En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

yengece 'niçin yan yan gidersin?' demişler, 'serde kabadayılık var' demiş

bir işi, herkesten farklı bir yöntemle yapanların bu yöntemleri olumlu sonuç veriyorsa onların kendilerine özgü olan davranışlarını iyi karşılamak gerekir.

16 görüntülenme

malı ongun olanın adı angın olur

malından çok ürün alan kişinin adı her yerde anılır.

16 görüntülenme

sinek pekmezciyi tanır

işini bilen kişi, yararlanacağı kimseyi bilir.

16 görüntülenme

kâr eden ar etmez

birinin sıkılmayı bir yana bırakarak yalnız çıkarına baktığı anlatılırken söylenen bir söz.

16 görüntülenme

yenik pehlivan, oyuna doymaz

başarılı olmak için yaptığın işi iyi bilmek yetmez hırslı olmak da gerekir.

16 görüntülenme

yerde yatan yumurta, gökte uçan kuş olur

bugün beğenmediğiniz, kendisinde yetenek bulmadığınız çocuğun zamanla bilgisi, görgüsü artar, toplumda önemli bir yeri olur.

16 görüntülenme

kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz

elverişli bir ortamda çoğalan şeyler, ortam elverişliliğini yitirince yok olur.

16 görüntülenme

güttüğüm domuzu bana öğretme

yıllardır tanıdığım bir kimsenin huylarını da bilirim.

16 görüntülenme

kâr, zararın kardeşidir (ortağıdır)

ticarette sadece kâr etmek düşünülmez, zarar da edilebilir.

16 görüntülenme

son pişmanlık fayda vermez (etmez)

iş işten geçtikten sonra pişman olmanın yararı yoktur.

16 görüntülenme

mart kuruluk, nisan yağmurluk

herkes, ortam ve koşulların işine uygun olmasını bekler veya ister.

16 görüntülenme

yersen kap açık, yemezsen kapı açık

sabırlı ol, katlan ve kararını ona göre ver.

16 görüntülenme

kara yaslanma kar erir, ere yaslanma er ölür

insan başkalarından gelecek olan desteğe çok güvenmemelidir.

16 görüntülenme

güzele ne yakışmaz (yaraşmaz)

güzel ne giyse yakışır.

16 görüntülenme

sonradan görme, gâvurdan dönme

sonradan görmeler fazla iyi niteliklere sahip değildir.

16 görüntülenme

maşa varken elini ateşe sokma

başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.

16 görüntülenme

yılan sokan uyumuş, aç kalan uyumamış

yoksulluk, açlık acıların en dayanılmazıdır.

16 görüntülenme

sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir

bir kişinin nasıl bir insan olduğu konuşmasından belli olur, soyunu sopunu öğrenmeye gerek yoktur.

16 görüntülenme

hak yerde kalmaz

emeğin karşılığı daima ödenir.

16 görüntülenme

söz dediğin yaş deridir, nereye çekersen oraya gider

bir sözü dinleyenler kimi zaman söyleyenin aklından geçirmediği bir anlamda anlayabilirler.

16 görüntülenme

meyhaneciden şahit istemişler, bozacıyı göstermiş

uygunsuz iş yapan kimse, haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir.

16 görüntülenme

meyhanecinin yüzünü bayram topu güldürür

yasak yüzünden işi aksamış kimse yasağın kalkmasına sevinir.

16 görüntülenme

söz var iş bitirir, söz var baş yitirir

sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.

16 görüntülenme

yiğit yiğide at bağışlar

aynı yolun yolcuları birbirleri için her tür özveriyi gösterirler, gerektiğinde en değerli varlıklarını bile birbirlerinin yararına sunarak yardımlaşmaktan kaçınmazlar.

16 görüntülenme

yiyen bilmez, doğrayan bilir

bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.

16 görüntülenme

hangi akla hizmet ediyor?

ne gibi bir düşünce ile böylesine olmayacak, mantıksız bir iş yapıyor?

16 görüntülenme

su bulanmayınca durulmaz

bir konu, türlü çekişmelerden sonra aydınlığa kavuşur, yoluna girer.

16 görüntülenme

yol sormakla bulunur

bir işte izlenecek doğru yol, bilenlerden sorularak öğrenilmelidir.

16 görüntülenme

mirî malı balık kılçığıdır, yutulmaz

devlet malı haksız olarak kendine mal edildiğinde rahatça kullanılamaz ve günün birinde hesabı sorulur.

16 görüntülenme

kasımdan on gün evvel ek, on gün sonra ekme

ekim zamanı kasımdan on gün önce biter, kasımdan on gün sonra ekilen tohum verimli olmaz.

16 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

yoluna can (canını) vermek

birinin uğruna ölmek.

84 görüntülenme

(birinin) gözünü açmak

görüşünü değiştiren bilgi vermek, uyarmak.

84 görüntülenme

faraş gibi (kadar)

normalinden fazla açılan (ağız).

84 görüntülenme

(birinin) zihnine girmek

düşüncesini değiştirmesine yol açmak: 'Nezihe ne yapıp yapmış, genç zabitin zihnine girmiş, bir hafta sonra, onunla nişanlanmış.' -R. N. Güntekin.

84 görüntülenme

ahirette on parmağı yakasında olmak

kendisine karşı sorumlu olan kimseden ahirette hesap sormak: 'Artık sana dünyada rastlayamazsam yarın ahirette on parmağım yakanda olsun!' -H. R. Gürpınar.

84 görüntülenme

altüst olmak

1) çok karışık duruma gelmek; 2) üzülmek, tedirgin olmak, yıkılmak: 'Tasarısı birdenbire altüst olan insanlar gibi bakınıyordu.' -İ. H. Baltacıoğlu. 3) rahatsızlanmak: Yediğim yemekten midem altüst oldu.

84 görüntülenme

(birinin) gözünü korkutmak

yıldırmak: 'Şimdiden gözünü korkutmazsan ileride büsbütün başa çıkılmaz bu bacaksızlarla.' -N. Cumalı.

84 görüntülenme

atla arpayı dövüştürmek (dalaştırmak)

fesat karıştırmak, arabozanlık etmek.

84 görüntülenme

boş yerine vurmak

böğürlerine vurmak.

84 görüntülenme

söz tutmak

söz dinlemek.

84 görüntülenme

ümit bağlamak

umut bağlamak: 'Hem ne güzeldi sesindeki yankı / Ben oraya ümitlerimi bağladımdı' -B. Necatigil.

84 görüntülenme

(birinin) zimmetine geçirmek

bir hesabı birinin borcuna eklemek.

84 görüntülenme

kör kör parmağım gözüne

'çok belli, göze batacak kadar ortada' anlamında kullanılan bir söz: 'Orada da bazı kimseler sanat denince ille kuru, basit, yalın kat, kör kör parmağım gözüne bir üslubu anlıyorlar.' -H. Taner.

84 görüntülenme

latife götürmek

şaka kaldırmak: 'Hiç latife götürecek hâlim yokken, kendimi tutamadım; kahkahaları atmaya başladım.' -S. M. Alus.

84 görüntülenme

ahkâm yürütmek

bir sözden kendi anlayışına göre sonuçlar çıkarmak.

84 görüntülenme

atlama taşı yapmak

daha iyi bir yere geçmek için bir durumu veya bir kimseyi araç olarak kullanmak.

84 görüntülenme

elde avuçta (bir şey) kalmamak

mal ve parasını harcayıp bitirmiş olmak.

84 görüntülenme

(biriyle) boy ölçüşmek

yarışmak: 'Hani yüksek dağlarla boy ölçüşen dalgalar? / Kartalı gökten alıp yola düşen dalgalar' -F. N. Çamlıbel.

84 görüntülenme

hatime çekmek

son vermek.

84 görüntülenme

seferber olmak

birçok kimse bir iş, bir amaç için bütün olanaklarıyla girişmek: 'Anası, kardeşi, konu komşu, bilen bilmeyen, polis, jandarma, herkes seferber oldu. Nevin bulunamadı.' -R. Çalapala.

84 görüntülenme

(biriyle) gır gır geçmek

alay etmek: 'Kendi sinema serüveniyle gır gır geçen Sadri Bey, herhâlde yaşantısını sinemaya yansıtmak isterdi.' -S. İleri.

84 görüntülenme

ceviz kırmak

yanlış tutum veya davranışta bulunmak, hata yapmak: 'Onun kırdığı cevizler artık haddini aştı.' -O. C. Kaygılı.

84 görüntülenme

körler mahallesinde ayna satmak

bir şeyi ona gereksinim duymayacak olan çevreye götürmek.

84 görüntülenme

(biriyle) ilişkiye girmek

1) bağlantı kurmak; 2) yakınlaşmak; 3) cinsel ilişkide bulunmak.

84 görüntülenme

gıcık tutmak

bir süre boğaz gıcıklamasına yakalanmak: 'Gıcık tutmuş gibi manalı manalı öksürdü.' -M. Yesari.

84 görüntülenme

akamete uğramak

başarısız olmak, sonuçsuz kalmak.

84 görüntülenme

kene gibi yapışmak

istenmediği hâlde birinin peşini bırakmamak, yakasını bırakmamak.

84 görüntülenme

boşta gezmek

işsiz olmak: 'Huriye Hanım, kızının bu boşta gezer oğlana vardığı zaman ...' -B. Felek.

84 görüntülenme

acından ölmek

1) çok acıkmak; 2) aşırı derecede yoksul olmak.

84 görüntülenme

dama demek

1) gücü kalmayarak bir işi daha ileri götüremeyecek duruma gelmek: 'Konya'ya döndüğüm vakit benim motor, dama Erol Efendi, dedi. Kıtipiyoz bir tamirhaneye verdim.' -A. Gündüz. 2) tükenmek: 'Konyak şişesi dama dedi.' -H. R. Gürpınar.

84 görüntülenme