Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

ter alıştırmak

terinin biraz kurumasını beklemek.

36

ter atmak

vücudu rahatlatmak amacıyla aşırı derecede terlemek: Göbek taşında ter atarken bunaldı.

107

ter basmak

çok terlemek.

40

ter boşanmak

çok terlemek.

102

ter dökmek

1) çok terlemek; 2) mec. bir iş yapmak için zahmet çekmek: 'Erenköy yollarına ne kadar ter döktüğümü bilemezsin.' -F. R. Atay.

103

ter ter tepinmek

direnmek, istememek, inat etmek, sinirlenmek.

39

terakki göstermek

geliştiğini, ilerlediğini ortaya koymak: 'Hususi surette aldığı şan derslerinde büyük terakkiler göstermiş.' -H. Taner.

40

teraziye vurmak

iyice tartarak düşünmek.

96

terbiyeli maymun gibi

çok saygılı, çekingen, itaatkâr.

40

terbiyesini bozmak

terbiyesizlik etmek.

40

tercüman olmak

başkasının düşüncesini ve duygusunu bildirmek, dile getirmek, anlatmak.

100

tereciye tere satmak

birine çok iyi bildiği bir şeyi öğretmeye kalkmak: 'Edebiyat dünyamız tereciye tere satmaya kalkışan sahte şöhretlere, üçkâğıtçılara kısa bir zaman için katlanıyor.' -B. Necatigil.

102

tereyağı gibi

çok yumuşak (elma, armut).

102

tereyağından kıl çeker gibi

1) her türlü mecburiyetten, mükellefiyetten ve sorumluluktan kolayca sıyrılarak: Tereyağından kıl çeker gibi bu belalı işten sıyrıldı. 2) bir işi kolayca yaparak, becerikli bir biçimde: 'Mehmetlerin askerde dev yapılı kamyonları tereyağından kıl çeker gibi çekip çevirdiklerini seyretmeye doyamazdım.' -B. R. Eyuboğlu.

43

terini soğutmak

terinin kurumasını bekleyerek dinlenmek.

39

ters anlamak

yanlış yorumlamak, doğru anlam vermemek: 'Hegel'in bu sözünü ters anlamamak gerek.' -N. Hikmet.

102

ters pers olmak

1) yüzükoyun düşmek; 2) mec. fena hâlde bozulmak.

104

ters tarafından kalkmak

sol tarafından kalkmak: 'Hacı Ömer'in o gün ters tarafından kalktığına artık şüphe yoktu.' -R. N. Güntekin.

103

ters ters bakmak

düşmanca ve öfkeli bir biçimde bakmak: 'Nöbetçi, ustanın anasına ters ters baktı.' -N. Hikmet.

101

ters yüz çevirmek

ters yüzüne çevirmek.

36

ters yüz dönmek

ters yüzüne dönmek.

39

ters yüz etmek

1) bir süre kullanılmış olan giysilerin içini dışına çevirmek; 2) mec. değiştirmek: 'Erkeklik, yiğitlik kavramının ters yüz edilmesi irdelenmedi.' -A. Ağaoğlu. 3) mec. işleri bozmak; 4) mec. şüpheli duruma sokmak.

109

ters yüz geri dönmek

gittiği bir yerden istediğini elde edemeden dönmek: 'Bugün hava çok sıcak, başka bir zamana bıraksak olmaz mı? -Olur ya, neden olmasın deyip köyün arka tarafından ters yüz geri döndük.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

105

ters yüzü geri dönmek

gerisin geriye gitmek: 'İçeriye bir adım atmaya cesaret edememiş, koşarak ters yüzü geri dönmüştüm.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

103

ters yüzüne çevirmek

geri döndürmek: 'Yanına uşak filan almaz. Müracaat edenleri ters yüzüne çevirir.' -Ö. Seyfettin.

102

ters yüzüne dönmek

geri gitmek, geri dönüp gitmek: 'Nezih, önce ters yüzüne dönüp eğri büğrü yollardan kaçmayı düşündü.' -R. H. Karay.

44

tersi dönmek

şaşırıp bulunduğu ve gideceği yeri kestirememek.

39

tersinden okumak

1) yanlış anlamak; 2) olayı veya bir sanat eserini farklı biçimde değerlendirmek, yorumlamak.

105

tersine çevirmek

içini dışına çevirmek.

36

tertibat almak

olacağı düşünülen sakıncalı bir duruma, harekete karşı hazırlık yapmak: 'Yüz sandık cephaneyi Anadolu'ya gönderebilmek için müzakere edip tertibat aldıklarını veya depolardan silah kaçırdıklarını söylüyorlardı.' -M. Ş. Esendal.

107