En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

başından aşağı kaynar sular dökülmek

üzüntülü veya kötü bir olay karşısında birdenbire büyük bir sıkıntı duymak.

83 görüntülenme

künyesi gelmek

savaşta bir askerin ölüm haberi kendi evine bildirilmek: 'Geçen sene künyesi geldi, dedi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

83 görüntülenme

elle tutulur tarafı olmamak

hiçbir değerli yanı olmamak.

83 görüntülenme

buyurun cenaze namazına!

şaka beklenmedik kötü bir durum karşısında üzüntü anlatan bir söz.

83 görüntülenme

kaşık kadar

çok küçük: Hastalanınca yüzü kaşık kadar kaldı.

83 görüntülenme

saç ağartmak

saç sakal ağartmak.

83 görüntülenme

yazıya geçirmek

yazmak, yazılı duruma getirmek: 'Dün anlattıklarımı yazıya geçirirken bir yığın yazım yanlışı yapmışlar.' -İ. Aral.

83 görüntülenme

çarşafa girmek

çarşaf giymeye başlamak.

83 görüntülenme

dulda tutmak

örtünmek, koruyacak biçimde sarınmak: 'Bulgar dağında yatarım / Yorganı dulda tutarım' -Halk türküsü.

83 görüntülenme

kurşun dokunmak

mermi isabet etmek: 'Suriye'de bel kemiğine bir kurşun dokunmuştu.' -Ö. Seyfettin.

83 görüntülenme

lüzum görmemek

gerekli bulmamak, gerekli görmemek: 'Bütün bunlardan bahsetmeye lüzum görmedim.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

83 görüntülenme

(birini) işe almak

iş yerinde çalıştırmaya başlatmak.

83 görüntülenme

hazırda olmak

yararlanılabilecek bir durumda, el altında olmak.

83 görüntülenme

kıssadan hisse almak (çıkarmak)

anlatılan bir olaydan ders almak: 'O zaman, diplomatlar bu kıssadan lazım gelen hisseyi çıkarmasını bilmişler miydi? Ne gezer!' -Y. K. Karaosmanoğlu.

83 görüntülenme

başını ağrıtmak

1) gereksiz sözlerle birini bunaltmak; 2) bir iş için birini tedirgin etmek, uğraştırmak: 'İkide bir ah Çingeneler vah Çingeneler diye gelip böyle başımı ağrıtma.' -O. C. Kaygılı.

83 görüntülenme

hafakanlar basmak (boğmak)

sıkıntıdan bunalmak.

83 görüntülenme

işi azıtmak

yanlış ve aşırı yollara sapmak: 'Hani ya kahve nerede? Bir saattir bekliyorum, hâlâ gelmedi! Yoo! Siz artık işi azıttınız gayri!' -A. Ş. Hisar.

83 görüntülenme

ortalığı birbirine katmak

kargaşa çıkarmak.

83 görüntülenme

mektep görmemiş

1) okula gitmemiş; 2) tkz. kaba, saygısız.

83 görüntülenme

deneme tahtasına çevirmek

bir şey üzerinde bilgisizce tedavi, onarım vb. işler yapmak.

83 görüntülenme

kış yapmak

hava çok soğuk ve karlı olmak.

83 görüntülenme

kuru başına kalmak

hayatında veya yanında kimsesi kalmamak, kimsesiz, yalnız kalmak.

83 görüntülenme

mars etmek

1) tavla oyununda karşısındakine hiçbir pul toplamaya fırsat vermeden kendi pullarını toplayıp oyunu kazanmak: 'İkinci oyunda beni mars etti, mantığımı ya da mantıksızlığımı kavramıştı çünkü.' -T. Uyar. 2) tkz. karşısındakini söz söyleyemeyecek duruma getirmek.

83 görüntülenme

fırsat kollamak (gözlemek)

yapmak istediği iş için uygun bir zaman veya bir durum beklemek: 'Sonra fırsat kollamasını biliyordu ve tekme yapıştıracak, çelme takacak zamanı içgüdülerin şaşmazlığıyla seçiyordu.' -T. Buğra.

83 görüntülenme

bir kuşsütü eksik

her türlü yiyecek var.

83 görüntülenme

tövbesini bozmak

tövbe ettiği herhangi bir işe, duruma yeniden dönmek.

83 görüntülenme

(birini) kesintiye almak

biriyle sezdirmeden alay etmek.

83 görüntülenme

kıtlıktan çıkmış

doymak bilmeyen.

83 görüntülenme

elden ne gelir?

çaresiz bir durumda yapılacak bir şey olmadığını anlatan bir söz: 'Elden ne gelir, merdivenden düşüp ayak kırılırsa.' -A. K. Tecer.

83 görüntülenme

ayıya kaval çalmak

anlayışsız bir kimseye bir şey anlatmaya çalışmak.

83 görüntülenme