En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(bir şeyi) aklında tutmak

1) bellemek; 2) unutmamak: 'Nasıl aklında tutar bilinmez, gelmiş geçmiş onca başbakanın adlarını sayar.' -M. İzgü.

108 görüntülenme

gıcık tutmak

bir süre boğaz gıcıklamasına yakalanmak: 'Gıcık tutmuş gibi manalı manalı öksürdü.' -M. Yesari.

108 görüntülenme

kafası almamak

1) anlayamamak, kavrayamamak; 2) zihin yorgunluğu sebebiyle anlayamaz duruma gelmek; 3) olabileceğine inanmamak.

108 görüntülenme

kuş gibi

1) çok hafif; 2) çabuk iş gören, eline ayağına çabuk.

108 görüntülenme

boşta gezmek

işsiz olmak: 'Huriye Hanım, kızının bu boşta gezer oğlana vardığı zaman ...' -B. Felek.

108 görüntülenme

hava basmak

1) hava vermek; 2) argo büyüklenmek, gururlanmak.

108 görüntülenme

aman zaman dedirtmemek

aman vermemek.

108 görüntülenme

gün almak

1) bir iş görmek için ilgili kişiden bir gün ayırmasını istemek, randevu almak: Doktordan gün almam gerekir. 2) belirli bir yaşı bitirdikten sonra girdiği yaştan süre almak: Beş yaşından iki gün aldı.

108 görüntülenme

tadı tuzu kalmamak (bozulmak)

eski zevki kalmamak, yavanlaşmak: 'Buradan itibaren anladım ki memleketin hiç tadı tuzu kalmamış.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

108 görüntülenme

yapmadığını bırakmamak

elinden gelen her türlü kötülüğü yapmak.

108 görüntülenme

ölüp ölüp dirilmek

çok sıkıntı, acı çekmek veya çok ağır hastalık geçirmek: 'Çünkü çiçek kokusu. Proust'un tıknefes nöbetlerinde ölüp ölüp dirilmesine yol açarmış.' -S. Birsel.

108 görüntülenme

razı etmek

kabul ettirmek: 'Yalvardı yakardı, beni, fabrikayı beklemeye razı etti.' -S. F. Abasıyanık.

108 görüntülenme

insafına kalmış

bir şeyin bir kimsenin doğruluğuna, adaletine ve isteğine bağlı olduğunu belirten bir söz.

108 görüntülenme

sel gibi akmak

1) sıvılar için bol ve gür akmak: 'Durmaz akar gözüm yaşı sel gibi.' -Âşık Veysel. 2) zaman çabuk ve hızla geçmek; 3) insanlar kalabalık bir yığın hâlinde gitmek, yürümek.

108 görüntülenme

üste çıkmak

1) suçlu olduğu hâlde karşısındakini suçlamak; 2) zeytinyağı gibi üste çıkmak.

108 görüntülenme

kuzgun gibi

çok kara, çok koyu.

108 görüntülenme

kafası durmak

zihin yorgunluğundan düşünemez olmak.

108 görüntülenme

damarı kurusun!

birinin huysuzluğuna öfkelenildiğinde söylenen bir ilenme sözü.

108 görüntülenme

selam çakmak

tkz. selam vermek.

108 görüntülenme

kül gibi

soluk, renksiz (bet beniz).

108 görüntülenme

farta furta etmek

fart furt etmek.

108 görüntülenme

sözü tartmak

ölçülü konuşmak.

108 görüntülenme

bin derde deva

1) pek çok işe yarayan; 2) her sıkıntıyı gideren.

108 görüntülenme

boru mu bu?

'azımsanacak, küçümsenecek, önem verilmeyecek şey değil' anlamında kullanılan bir söz.

108 görüntülenme

kütük gibi

1) çok şişmiş; 2) çok sarhoş.

108 görüntülenme

el çekmek

vazgeçmek.

108 görüntülenme

ilişiğini kesmek

hiçbir ilgisi kalmamak, bağlantılarını koparmak.

108 görüntülenme

aciz içinde olmak

gücü yetmemek, becerememek.

108 görüntülenme

cıcığını çıkartmak

cıcığı çıkmak.

108 görüntülenme

elden kaçmak

1) sahip olamamak; 2) değerlendirememek: 'Kibar kıyafetli bir hanım, elden kaçmış eski fırsatların hırsı gözlerinde parlayarak dedikodu yapmaya başladı.' -R. H. Karay.

108 görüntülenme