Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

armut gibi

çok anlayışsız, bön.

101

armut piş ağzıma düş!

bir işe emek harcamaksızın onun kendiliğinden olmasını bekleyenlerin durumunu anlatan bir söz.

40

arpa ektim, darı çıktı

ters sonuç veren işler için söylenen bir söz.

41

arpacı kumrusu gibi düşünmek

içinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmek: 'Bak, o şoförün yanında arpacı kumrusu gibi düşünen maarif müdürü beye.' -R. N. Güntekin.

110

arpalık yapmak

bir kaynaktan sürekli olarak çıkar sağlamak.

99

arpası çok gelmek

coşmak, azmak, kudurmak.

94

art eteğinde namaz kılmak

çok temiz huylu olmak.

96

artist gibi

boylu boslu, güzel ve alımlı, yakışıklı (kimse).

115

arzu duymak

birine veya bir şeye karşı istek duymak.

101

arzuhâl gibi (kadar)

çok uzun (mektup).

97

arzusu kalmak

isteği yerine gelmemek, hevesini alamamak: 'Arzum kaldı toprağında taşında' -Halk türküsü.

36

asabına dokunmak

sinirine dokunmak: 'Bombardımanlar asabıma dokunuyordu, sakin bir yere kaçmak istiyordum.' -R. H. Karay.

106

asayiş berkemal

güvenliğin yerinde olduğunu anlatan bir söz: 'Efendiler, mühim bir şey yok yahu!.. Asayiş berkemaldir.' -N. Hikmet.

34

asıda olmak (kalmak)

bir işe son verilmeyip öylece bırakılmış olmak: Bu iş bundan fazla asıda kalamaz.

94

asıp kesmek

işbaşında bulunan bir kimse yasayı çiğneyerek sert davranmak.

111

asker gibi

disiplinli, düzgün.

91

askıda bırakmak

sonuca vardırmamak.

104

askıda kalmak

bir iş bir engel dolayısıyla sonuca varamamak.

45

askıya almak

1) altı boşalıp desteği kalmayan yapıyı dikmelerle boşlukta tutarak yıkılmaktan kurtarmak; 2) oturmuş veya batmış bir gemiyi yüzdürmek için başka teknelere asarak kaldırmak; 3) mec. bir işi zamanında yapmayıp belirsiz bir zamana bırakmak, savsaklamak.

109

askıya çıkarmak

evlenecek kimselerin durumunu nüfus kayıtlarının bulunduğu yerde askı yoluyla ilan etmek.

94

askıya çıkmak

1) ipek böceği koza sarmak üzere dallara çıkmak; 2) evlenecek kimselerin durumu nüfus kayıtlarının bulunduğu yerde askı yoluyla ilan edilmek.

28

aslan gibi

1) boylu boslu, güçlü ve yakışıklı; 2) sağlığı yerinde.

101

aslan kesilmek

aslan gibi güçlü ve cesur duruma gelmek.

102

aslı astarı olmamak

gerçekliği, doğruluğu bulunmamak.

32

aslı çıkmak

gerçek olduğu anlaşılmak, gerçek olduğu ortaya çıkmak: Söylenenlerin aslı çıkarsa güç duruma düşecek.

97

aslı faslı olmamak

gerçekliği, doğruluğu bulunmamak: 'Birtakım aslı faslı olmayan ağrılar yaratan sıtma mikrobu gibi sinsi bir yorgunluk vardı.' -S. F. Abasıyanık.

95

aslı faslı yok

yalan, uydurma.

99

aslına bakarsan

'doğruyu, gerçeği ararsan' anlamında kullanılan bir söz: 'Ömrü savaş içinde geçer insanın, aslına bakarsan ekmeğini topraktan çıkarmak için.' -A. Erhat.

93

astarı yüzünden pahalı olmak (pahalıya gelmek)

bir işin ayrıntılarına harcanılan para veya emek, elde edilen sonucun değerini aşmak.

111

astığı astık, kestiği kestik

acımasız, çok sert veya istediği gibi davranan kimse.

115