En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

kanatsız kuş uçmaz

gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amacına ulaşamaz.

22 görüntülenme

kâr eden ar etmez

birinin sıkılmayı bir yana bırakarak yalnız çıkarına baktığı anlatılırken söylenen bir söz.

22 görüntülenme

malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür

züğürt, yokluk içinde bulunduğundan yiyemez, varlık içinde olduğu hâlde yiyemeyen de bunun gibidir.

22 görüntülenme

güttüğüm domuzu bana öğretme

yıllardır tanıdığım bir kimsenin huylarını da bilirim.

22 görüntülenme

kâr, zararın kardeşidir (ortağıdır)

ticarette sadece kâr etmek düşünülmez, zarar da edilebilir.

22 görüntülenme

mart çıkmadıkça dert çıkmaz

kış hastalıkları, mart sona ermedikçe bitmez.

22 görüntülenme

kara kışta karlar, martta yağmaz, nisanda durmazsa değme çiftçinin keyfine

kara kışta kar yağar, martta yağış olmaz, nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır; çiftçinin yüzü güler.

22 görüntülenme

güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz

değerli olan yüz güzelliği değil huy güzelliğidir.

22 görüntülenme

kara yaslanma kar erir, ere yaslanma er ölür

insan başkalarından gelecek olan desteğe çok güvenmemelidir.

22 görüntülenme

güzele ne yakışmaz (yaraşmaz)

güzel ne giyse yakışır.

22 görüntülenme

sora sora Bağdat (Kâbe) bulunur

insan sora sora çok uzak yerleri bile bulur.

22 görüntülenme

hak yerde kalmaz

emeğin karşılığı daima ödenir.

22 görüntülenme

kardeşten karın yakın (kulaktan burun yakın)

insanın kendi yararı her şeyden önemlidir.

22 görüntülenme

yiğidin malı meydandadır

çıplak gezmekten hoşlanan ve utanması, sıkılması olmayan kimselerle alay etmek için kullanılan bir söz.

22 görüntülenme

yiğit başından devlet ırak değildir

bir gencin zengin olması her zaman beklenebilir.

22 görüntülenme

meyhaneciden şahit istemişler, bozacıyı göstermiş

uygunsuz iş yapan kimse, haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir.

22 görüntülenme

söz var dağa çıkarır, söz var dağdan indirir

sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.

22 görüntülenme

hangi akla hizmet ediyor?

ne gibi bir düşünce ile böylesine olmayacak, mantıksız bir iş yapıyor?

22 görüntülenme

yoğun incelene kadar, ince süzülür

bir hastalık, bir sıkıntı karşısında güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar ama zayıf olan, ölecek duruma gelir.

22 görüntülenme

yol bilen kervana katılmaz

bir işi kendi başına yapabilecek olan başkalarının yardımına gerek duymaz.

22 görüntülenme

hanım kırarsa kaza, halayık kırarsa ceza

buyurucu durumunda olanların yaptığı yanlışlık hoş görülür, buyruk altındakilerin yaptığı yanlışlık suç sayılır.

22 görüntülenme

su testisi su yolunda kırılır

bir kişi amaç edindiği işte kazaya uğrar.

22 görüntülenme

yol ile giden yorulmaz

bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.

22 görüntülenme

miras helal hele (ele) al demişler

miras, alabildiği takdirde mirasçının hakkıdır.

22 görüntülenme

su yatağını bulur

bir şeyi yapma isteği ve gücü bulunan kimse, uygun bir çalışma yönü ve alanı bulur.

22 görüntülenme

suç samur kürk olsa kimse üstüne almaz

hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez.

22 görüntülenme

kasımdan on gün evvel ek, on gün sonra ekme

ekim zamanı kasımdan on gün önce biter, kasımdan on gün sonra ekilen tohum verimli olmaz.

22 görüntülenme

yoldan giden yorulmaz

bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.

22 görüntülenme

suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından kork (sakın)

duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

22 görüntülenme

harmanda dirgen yiyen sıpa, yılına kadar acısını unutmaz

uygunsuz davranışlarından dolayı cezalandırılanlar uzun süre aynı davranışı göstermezler.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(birine) yıkıntı olmak

birini çok zarara sokmak.

110 görüntülenme

irtihal etmek

ölmek.

110 görüntülenme

üvey evlat muamelesi yapmak

1) dışlamak: 'Bana üvey evlat muamelesi yapıyorsun, beni burunluyorsun.' -O. Kemal. 2) kötü davranmak.

110 görüntülenme

açlıktan ölmeyecek kadar

çok az: Açlıktan ölmeyecek kadar yiyor.

110 görüntülenme

fedakârlığa katlanmak

bir amaca, bir emele ulaşmak için birçok sıkıntıya, üzüntüye, güçlüğe dayanmaya çalışmak.

110 görüntülenme

kulağı duvar olmak

sağır olmak: 'Kulakları duvar olan ihtiyarla avaz avaz ilişki kurmaya üşenmişler.' -H. Taner.

110 görüntülenme

hayâ perdesi yırtılmak

utanç duymamak: 'Atalarımızın ar ve hayâ perdesi yırtılmak diye pek düşündürücü bir tabirleri vardır.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

üzerinden atlamak

bir şeyi ödev edinmemek.

110 görüntülenme

burun bükmek

beğenmemek, önem vermemek: '... şöyle demiştim, böyle yapmıştım, diyene burun büker.' -Y. K. Beyatlı.

110 görüntülenme

dert değil

'önemsemeye, üzülmeye değmez' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

don gömlek kalmak

her şeyini kaybetmek.

110 görüntülenme

içeriye dalmak

1) kapalı bir yere hızlıca girmek: 'Bir taş merdivenden çıkıp yarı açık duran bir tahta kapıdan içeriye dalıyorlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) bir yere izinsiz girmek.

110 görüntülenme

kulağı ters taraftan göstermek

kolay yolu varken bir işi daha zor ve uzun yollar kullanarak yapmak: 'Tahkike mahkike, kulağı ters taraftan göstermeye ne lüzum var?' -S. M. Alus.

110 görüntülenme

rolüne çıkmak

oyunda belli bir kişiliği sahnede oynamak: 'Görgülü rolüne çıkmış zekâsız bir türediye benzeyecek.' -R. H. Karay.

110 görüntülenme

taklidini yapmak

1) bir şeyin veya kimsenin konuşmasını, davranışını komik bir biçimde tekrarlamak: 'Annesinin, babasının taklitlerini yapıyordu.' -Ç. Altan. 2) öykünmek.

110 görüntülenme

burun şişirmek

kibirlenmek.

110 görüntülenme

(birine) zar atmak

1) henüz başarısını kanıtlamamış biri için önceden olumlu düşünce belirtmek; 2) birinin ağzından laf alabilmek için onun düşüncesindeymiş gibi konuşmak.

110 görüntülenme

başı dik olmak

1) onurlu, gururlu olmak; 2) cesur, yürekli olmak: 'Daima başı dik olacak, idare dâhil, kimseye boyun eğmeyecekti.' -K. Korcan.

110 görüntülenme

hayale dalmak

dış dünyadan uzaklaşarak gerçekleşmesi istenilen şeyleri veya hatıraları düşünmek.

110 görüntülenme

içi alaylı, dışı kalaylı

'dışı süslü, güzel görünüşlü ancak içi berbat' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

güven duymak (beslemek)

güvenmek, inanmak.

110 görüntülenme

hayale kapılmak

hayallerin etkisi altında kalmak: 'Yine işi büyüttüğüne, hayale kapıldığına hükmetti.' -R. H. Karay.

110 görüntülenme

ayağını denk almak

1) başkalarının kendisine yapma ihtimali bulunan kötülüklere karşı uyanık davranmak; 2) dikkat etmek: 'Ayağınızı denk alıp, bu sorunu bir an evvel çözümlemenizi istiyorum.' -R. Mağden.

110 görüntülenme

elinde bulunmak (olmak)

o şeye sahip bulunmak.

110 görüntülenme

muhasara altına almak

kuşatılmak: 'Avluda neden bir köşede muhasara altına alındığımı o vakit anlamıştım.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

110 görüntülenme

sesini çıkarmamak

bir şey üzerindeki düşüncesini söylememek: 'Sesini çıkarmadı. Mütevekkil bir hâli vardı.' -N. F. Kısakürek.

110 görüntülenme

aklı başka yerde olmak

başka şeyler düşünmek: 'Affet Kâmuran, aklım başka yerdeydi.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

(birini) açıkta bırakmak

1) iş ve görev vermemek; 2) yersiz yurtsuz bırakmak; 3) birkaç kişiye sağlanması gereken olanaktan bir kişiyi yararlandırmamak.

110 görüntülenme

karınca duası gibi

çok küçük, sık ve okunaksız (yazı).

110 görüntülenme

makaraları koyuvermek (zapt edememek, salıvermek)

tkz. kendini tutamayarak kahkahayla gülmeye başlamak: 'Dersin ciddiliğine bakmadan koyuverdik makaraları.' -A. İlhan.

110 görüntülenme