En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

insan insanın şeytanıdır

uygunsuz arkadaş, insanı doğru yoldan saptırır, kötülüğe sürükler.

19 görüntülenme

insan kendini beğenmezse çatlar (ölür)

herkes kendini beğenir; bu, kendi aklını beğenmesinin sonucudur.

19 görüntülenme

insan kıymetini insan bilir

bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçebilecek nitelikteki insanlar anlar.

19 görüntülenme

insan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa

insanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

19 görüntülenme

herkesin geçtiği köprüden sen de geç

herkesin tuttuğu yoldan sen de git.

19 görüntülenme

berber berbere benzer ama başın Allah'a emanet

kendisini uzman olarak gösteren her kişiye güvenilmemelidir, malınızı canınızı tehlikeye sokabilir.

19 görüntülenme

ip inceldiği yerden kopar

bir durum, en çürük yerinden patlak verir.

19 görüntülenme

fırsat sakal altından geçer

fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir.

19 görüntülenme

anan güzel idi hani yeri, baban güzel idi hani evi

hiçbir duruma güvenilmez, bizim olan şeyler elimizde sürekli olarak kalmazlar.

19 görüntülenme

beylik fırın has çıkarır

devlet görevlisi olmak insana birçok kazanç sağlar.

19 görüntülenme

el el ile, değirmen yel ile

insanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.

19 görüntülenme

el üstünde gömlek eskimez

eğreti olarak alınan şey, dikkatle korunur; bir süre sonra olduğu gibi geri verilir.

19 görüntülenme

ar kadar eri olanın, dağ kadar yeri olur

çalışkan kişileri olan aile ve toplumlar her yerde bol kazanç elde ederler.

19 görüntülenme

gidilmeyen yer senin değildir

gidemediğiniz yerinizin, kullanamadığınız malınızın size bir yararı olmaz.

19 görüntülenme

araba devrilince (kırıldıktan sonra, kırılınca) yol gösteren çok olur

iş işten geçtikten sonra verilen öğüdün değeri yoktur.

19 görüntülenme

sakal keçide de var

sakal, kişiye değer kazandırmaz.

19 görüntülenme

dertsiz baş (kul) olmaz

derdi olmayan kimse yoktur, az çok herkesin derdi vardır.

19 görüntülenme

it değmekle (işemekle) deniz pis olmaz

doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.

19 görüntülenme

istediğini söyleyen istemediğini işitir

bir kimseye hakaret etmek, ağır sözler söylemek doğru değildir, o da ağır sözlerle karşılık verir.

19 görüntülenme

deve boynuz ararken kulaktan olmuş

elindekiyle yetinmeyip daha çoğunu arayan, elindekinden de olur.

19 görüntülenme

bir baş soğan bir kazanı kokutur

kötü bir kişi, kötü bir davranış, kötü bir söz büyük bir topluluğun huzurunu bozmaya yeter.

19 görüntülenme

bir dokun bin ah işit (dinle) (kâseifağfurdan)

insanları konuşturmak için biraz dertlerini deşmek yeter.

19 görüntülenme

arpa samanıyla, kömür dumanıyla

yararlanılan nesneleri eksiklikleriyle birlikte kabullenmek gerekir.

19 görüntülenme

gön yufka yerinden delinir

her iş en çürük yerinden patlak verir.

19 görüntülenme

yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder

bir iş, uzmanına değil de o işten anlamayana yaptırılırsa istenilen değil, ters bir sonuç elde edilir.

19 görüntülenme

bir ev (gemi) donanır, bir kız (çıplak) donanmaz

bir kızı donatmak, bir ev düzmekten daha güç, daha masraflıdır.

19 görüntülenme

sözü mü olur?

üzerinde konuşacak kadar önemi yok.

18 görüntülenme

kanaat gibi devlet olmaz

elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez.

18 görüntülenme

mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan

bu dünya gelip geçicidir, mala mülke fazla değer vermemek gerekir.

18 görüntülenme

kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar

kötülük, kötülük yapılarak düzeltilmez ancak iyilik yapılarak ortadan kaldırılır.

18 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(bir şeyin) davasını gütmek

sürekli olarak bir konuyu savunmak veya gündemde tutmak: 'Bütün edebiyatım, Tanin gazetesinin cumartesi sayılarında garpçılık davasını gütmekle geçiyor.' -F. R. Atay.

86 görüntülenme

tohuma kaçmak

şaka 1) üreme veya üretme gücü kalmamak; 2) yaşlanmak, evlenme çağı geçip kartlaşmak: 'Şimdi saçlarının tepeden döküldüğüne bakarak üzülüyor, arada bir, tohuma kaçıyoruz artık diye hayıflandığı da oluyordu.' -H. Taner.

86 görüntülenme

ketenpereye getirmek

dolandırmak.

86 görüntülenme

(birini) ahmak yerine koymak

bir kimseye aptalmış, anlamazmış gibi davranmak: 'Beni bir ahmak yerine koyarak bu yığını babamın rahat rahat uyuduğu bir yatak diye göstermesi...' -Y. K. Karaosmanoğlu.

86 görüntülenme

ümit kesmek

umut kesmek: 'Doktorların, hayatından ümit kestikleri bir sırada yavaş yavaş açılmış, hayata geri dönmüştü.' -A. Kulin.

86 görüntülenme

aklı durmak

düşünemez bir duruma gelmek, şaşırmak.

86 görüntülenme

ant içmek

bir şeyi yapmaya veya yapmamaya söz vermek, yemin etmek: 'Böyle uzaklaşınca ağır ağır o bizden / Biz ayrı düşmemeye ant içmiştik denizden' -F. N. Çamlıbel.

86 görüntülenme

(birini) araya koymak

bir işte sözü geçer bir kimsenin aracılığına başvurmak.

86 görüntülenme

ayak açmak (vermek)

âşıklar arasındaki tartışmalarda veya sıralı söyleyişlerde söze başlamak amacıyla kelime, kelimeler takımı, dize, beyit ile konuyu belirtmek.

86 görüntülenme

yüreği ferahlamak (hafiflemek)

kaygıdan kurtulmak.

86 görüntülenme

istifayı basmak

herhangi bir sebeple görevinden ani bir kararla çekilmek.

86 görüntülenme

cennet gibi

güzel, bakımlı (yer): 'Bu cennet gibi yerler gözümde zindan kesiliyor.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

86 görüntülenme

(bir şeyin) girdabına kapılmak

etkisinde kalmak, o şeyin çekiciliğinden kurtulamamak.

86 görüntülenme

kulak kıvırmak

domatesin olgunlaşmasını sağlamak için işlem yapmak.

86 görüntülenme

üstüne yok

'bundan daha iyisi olamaz, hepsinden iyisi bu' anlamında kullanılan bir söz: 'Güner desinler, bir ev döşemiş, üstüne yok.' -A. İlhan.

86 görüntülenme

karnı tok, sırtı pek

geçim sıkıntısı olmayan insanlar için kullanılan bir söz.

86 görüntülenme

kırdığı koz (ceviz) kırkı (bini) aşmak

sürekli yakışıksız davranışlarda bulunmak.

86 görüntülenme

ayak diremek

bir düşünceyi, bir davranışı sonuna kadar sürdürmek, kendi tutumundan şaşmamak: 'İnek sütü içmemekte hep böyle ayak direyecek misiniz?' -N. Hikmet.

86 görüntülenme

tamir görmek

onarılmak, düzeltilmek, yenilenmek: 'Köşk tamir görmekte olduğundan Gazi, bu küçük dairede oturuyordu.' -R. E. Ünaydın.

86 görüntülenme

mal meydanda

bir işin gizli bir yönünün olmadığını belirten bir söz.

86 görüntülenme

vakit geçirmek

oyalanmak, uğraşmak.

86 görüntülenme

yatağını ayırmak

ayrı yatakta yatmak: 'Bey, şimdi yemin edeceğim, yatağımı ayıracağım, anladın mı?' -M. Ş. Esendal.

86 görüntülenme

burnu sızlamak

duygulanmak: 'Orada zaman zaman sebepsiz yere burnu sızlardı insanın.' -M. Mungan.

86 görüntülenme

ar damarı çatlamış

utanç duyulacak şeyleri sıkılmadan yapan, utanmaz.

86 görüntülenme

yatıp kalkıp

her zaman, hep: Yatıp kalkıp anama dua ediyorum.

86 görüntülenme

çamur gibi

1) iyi pişmemiş ve siyah unla yapılmış (ekmek); 2) herkese sataşıp tedirginlik veren (kimse).

86 görüntülenme

tan yeri ağarmak

sabah olmaya başlamak, ufku belli belirsiz bir aydınlık kaplamak: 'Tan yeri ağarmış, gündüz olmaya başlamıştı.' -A. H. Müftüoğlu.

86 görüntülenme

kağnı gibi gitmek

çok yavaş gitmek.

86 görüntülenme

malum ya!

'bilinen şey' anlamında kullanılan bir söz: 'Bana gücenmeyiniz hanımefendi, malum ya, elçiye zeval yoktur.' -H. R. Gürpınar.

86 görüntülenme

vaktini şaşmamak

her şeyi tam zamanında yapmak.

86 görüntülenme