En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

zararın neresinden dönülse kârdır

sürüp giden zararlı bir işten ne kadar erken vazgeçersek daha sonra uğrayacağımız zararı o kadar azaltmış oluruz.

22 görüntülenme

keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur

gözü doymayan hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar.

22 görüntülenme

kedi olalı bir fare tuttu

en sonunda bir iş başarabildi.

22 görüntülenme

kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir

kişi yolsuz olduğunu bildiği bir işi yaparken kendini mazur göstermek için bahane uydurur.

22 görüntülenme

kedi yetişemediği (uzanamadığı) ciğere pis (murdar) dermiş

kişi, elde edemediği şeyi istemiyormuş, beğenmiyormuş gibi görünür.

22 görüntülenme

tarlada izi olmayanın harmanda sözü (yüzü) olmaz

kendini işe vermeyenden, bir iş üretmeyenden hayır gelmez.

22 görüntülenme

kedinin boynuna ciğer asılmaz

bir kimseye, kullanıp zarar vereceği, kendine mal edip ortadan kaldıracağı şey emanet edilmez.

22 görüntülenme

tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın

çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.

22 görüntülenme

ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne

bir kimsenin hep aynı şeyi veya hikâyeyi anlatması karşısında söylenen bir söz.

22 görüntülenme

zenginin sermayesi kasasında, âlimin sermayesi kafasında

zengin kişinin zenginliği parasıdır, her işini parayla kolayca yaptırır; bilgin kişinin zenginliği ise kafasındaki bilgisidir, düşüncesidir.

22 görüntülenme

ayıpsız yâr arayan (dost isteyen), yârsız (dostsuz) kalır

kusursuz eş veya iş olmayacağı için böyle özellikte insan arayan eşsiz veya işsiz kalır.

22 görüntülenme

ayıyı (maymunu) fırına (ateşe) atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış

duygusuz insanlar, kendilerini kurtarmak için gerekiyorsa çocuklarını bile tehlikeye atmaktan çekinmezler.

22 görüntülenme

cumhura muhalefet kuvveihatadandır

olağan sayılmayacak kadar kısa bir zamanda olan bir gelişmenin sürekli olamayacağını anlatan bir söz.

22 görüntülenme

kedinin kanadı olsaydı, serçenin adı kalmazdı

saldırganlar istediklerini yapabilecek durumda olsalardı, zayıfları kolaylıkla ortadan kaldırır, bol bol çıkarlarını sağlarlardı.

22 görüntülenme

zırva tevil götürmez

saçma olan bir düşünceyi döndürme, çevirme yolu ile savunmaya kalkışanlara söylenen bir söz.

22 görüntülenme

ayyar tilki art ayağından tutulur

işini hile ile yürüten kimse sonunda yakayı ele verir.

22 görüntülenme

az ateş çok odunu yakar

az sayıda kötü insan, çok sayıda iyi insanın başını belaya sokabilir.

22 görüntülenme

kediye 'bokun kimya' demişler, üstünü örtmüş

iyilik sevmeyen, karşısındakinin iyi olmasını istemeyen kişi, atacağı bir şeyi diğerine yaramaması için faydalanılamayacak duruma getirir.

22 görüntülenme

zor oyunu bozar

hileyle hazırlanan bir düzenin güç kullanılarak üstesinden gelinebilir.

22 görüntülenme

her kimin bağı var, yüreğinde dağı var

malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar.

22 görüntülenme

kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır

senden çekinen, korkan kişi, çok sıkıştırırsan sana karşı gelir.

22 görüntülenme

az eli aşta gör, çok eli işte gör

yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.

22 görüntülenme

kefen alacak adam yüzünden belli olur

bir kimsenin herhangi bir eyleme girişeceği, o eyleme girişmesini zorunlu kılan durumlardan anlaşılır.

22 görüntülenme

taş altında olmasın da dağ ardında olsun

uzakta olan sevdiklerimize günün birinde kavuşabiliriz yeter ki yaşıyor olsunlar.

22 görüntülenme

kel başa şimşir tarak

birçok gereksinimi varken gereksiz özenti ve gösterişle uğraşanlar için kullanılan bir söz.

22 görüntülenme

oğlan yetir, kız yetir; ağır yükü sen götür

çocuk büyütmek, evi yönetmek hep annenin görevi olduğundan anne olmak kolay iş değildir.

22 görüntülenme

oğlum deli malı neylesin, oğlum akıllı malı neylesin

çocuk akıllı ise babasından mal kalsın diye beklemez, malı kendisi kazanır; akılsızsa babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, değerini bilmez ve onu kısa zamanda bitirir.

22 görüntülenme

taş taş üstünde olur, ev ev üstünde olmaz

aynı evde oturan iki aile arasında er geç birtakım anlaşmazlıklar çıkar.

22 görüntülenme

az tamah çok ziyan getirir

hırslı ve pinti insan her zaman zararlı çıkar.

22 görüntülenme

oğlumu (evladımı) ben doğurdum amma gönlünü ben doğurmadım

bir kimse evladına emredip birçok şey yaptırır ancak onun gönlüne hükmedemez.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

hayatının baharında olmak

hayatının en güzel dönemini yaşıyor olmak.

110 görüntülenme

sıcak bakmak

anlayışla karşılamak, olumlu değerlendirmek, ilgi duymak: 'Onlardan genelleme yaparak bütün kol emekçilerine sıcak bakma eğilimini edindim.' -R. Erduran.

110 görüntülenme

istikamet vermek

yön vermek, yöneltmek: 'Son otuz senede tarihe nasıl bir istikamet verdiğimizi görüyorum.' -Y. K. Beyatlı.

110 görüntülenme

diline virt etmek

diline dolamak: 'Şartını âdeta manzum, kafiyeli bir nakarat gibi diline virt etmişti.' -Ö. Seyfettin.

110 görüntülenme

apoletleri sökülmek

bir suç sebebiyle rütbesi indirilmek veya askerlikten atılmak.

110 görüntülenme

döküm almak

ayrıntılı hesap listesini toplu olarak göstermek: 'Bu hesapların dökümlerini alıp sizlere vereceğim.' -N. Eray.

110 görüntülenme

ferahlık duymak

içinin açıklığını, rahatlığını hissetmek: 'Şimdi karşımda alevden bir duvar görüyor, içimde bir ferahlık duyar gibi oluyorum.' -A. Ağaoğlu.

110 görüntülenme

problem etmek

dert etmek.

110 görüntülenme

mal kapatmak

para karşılığında herhangi bir üretim alanındaki verimin sırf kendisine ayrılmasını sağlamak.

110 görüntülenme

eline ayağına üşenmemek

her türlü ayak hizmetini yüksünmeden yapmak, hamarat olmak.

110 görüntülenme

rüyasında görememek

olacağını, gerçekleşeceğini düşünememek.

110 görüntülenme

aklın süzgecinden geçirmek

etraflıca düşünmek, çok iyi muhakeme etmek: 'Aklın olmadıktan sonra istediğin denli deneylerden geç. O deneyleri aklın süzgecinden geçirmedikten sonra.' -M. İzgü.

110 görüntülenme

bıkkınlık vermek

bir şeyi sürekli tekrarlayarak karşısındakini usandırmak.

110 görüntülenme

üzüntü vermek

tedirginlik yaratmak, sıkıntı ve huzursuzluğa yol açmak: 'Üzüntü versin diye ara sıra uydurduğu yalanların tesiri altında kalmıştım.' -R. H. Karay.

110 görüntülenme

burnuna koymak

aldırış etmek, göz önünde tutmak, değer vermek, kale almak: 'Oğlan mahalle arkadaşlarıyla samimi idi. Kızsa ne anasını ne babasını ne de kardeşlerini burnuna kor, bu mahalle ve bu mahalleliden nefret ederdi.' -O. Kemal.

110 görüntülenme

malum değil

bilinmeyen konular için kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

tan yeri ağarmak

sabah olmaya başlamak, ufku belli belirsiz bir aydınlık kaplamak: 'Tan yeri ağarmış, gündüz olmaya başlamıştı.' -A. H. Müftüoğlu.

110 görüntülenme

yüreği oynamak

ansızın heyecanlanmak veya korkmak.

110 görüntülenme

bıldırcın gibi

kısa boylu, dolgunca, alımlı (kadın).

110 görüntülenme

topaç gibi

vücutça toplu ve sağlıklı (çocuk).

110 görüntülenme

(birinin) maşası olmak

sakıncalı bir işte biri tarafından araç olarak kullanılmak.

110 görüntülenme

ümidi sönmek

umudu sönmek.

110 görüntülenme

dizgine gelmek

düzelmek, belli bir disipline ve sisteme girmek: 'Kötülerin pek azı terbiyeye ve dizgine gelebilir.' -T. Buğra.

110 görüntülenme

karşısına dikilmek

1) birinin karşısında durmak: 'Sizi bucak bucak arayan ölüm, nihayet izinizi bulup karşınıza dikildi mi?' -A. N. Asya. 2) karşıt olmak: 'Bütün arkadaşlar yarın ele ele vererek karşınıza dikilirler.' -H. Topuz. 3) engel olmak.

110 görüntülenme

saat bu saat

'ele geçen fırsattan yararlanmanın tam zamanı' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

çanak tutmak (açmak)

davranışları veya sözleriyle kötü bir sonuca yol açmak: 'Oh olsun... Vallahi memnun oldum, diyordu. Çanak tuttun. Şunun şurasında rahat sana battı mıydı?' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

dörtnala kaldırmak

dörtnal koşturmaya başlamak: Atı dörtnala kaldırdı.

110 görüntülenme

kırmızı dipli mumla davet etmek

birine bir yere gelmesi için çok yalvarmak, ısrar etmek.

110 görüntülenme

kırmızı kart görmek

1) oyundan çıkarılma cezasına çarptırılmak; 2) mec. ciddi bir biçimde uyarılmak; 3) mec. dışlanmak.

110 görüntülenme

billur gibi

1) çok duru, çok temiz (su); 2) çok beyaz ve pürüzsüz (kol, gerdan, göğüs); 3) pürüzsüz (ses).

110 görüntülenme