En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

herkesin bir derdi var, değirmencininki su

herkesin kendi yaşayışı ile ilgili bir derdi vardır, bir kişinin derdi ötekininkine benzemez.

19 görüntülenme

kılık kıyafet köpeklere ziyafet

giyinişi ve görünüşü kötü ve tiksindirici olanlar için söylenen bir söz.

19 görüntülenme

çok gezen çok bilir

çok gezen, çok yer gören çok şey öğrenir; çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilemez.

19 görüntülenme

akşam ise yat, sabah ise git

geceler uyku, gündüzler iş zamanıdır.

19 görüntülenme

hesabı pak olanın, yüzü ak olur

doğruluktan şaşmayan, yasa dışı yollara sapmayanı kimse karalamayız.

19 görüntülenme

kırkından sonra at olup da kuyruk mu sallayacak

vakti geçmiş, artık işe yaramayacak durumda.

19 görüntülenme

kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar

yaşlandıktan sonra bir şey öğrenmeye, yeni bir iş yapmaya başlayan kimsenin bunu başarmaya ömrü yetmez.

19 görüntülenme

öksüz oynaşa çıkmış, ay akşamdan doğmuş

talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşısına akla gelmedik engeller çıkar.

19 görüntülenme

ağzını havaya (poyraza) açmak

alay umduğunu elde edememek.

19 görüntülenme

ağzını hayra aç!

kötü ihtimaller söz konusu edildiğinde 'Tanrı korusun' anlamında kullanılan bir söz.

19 görüntülenme

al kaşağıyı gir ahıra, yarası (yağırı) olan gocunur (gocunsun)

bir yolsuzluğun suçluları aranırken o işte kusuru olan kişi telaşlanır.

19 görüntülenme

çocuk düşe kalka büyür

çocuk yürümeye başladığı sırada sık sık düşer, anne baba bu duruma üzülmemelidir.

19 görüntülenme

hikmetinden sual olunmaz

1) sonucunun sebebi sorulmaz, araştırılmaz; 2) Allah’ın yaratıcı gücü karşısında sebep aranmaz.

19 görüntülenme

ölmüş de ağlayanı yok

çok kötülüğe uğramış, desteği ve yardım edeni bulunmayan kişi için söylenen bir söz.

19 görüntülenme

hocanın dediğini yap (söylediğini dinle), yaptığını yapma

öğreten kimseler doğruyu bilirler ama çoğu zaman bunu kendileri yapmazlar.

19 görüntülenme

çok bilen (söyleyen) çok yanılır

çok bildiği için kendine güvenen kişi, bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır.

19 görüntülenme

gün olur yılı besler, yıl olur günü beslemez

öyle zaman olur ki bir aylık kazanç insanı bir yıl geçindirir, öyle zaman da olur ki bir yıllık kazanç bir ay geçindirmeye yetmez.

19 görüntülenme

her düşüş, bir öğreniş

kişi her yanlış davranışının acı sonucundan bir ders almalıdır.

19 görüntülenme

çok koşan çabuk (çok, tez) yorulur

sürekli çalışabilmek ve sonuç elde edebilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir.

19 görüntülenme

erkeklik sende kalsın!

karşısındakinin yakışıksız davranışına uyup da tatsızlık çıkarma, efendice davran!

19 görüntülenme

çok söz (laf) yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz

bol kazancın içinde yasa dışı elde edilmiş para bulunduğu gibi çok konuşanın sözleri arasında da mutlaka yalan bulunur.

19 görüntülenme

ırmaktan geçerken at değiştirilmez

bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır.

19 görüntülenme

ıssız eve it buyruk

aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır.

19 görüntülenme

ırz insanın kanı pahasıdır

insan ırzını, namusunu korumak için canını feda eder.

19 görüntülenme

ısıracak it (köpek) dişini (dişlerini) göstermez

kötülük edecek kimse önceden haber vermez, belli etmez.

19 görüntülenme

ağzının tadını kaçırmak

1) neşesini, keyfini bozmak: 'Ben o kadınlardan değilim ki, evin büyüğü ben olacağım diye tutturup akılsızlıklarla ağzımın tadını kaçırayım.' -M. Ş. Esendal. 2) bir kimsenin kurulu düzenini bozmak.

19 görüntülenme

ısıramadığın (bükemediğin) eli öp başına ko

düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

19 görüntülenme

iki serçeden börek olur

insanların birbirlerine her zaman gereksinimleri olur.

19 görüntülenme

eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez

aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.

19 görüntülenme

ısmarlama hac, hac olmaz

kişi, kendisi yapması gereken bir işi başkasına yaptırmamalıdır.

19 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(bir şeyi) hazır etmek

hemen kullanabilecek duruma getirmek.

86 görüntülenme

yuları teslim etmek

yuları ele vermek.

86 görüntülenme

iş göstermek

yapması için birine iş vermek, iş buyurmak.

86 görüntülenme

lök gibi

bütün heybetiyle, ağırlığıyla (oturmak, çökmek).

86 görüntülenme

(birinin) iştahı kabarmak

isteği çoğalmak, heveslenmek: 'Derken, yavaş yavaş benim de iştahım kabarmaya başladı.' -R. N. Güntekin.

86 görüntülenme

kafası yerine gelmek

kendini toparlamak, kendine gelmek.

86 görüntülenme

misafir gibi oturmak

1) bulunduğu yerden her an ayrılacakmış gibi eğreti, üstünkörü oturmak; 2) mec. hiç iş yapmamak.

86 görüntülenme

iş vermek

1) birine yapacak iş göstermek; 2) argo gönlü olduğunu gösterecek davranışlarda bulunmak, pas vermek.

86 görüntülenme

kötürüm olmak (kalmak)

1) yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyememek: 'Mağdurun belinden aşağısını felce uğrattı, bütün hayatı boyunca kötürüm kaldı.' -B. Felek. 2) mec. güçsüz kalmak: 'Acılıyım karım öleli / Kalmışım yarı kötürüm' -B. Necatigil.

86 görüntülenme

lügat paralamak

konuşma dilinde geçmeyen yabancı kelimeler kullanmak, ağdalı konuşmak: 'Deli eniştemiz, dil dökerek ve lügat paralayarak âlim görünmek isterdi.' -A. Ş. Hisar.

86 görüntülenme

işe girmek

göreve, çalışmaya başlamak.

86 görüntülenme

ters yüz etmek

1) bir süre kullanılmış olan giysilerin içini dışına çevirmek; 2) mec. değiştirmek: 'Erkeklik, yiğitlik kavramının ters yüz edilmesi irdelenmedi.' -A. Ağaoğlu. 3) mec. işleri bozmak; 4) mec. şüpheli duruma sokmak.

86 görüntülenme

akıl yürütmek

1) herhangi bir konuda fikir vermek; 2) tahminde bulunmak.

86 görüntülenme

gol atmak

topun karşı takımın kalesine girmesini sağlamak.

86 görüntülenme

havanda su dövmek

boşuna uğraşmak: 'Havanda su dövmeyelim, önce namussuzu bulalım sonra bunları konuşalım.' -M. İzgü.

86 görüntülenme

fayda vermemek

yararlı olmamak.

86 görüntülenme

keyfi oluncaya kadar

razı oluncaya kadar.

86 görüntülenme

açıklar livası olmak

alay işsiz ve kazançsız kalmak.

86 görüntülenme

(bir şeyi) kendi hâlinde bırakmak

üzerinde çalışmayarak geliştirmemek veya bakımsız bırakmak, işlememek: 'Nasıl çalışmayan küf tutarsa bir müessese de gençleştirilmez, kendi hâlinde bırakılırsa ihtiyarlar, yıkılır, dağılır.' -Ö. Seyfettin.

86 görüntülenme

(birinin) kanını kurutmak

canından bezdirmek.

86 görüntülenme

güneş çavmak

hlk. güneş yayılmak, güneş doğmak.

86 görüntülenme

kucağına düşmek

düşman, felaket, sefalet vb. kötü şeylerin veya durumların içine düşmek, onlarla karşılaşmak.

86 görüntülenme

güneşe karşı işemek

kaba saygı gösterilmesi gereken şeylere saygısızlık göstermek.

86 görüntülenme

rezil rüsva olmak

toplum içinde ayıplanacak bir duruma düşmek: 'Hasan, bu dediğini yapsaydı, dört başı mamur bir dayak yiyip âleme rezil rüsva olacaktı.' -O. C. Kaygılı.

86 görüntülenme

güneşin alnında (altında)

güneşin yakıcı ışınları altında.

86 görüntülenme

sorumluluk düşmek

sorumlu sayılmak, sorumlu olarak görülmek.

86 görüntülenme

iyi gelmek

1) yaramak: Ağrılarıma bu ilaç iyi geldi. 2) giyecek, üstüne olmak, uygun olmak: Palto üstüne iyi geldi. 3) uğurlu gelmek.

86 görüntülenme

akıntıya kapılmak

1) bir akıntının etki alanına girmek, akıntı ile birlikte sürüklenmek: 'Aralarından biri akıntıya kapıldığı zaman ötekiler var kuvvetleriyle dayanarak onu geri çekiyorlardı.' -R. N. Güntekin. 2) mec. etki altında kalarak bir topluluğun davranışına katılmak.

86 görüntülenme

(birine) tepeden bakmak

küçümsemek: 'Bilakis amele olmayanlara karşı tepeden bakar, onları bir ağacın üstündeki mantarlar gibi görür.' -N. Hikmet.

86 görüntülenme

(bir şeyi) rafa koymak (kaldırmak)

savsamak, artık üstünde durmamak, ihmal etmek: 'Anayasayı rafa kaldırarak keyfî, gelişigüzel sınırlar çizmeye kalkışmak, bu yaygaraları koparanların başlıca özelliğidir.' -N. Cumalı.

86 görüntülenme