucuz olanın kendisi kıymetli olur

parasını esirgemeyen, cömert kimseyi herkes el üstünde tutar.

25 görüntülenme

ulu sözü dinlemeyen, uluyakalır

büyüklerin verdiği her öğüt yaşadıkları veya tanık oldukları bir olaya dayanır, bir büyüğün kulak ardı ettiğimiz sözünün önemini, başımız derde girip sızlanmaya başladığımız zaman anlarız.

25 görüntülenme

eşek kocamakla tavla başı olmaz

anlayışsız kişi ne kadar yaşlanırsa yaşlansın baş olacak bir olgunluğa ulaşamaz.

25 görüntülenme

korkak bezirgân ne kâr eder ne zarar (ziyan)

iş yapmaya korkan tüccar, kendisini zarardan korur ancak kazanç da sağlayamaz.

25 görüntülenme

başa gelen çekilir

çaresiz durumlara düşüldüğünde insan kendini üzüntüye kaptırmayıp bu durumlara sabır göstermelidir.

25 görüntülenme

cins cinse çeker

her insan veya yaratık az çok soyuna benzer.

25 görüntülenme

almadığın hayvanın kuyruğunu tutma

almayacağın bir şeye alacakmışsın gibi yakın ilgi gösterme, işinde çalıştırmayacağın kimseye çalıştıracakmışsın gibi umut verme.

25 görüntülenme

etle tırnak arasına girilmez

aile anlaşmazlıklarında bir yanı tutmak doğru değildir.

25 görüntülenme

altın adı pul oldu, kız adı dul oldu

uygunsuz davranışları yüzünden temiz tanınan kişiliği lekelendi.

25 görüntülenme

deve deve yerine çöker

yitirilen değerli kimsenin, elden çıkan değerli şeyin yeri boş kalmaz.

25 görüntülenme

köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmez

kişi, bir tehlike karşısında her yerden umudu kesilip kendine güvenmekten başka çare kalmadığını anlamadıkça kurtuluş yolunu bulamaz.

25 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

elde kalmak

geride kalmak: 'Çöküyor dört tarafa uğursuz bir karanlık / Elde kalan, çökmeyen bir şey var: Kahramanlık' -F. N. Çamlıbel.

112 görüntülenme

bitmek tükenmek bilmemek

bir türlü sonu gelmemek, eksilmemek: 'Kendisine ikram edilen kahveyi içerken her nefes alış verişinde göğsündeki taşın o bitmek tükenmek bilmez takırtıları duyuluyordu.' -İ. O. Anar.

112 görüntülenme

ileri geri etmemek

uzun boylu tartışmamak, sorgu sual etmemek: 'Hiç pazarlığa sorguya kalkışmadan, hiç ileri geri etmeden dayağa başladılar, vurduklarını da attan aşağı yıktılar.' -M. Ş. Esendal.

112 görüntülenme

dama çıkmak

cinsel istekleri artmak.

112 görüntülenme

(birinin) hatırından çıkmamak

sevdiği, saydığı birinin isteğini reddetmeyip gönlünü kırmaktan çekinmek.

112 görüntülenme

sözü ağzında bırakmak

sözü ağzından almak.

112 görüntülenme

ileri götürmek

bir durum veya davranışta ölçüyü aşmak: 'Ukalalığı daha da ileri götürmüştü.' -S. F. Abasıyanık.

112 görüntülenme

avucunu yalamak

alay umduğunu ele geçirememek: 'Sen avucunu yalarsın! Beni daha fazla rahatsız etme, tamam mı?' -E. Bener.

112 görüntülenme

(bir şeyi) başlangıç tutmak (almak)

bir işi, bir dönemin, başladığı nokta veya tarih olarak kabul etmek, belirtmek: 'Tarihler, bu sorunu açıklarken 1071 yılını başlangıç tutarlar.' -C. Uçuk.

112 görüntülenme

üst perdeden konuşmak

üstünlük taslayarak söz söylemek: 'Sen böyle üst perdeden konuşuyorsun çünkü etrafındaki o çomarlara güveniyorsun.' -R. C. Ulunay.

112 görüntülenme

boy atmak

boyu uzamak, boylanmak, gelişmek.

112 görüntülenme

gır atmak

konuşmak, laf atmak.

112 görüntülenme

dizleri kesilmek (tutmamak)

dizlerinde derman, güç kalmamak: 'Şuracıktan şuracığa yürüyemedim. Dizlerim kesiliverdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

112 görüntülenme

o kapı (mahalle) senin bu kapı (mahalle) benim

sürekli gezip dolaşmayı anlatan bir söz: O kapı senin bu kapı benim, akşamı eder.

112 görüntülenme

yufka açmak

hamuru yufka durumuna getirmek.

112 görüntülenme

değiş etmek

hlk. bir şey verip yerine başka bir şey almak: Buğdayı pirinçle değiş etmek.

112 görüntülenme

amma da yaptın ha!

söylenen bir söze pek inanılmadığını ve şaşıldığını anlatan bir söz.

112 görüntülenme

cezbeye tutulmak (kapılmak)

bir duygu veya bir inanışın etkisiyle aşırı ölçüde coşup kendinden geçmek: 'Cezbeye tutulmuş gibi haykırdım, Türkçe haykırdım.' -A. Gündüz.

112 görüntülenme

gırtlağından kesmek

herhangi bir amaç için yiyeceğinden kısıntı yapmak, boğazından kesmek, tasarruf etmek.

112 görüntülenme

yara açmak

1) vücutta veya bir şeyin yüzünde yara oluşmasına sebep olmak; 2) mec. büyük üzüntü vermek.

112 görüntülenme

fartası furtası olmamak

patavatsızca konuşmak.

112 görüntülenme

özür dilemek

1) özrünü ileri sürerek bir işi yapmayı istememek, bir işten bağışlanmasını istemek: 'Onları, ayakta bekleyenleri görünce özür diledi.' -N. Araz. 2) yaptığı bir yanlıştan ötürü bağışlanmasını istemek: 'Karyolasına ilişti, odası için özür dileyip dilememeyi düşündü.' -P. Safa.

112 görüntülenme

(birine) kucak (kucağını) açmak

1) korumak: 'Paris'teki hemşehriler bana büyük bir sevgi ve emniyetle kucaklarını açmışlardı.' -R. N. Güntekin. 2) sığınacak yer vermek: 'Her çalışmak isteyene kucak açmışlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

112 görüntülenme

damarına (damarlarına) işlemek

kötü bir huy, vazgeçilmez bir biçimde yerleşmek.

112 görüntülenme

boş dönmek

hiçbir şey elde edemeden geri gelmek: 'Ankara'ya giden hiçbir heyetin geri boş döndüğünü görmedik.' -Y. Kemal.

112 görüntülenme

papara (paparasını) yemek

azar işitmek: 'Mebrure ... Nesrin'in paparasını yedikten sonra başını yere eğerek kuyruğunu sallayan büyük köpeği gördü.' -P. Safa.

112 görüntülenme

papaz gibi

saçı, sakalı uzayıp birbirine karışmış (kimse).

112 görüntülenme

yuları birinin elinde olmak

bir kimsenin davranışları birinin denetiminde, yönetiminde olmak.

112 görüntülenme

aç doyurmak

yoksulları beslemek.

112 görüntülenme

peşine düşmek (gitmek)

1) arkasından gitmek, izlemek: 'Kaçarsa peşine düşerek ona korkulu dakikalar geçirtiyordu.' -Y. N. Nayır. 2) bir isteğin gerçekleşmesini sağlamaya çalışmak: 'Her biri bir yere, ekmek parası peşine gittiler, kendi başlarını da kurtardılar.' -M. Ş. Esendal.

112 görüntülenme