En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

hangi dağda kurt öldü?

birisinden beklenmeyen bir davranış görüldüğünde şaşma ve sitem bildirmek için kullanılan bir söz.

24 görüntülenme

mısıra 'yağmur geliyor' demişler, 'çapan birlik mi?' demiş

mısır bol su ister ama çapalanmazsa sudan gereği gibi yararlanılmaz.

24 görüntülenme

yoksul, ata binse selam almaz

yoksul kimse geçici olarak bile iyi bir duruma gelse herkese yüksekten bakar, kimseye selam bile vermez olur.

24 görüntülenme

hangi taşı kaldırsan, altından çıkar

1) her işten anlar veya anladığı iddiasında bulunur; 2) her işe karışır.

24 görüntülenme

kartala bir ok değmiş, yine kendi yeleğinden

bir kimseye en büyük kötülüğü kendisine çok yakın olanlar yapar.

24 görüntülenme

minareyi çalan kılıfını hazırlar

kolay kolay gizlenemeyecek kadar büyük bir yolsuzluğu yapan kimse, sorumluluktan kurtulma yollarını önceden düşünür.

24 görüntülenme

haramın temeli olmaz

haram kazanç, bir işe yaramadan telef olur gider.

24 görüntülenme

minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır (bitti beller)

önemli iş yapmamış olanlar, yapılmış önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar.

24 görüntülenme

su uyur, düşman uyumaz

düşmana karşı her zaman uyanık davranmak gerekir.

24 görüntülenme

kasım yüz elli, yaz belli

işin zor yanı atlatıldıktan sonra gerisi nasıl olsa gelir.

24 görüntülenme

harman sonu dervişlerindir

herkesin bol bol yararlandığı şeylerin artakalanından alçak gönüllüler yararlanır.

24 görüntülenme

yorgun eşeğin (öküzün) çüş (ıslık) canına minnet

verilen dinlenme fırsatı, yorgun kişiyi çok sevindirir.

24 görüntülenme

kavgada kılıç ödünç verilmez

kişi, savunma silahını başkasına verip kendisini savunamayacak ve yenilgiye uğrayacak duruma düşmemelidir.

24 görüntülenme

hastalık sağlık bizim için

insan sağ, esen olabildiği gibi hasta da olabilir.

24 görüntülenme

kavgada yumruk sayılmaz

kavga sırasında hem dayak yenilir hem de atılır.

24 görüntülenme

müflis bezirgân eski defterleri karıştırır

1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

24 görüntülenme

hastaya döşek sorulmaz

bir kişiye, onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerekli olup olmadığı sorulmaz.

24 görüntülenme

şaşkın misafir, ev sahibini ağırlar

başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

24 görüntülenme

her damardan kan alınmaz

herkesten yardım istenmez, istense de alınamaz.

24 görüntülenme

her firavunun bir Musa'sı çıkar

insanı, zalimce davranan birinden kurtaracak bir kimse her zaman bulunur.

24 görüntülenme

zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt ovada yolunu şaşırır

zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.

24 görüntülenme

ayı görmeden bayram etme

bir iş gerçekleşmeden ona oldu gözüyle bakılıp sevinilmemelidir.

24 görüntülenme

akarsu pislik tutmaz

bir insan ne kadar çok çalışırsa o kadar kötü düşünceden ve kötülük yapmaktan uzak olur.

24 görüntülenme

her gün bir olmaz

bir günün işleri, durumları, şartları başka bir gününkine uymaz.

24 görüntülenme

akarsuya inanma, eloğluna dayanma

akışı ne kadar yavaş olursa olsun akarsuya girmek tehlikelidir, eloğluna güvenmek de doğru değildir, insanı zarara sokabilir.

24 görüntülenme

cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler

başkalarının pohpohlamalarına kananlar mallarından ve canlarından olurlar.

24 görüntülenme

cömertle nekesin harcı birdir

1) cömertin de cimrinin de sarıldığı kefen aynıdır; 2) cimri, ucuz diye her şeyin kötüsünü alır, bunlar işe yaramadıklarından veya çarçabuk bozulduklarından yenilerini almak zorunda kalır ve birkaç kez para harcar; cömert ise bir kez çok para verip her şeyin iyisini alır. Sonuç olarak cimri de, cömert de aynı parayı harcamış olur.

24 görüntülenme

oduncunun gözü omçada

herkes işine yarayan şeyi elde etmeye çalışır.

24 görüntülenme

her işin (şeyin) başı sağlık

insanın yapacağı her şey vücut sağlığına bağlıdır.

24 görüntülenme

oğlan anası kapı arkası, kız anası minder kabası

eve gelin geldikten sonra oğlanın anası kapı dışarı edilecek kadar fazla görülür ama kızın anası başköşeye oturtulur.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(bir şeyin, birinin) attığı tırnağa değmemek

değerce ondan çok aşağı olmak.

112 görüntülenme

kulağına inanmamak

duyduklarının doğruluğundan şüphe etmek: 'Kulaklarıma inanamıyordum, bu kadar narin, bu kadar nahif bir vücutta böyle bir ruh...' -Ö. Seyfettin.

112 görüntülenme

dil (diller) dökmek

kandırmak, inandırmak veya yararlanmak için tatlı sözler söylemek: 'Ninniyi mutlaka söylemesi için ona bir sürü dil döktü.' -O. C. Kaygılı.

112 görüntülenme

tehdit etmek

1) gözdağı vermek: 'Şimdi yalnızca güvenliğini tehdit edebilecek tehlikeler üzerine düşünüyor.' -N. Hikmet. 2) tehlikeli bir durum yaratmak: 'Şimdi yalnızca güvenliğini tehdit edebilecek tehlikeler üzerine düşünüyor.' -A. Ümit.

112 görüntülenme

tohuma kaçmak

şaka 1) üreme veya üretme gücü kalmamak; 2) yaşlanmak, evlenme çağı geçip kartlaşmak: 'Şimdi saçlarının tepeden döküldüğüne bakarak üzülüyor, arada bir, tohuma kaçıyoruz artık diye hayıflandığı da oluyordu.' -H. Taner.

112 görüntülenme

elinden bir kaza (sakatlık) çıkmak

istemeyerek birini yaralamak veya öldürmek: 'Belki elinden bir kaza çıkar diye evine girmeye cesaret edemezdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

112 görüntülenme

içi içine sığmamak

telaş, sabırsızlık, coşkunluk göstermekten kendini alamamak: 'Nazmiye'den çok İhsan'ın içi içine sığmıyor, birazdan başlarına gelecekleri tasarlayarak kahroluyordu.' -O. Kemal.

112 görüntülenme

adam kullanmak

1) birini çalıştırmasını bilmek; 2) birini kendi çıkarına alet etmek.

112 görüntülenme

dosya açmak (hazırlamak)

bir kimse, konu veya işle ilgili yeni bir dosya düzenlemek.

112 görüntülenme

ha deyince

istenilen anda.

112 görüntülenme

ha gayret

kuvvet vermek, cesaretlendirmek, yardım etmek için söylenen bir söz.

112 görüntülenme

elinden iş çıkmamak

çabuk iş görememek.

112 görüntülenme

başına balta kesilmek (olmak)

sürekli istemek, ısrar etmek, inat etmek: 'Bir kere tadına varanlar, yine ondan ver diye başıma balta kesiliyorlar.' -H. R. Gürpınar.

112 görüntülenme

yaşta kalmış kavat pabucu gibi

çaresiz, kırgın, üzgün: 'Behice iyi kadındır, hoş kadındır gelgelelim pokere oturup da beş kâğıtçığını aldın mı yaşta kalmış kavat pabucu gibi yayılıverir.' -M. Ş. Esendal.

112 görüntülenme

kırdığı koz (ceviz) kırkı (bini) aşmak

sürekli yakışıksız davranışlarda bulunmak.

112 görüntülenme

rüyasına (rüyalarına) girmek

1) rüyasında görmek: 'Geceleri Avrupa şehirleri rüyama girer.' -Ö. Seyfettin. 2) mec. bir şeyden çok etkilenmek, çok korkmak.

112 görüntülenme

omuzları çökmek

bitkin, perişan ve yıkılmış bir durumda olmak.

112 görüntülenme

(birini, bir şeyi) başıboş bırakmak

üstünde hiçbir baskı veya denetim bulundurmamak, kendi havasına bırakmak: 'Durgun sular, başıboş bıraktığım sandalı / Yalıların önünden geçirdi yavaş yavaş' -F. N. Çamlıbel.

112 görüntülenme

karnından konuşmak (söylemek)

1) işitilemeyecek kadar alçak sesle söylemek; 2) uydurarak söylemek.

112 görüntülenme

yatak yorgan yatmak

ağır hasta olmak: 'Gerçekten yatak yorgan, kolu boynu sargılar içinde, pestil gibi yatıyordu.' -H. Taner.

112 görüntülenme

güçlük çekmek

1) maddi açıdan sıkıntı içinde olmak; 2) mec. zorlanmak: 'Cellat bana bu aynanın evveliyatını anlattığında ona inanmakta güçlük çektim.' -İ. O. Anar.

112 görüntülenme

(birinin) mahkemede dayısı olmak

yüksek bir makamda koruyucusu, kayırıcısı bulunmak.

112 görüntülenme

gönül bağlamak

severek bağlanmak, içten sevmek, âşık olmak: 'Gözlerin kızarmış, niye ağladın? / Bir başkasına mı gönül bağladın?' -Y. Z. Ortaç.

112 görüntülenme

yüreği katılmak

ağlamaktan veya soğuktan nefesi tutulmak.

112 görüntülenme

çamur gibi

1) iyi pişmemiş ve siyah unla yapılmış (ekmek); 2) herkese sataşıp tedirginlik veren (kimse).

112 görüntülenme

mübah görmek (saymak)

hoş görmek, sakıncasız bulmak: 'Kendine mübah gördüğünü bana yasak ederek beni susturmak mı istiyordun?' -P. Safa.

112 görüntülenme

çitlembik gibi

ufak tefek, esmer ve sevimli.

112 görüntülenme

kağnı gibi gitmek

çok yavaş gitmek.

112 görüntülenme

bir iki demeden (demeye kalmadan)

duraksamadan, karşısındakine vakit bırakmadan: 'Sol ayağımı eline aldı, bir iki demeye kalmadan çevirdi mi, bastırdı mı, bilmiyorum.' -T. Dursun K.

112 görüntülenme

var olmak

sağ olmak, yaşamak.

112 görüntülenme