En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

onarım görmek

onarılmak: 'Ondan sonra da birkaç kez onarım görmüştür.' -S. Birsel.

108 görüntülenme

iş çatallanmak

bir işte güçlükle karşılaşmak.

108 görüntülenme

kuluçka olmak

dişi kuş yumurtaya yatma zamanı gelmek.

108 görüntülenme

sıhriyet peyda etmek

hısımlık oluşturmak: 'Süleyman Şah, kurtuluşu Osman Oğulları ile sıhriyet peyda etmekte görüyordu.' -F. F. Tülbentçi.

108 görüntülenme

yüreği sıkılmak

içi sıkılmak.

108 görüntülenme

ferz çıkmak

satrançta piyon, karşıdaki en son kareye kadar sürülüp vezir olmak.

108 görüntülenme

tanış çıkmak

daha önceden tanışmış olmak.

108 görüntülenme

kök sökmek

çok çetin iş görmek.

108 görüntülenme

elini kolunu sallaya sallaya gelmek

1) gelirken hiçbir armağan getirmemek; 2) bitirmeye gittiği işten sonuç alamadan dönmek.

108 görüntülenme

hayra yormak

rüya veya olayı iyi bir durumun belirtisi saymak: 'Aslına bakılırsa aktör olmayı rüyasında görse hayra yormazdı.' -A. İlhan.

108 görüntülenme

sıkı tutmak

1) önem vermek: İşini sıkı tut. 2) sürekli olarak denetlemek, kontrol altında bulundurmak; 3) bir işte disiplinli olmak.

108 görüntülenme

yaya bırakmak

1) yarışma söz konusu olan durumlarda geride bırakmak: 'Özellikle süper devletler, kendi çıkarları için kendilerine muhtaç dostları bir çırpıda yaya bırakıverirler.' -T. Halman. 2) yarı yolda bırakmak.

108 görüntülenme

(birini) demire vurmak

birini demir zincirle bağlamak.

108 görüntülenme

hacet görmek

1) gerekli bulmak, gerekli saymak: 'Kendi kuvvetlerini ve yiğitliklerini söylemeye, vaka ile tespit etmeye hacet görmüyorlar.' -H. E. Adıvar. 2) tuvalete gitmek; 3) alışveriş yapmak.

108 görüntülenme

kahrından ölmek

1) çok üzülmek; 2) aşırı üzüntü, ölümüne neden olmak.

108 görüntülenme

kasavet etmek

üzülmek, kaygılanmak.

108 görüntülenme

toprak doyursun gözünü

gözünü toprak doyursun.

108 görüntülenme

aradan kaldırmak

iş yapma imkânını yok etmek.

108 görüntülenme

döviz kaçırmak

yurt dışına izinsiz döviz çıkarmak.

108 görüntülenme

pas atmak (vermek)

1) sp. bazı top oyunlarında bir oyuncu takım arkadaşına top geçirmek; 2) argo karşı cinse umut ve cesaret vermek.

108 görüntülenme

saati çalmak

bir şeyin vakti gelmek: 'Herkes ona artık vaktini ibadete hasretmek zamanının geldiğini, daha doğrusu ahireti düşünmek saati çaldığını ima ediyordu.' -H. E. Adıvar.

108 görüntülenme

varlıkta darlık çekmek

herhangi bir engel yüzünden elindeki imkândan yararlanamamak.

108 görüntülenme

ayakları üstünde durmak

başkasının yardımına ihtiyaç duymadan güçlü bir biçimde sorunları çözebilecek durumda olmak.

108 görüntülenme

fetvayişerife çıkarmak

1) şeyhülislam fetvası ilan etmek; 2) mec. kendi kendine yorum getirmek: 'Fetvayişerife mi çıkarıyorsun be?' -H. Taner.

108 görüntülenme

adı var

1) beklenilen, istenilen özelliklere sahip olmayan; 2) tercih edilecek özelliklere sahip.

108 görüntülenme

Arafat'ta soyulmuş hacıya dönmek

her şeyini kaybedip çırılçıplak kalmak, çaresiz kalmak.

108 görüntülenme

kalafata çekmek

1) gemiyi onarmak için karaya çekmek; 2) mec. azarlamak, paylamak.

108 görüntülenme

kur yapmak

1) karşı cinsten birine ilgi göstererek onun hoşuna gitmek, gönlünü kazanmaya çalışmak: 'Hepsi de aynı yavan, tatsız sözlerle kur yapacaklardı.' -H. C. Yalçın. 2) birinin duygularını okşayacak biçimde davranarak onu elde etmeye çalışmak: 'Muhtaç hemşehrilerin bir kısmı etrafımda dolaşmaya, bana kur yapmaya başladılar.' -R. N. Güntekin.

108 görüntülenme

su gibi ezberlemek

yanlışsız okuyabilecek kadar ezberlemek.

108 görüntülenme

dört dönmek

1) telaşla çare aramak: 'Cemil, Cemil! diye haykırarak yağmurun altında dört dönüyordum.' -R. N. Güntekin. 2) bir iş yapmak için telaşla sağa sola koşmak: 'Bizi memnun etmek için etrafımızda dört dönüyordu.' -Ç. Altan.

108 görüntülenme