En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

bugünkü günde

şimdi, içinde bulunduğumuz zamanda, şimdiki şartlarda: 'Bugünkü günde İngilizcesiz olmuyor çok iş.' -N. Uygur.

108 görüntülenme

zorunda bırakmak

yapmaya mecbur etmek: 'Onları susmak zorunda bırakmanın sıkıntısını duyuyorum.' -N. Cumalı.

108 görüntülenme

bir çatı altında (olmak, bulunmak)

aynı yapı, kurum, kuruluş vb. içinde (olmak).

108 görüntülenme

eli kırılmak

eli, işe yatkın bir duruma gelmek.

108 görüntülenme

(birine) yuf borusu çalmak

kınama, üzüntü ve nefretini bildirmek.

108 görüntülenme

bozum olmak

argo utanmak, utanacak duruma düşmek, mahcup olmak.

108 görüntülenme

zulaya atmak

bir şeyi gizli bir yere koymak.

108 görüntülenme

derisini yüzmek

1) derisini soymak, sıyırmak; 2) işkence ederek öldürmek; 3) mec. birinin bütün varlığını elinden almak: Tefecilerin eline düşerse derisini yüzerler.

108 görüntülenme

suyu kesilmiş değirmene dönmek

işlemez, yararsız duruma gelmek.

108 görüntülenme

kılağısını almak

kesici araçları bileği taşına veya kayışa sürterek keskinliğini artırmak.

108 görüntülenme

takla atmak

1) takla hareketini yapmak: 'Adam o kadar kederli, o kadar meyustu ki takla atıp ney çalan kambur cüceler bile onu güldürmeyi başaramamıştı.' -İ. O. Anar. 2) mec. çok sevinmek: 'Biz senin yaşındayken iki altına takla atardık.' -F. R. Atay. 3) mec. bir kimseye yaranmak için onun hoşuna giden davranışlarda bulunmak, dalkavukluk etmek.

108 görüntülenme

angaryaya koşmak

birini zorunlu olmadığı hâlde bir işte çalışmaya zorlamak.

108 görüntülenme

gürültü çıkarmak (etmek, koparmak, yapmak)

1) düzensiz ve rahatsız edici sesler çıkarmak: 'Karanlıkta bana çarpıp da gürültü yapmamaya dikkat ederek kapıyı açtım.' -H. C. Yalçın. 2) kavga, karışıklık, tartışma çıkarmak.

108 görüntülenme

para yedirmek

1) gereksiz olarak başkasına çok para harcamak; 2) rüşvet vermek.

108 görüntülenme

geçit vermek

çay, ırmak, dağ vb.nin geçilecek bir yeri olmak.

108 görüntülenme

dert eğirmek

içinden çıkılması güç bir sorunla uğraşmak zorunda kalmak.

108 görüntülenme

mahşer gibi

çok kalabalık.

108 görüntülenme

ad koymak

adlandırmak.

108 görüntülenme

destek görmek

yardım edilmek.

108 görüntülenme

ayağını bağlamak

engel olmak.

108 görüntülenme

sudan geçirmek

1) herhangi bir şeyi üstünkörü yıkamak; 2) sabunlu çamaşırı durulamak.

108 görüntülenme

ismi (bile) olmamak

adı (bile) olmamak.

108 görüntülenme

yükünü almak

1) taşıyabileceği en ağır yükü yüklenmiş olmak; 2) yeterli sayıda bulundurmak, dolmak: 'Lokanta da her akşamki yükünü almaya başlamıştı.' -T. Buğra. 3) yükünü tutmak.

108 görüntülenme

uygun görmek

yakışır, yaraşır görmek, elverişli bulmak: 'İşte Ahmet Kerim, ilk bakışında Ömer Beyefendi'nin bu eserini yırtıp sepete atmak üzereyken bu ihtimale dayanarak onun gazeteye konulmasını uygun görmüştü.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

108 görüntülenme

anlaşıldı Vehbi'nin kerrakesi

'işin içyüzü, gerçeği öğrenildi' anlamında kullanılan bir söz.

108 görüntülenme

çağı geçmek

1) eskimek; 2) dönemi veya modası geçmek.

108 görüntülenme

kesesine güvenmek

parasına güvenmek.

108 görüntülenme

üzerine toz kondurmamak

üstüne toz kondurmamak.

108 görüntülenme

surat etmek

birine karşı küskün durmak, asık yüzlü olmak: 'Şimdi ters yüzü eve dönsek çocuklar ağlar, bayan surat eder.' -R. N. Güntekin.

108 görüntülenme

büyük sözüme tövbe!

bir konuda çok kesin konuşulduğunda tersi bir durumun başa gelmemesi dileğini belirten bir söz: 'Büyük sözüme tövbe, hatır ve hayalime bile getiremem.' -S. M. Alus.

108 görüntülenme