En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

bir tahtası eksik

tkz. akılca eksik, yarım akıllı.

108 görüntülenme

hadise çıkarmak

olay çıkarmak: 'Gürültü etmeden, iz bırakmadan, hadise çıkarmadan çalışıyorlar, arılar gibi.' -E. M. Karakurt.

108 görüntülenme

kıssadan hisse almak (çıkarmak)

anlatılan bir olaydan ders almak: 'O zaman, diplomatlar bu kıssadan lazım gelen hisseyi çıkarmasını bilmişler miydi? Ne gezer!' -Y. K. Karaosmanoğlu.

108 görüntülenme

ayılık etmek

kaba davranmak.

108 görüntülenme

işi (bir şeye) vurmak

işi değiştirmek: 'O vakit aktör yahut aktris işi meddahlığa vuruyor.' -Ö. Seyfettin.

108 görüntülenme

kış yapmak

hava çok soğuk ve karlı olmak.

108 görüntülenme

fırsat kollamak (gözlemek)

yapmak istediği iş için uygun bir zaman veya bir durum beklemek: 'Sonra fırsat kollamasını biliyordu ve tekme yapıştıracak, çelme takacak zamanı içgüdülerin şaşmazlığıyla seçiyordu.' -T. Buğra.

108 görüntülenme

yürek soğutmak

sevmediği birinin bir felakete uğramasına sevinmek: 'Seyrimize çıktınız değil mi? Yürek soğutuyorsunuz değil mi? Allah sizi bizden besbeter etsin inşallah!' -O. Kemal.

108 görüntülenme

arasına (aralarına) karışmak

büyüyüp yetişmek.

108 görüntülenme

dumana boğmak

1) duman içinde bırakmak; 2) mec. bunaltmak, şüphe içinde bırakmak: 'Adamın kafasını katiyen aydınlatmamalı, karıştırmalı ve dumana boğmalısınız.' -H. E. Adıvar.

108 görüntülenme

arasını (aralarını) açmak (bozmak)

iki kişi arasındaki dostluğu, ilişkiyi bozmak.

108 görüntülenme

ortalık düzelmek

toplum içindeki karışıklık yok olmak, tedirginlik kalmamak, maddi durum düzelmek: 'Ben de ödünç para bulsam hiç düşünmeden alırım. Ortalık elbet düzelir, öderim.' -M. Ş. Esendal.

108 görüntülenme

sıra (sırasını) savmak

sırayla yapılan bir işte sıra kendine geldiğinde gereğini yapmak: 'Neyse, sıramızı savdık ve yine yola çıktık ve yolda beni bir düşüncedir aldı.' -N. Hikmet.

108 görüntülenme

verem olmak

1) verem hastalığına yakalanmak; 2) mec. sabırsızca davranmak.

108 görüntülenme

arasını (aralarını) bulmak

araları bozulmuş iki kişiyi uzlaştırmak, barıştırmak: 'Emine ile aralarını bulmaya çalışacağını söyledi.' -H. E. Adıvar.

108 görüntülenme

ayıya kaval çalmak

anlayışsız bir kimseye bir şey anlatmaya çalışmak.

108 görüntülenme

işi ...-e vurmak

gerekenden başka biçimde davranmak, ... gibi görünmek: İşi şakaya vurmak.

108 görüntülenme

saçı sakalı akar gibi

üstü başı perişan bir durumda: 'Hani saçı sakalı akar gibi bir adam geliyor ya buraya, o işte.' -N. Ataç.

108 görüntülenme

hafta sekiz, gün dokuz

'tedirgin edercesine sık sık' anlamında kullanılan bir söz: O, hafta sekiz, gün dokuz bizdedir!

108 görüntülenme

ortalık karışmak

toplumda veya devletler arasında düzensizlik baş göstermek.

108 görüntülenme

(bir işin) altı yaş olmak

işe birtakım oyunlar karışmak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.

108 görüntülenme

bir yaşına daha girmek

şimdiye değin görmediği şaşılacak yeni bir şeyle karşılaşmak: 'Ah anacığım bir yaşıma daha girdim, dünyada her şey aklıma gelirdi de tefle ayı oynatmak gelmezdi.' -O. C. Kaygılı.

108 görüntülenme

kalbini çalmak

sevgisini kazanmak, kendine âşık etmek.

108 görüntülenme

yolunu kesmek

engel olmak, engellemek: 'Yani şüphelendiği müşterilerin yolunu kesmiyor, uzaktan uzağa onları takip etmekle nefsini köreltiyordu.' -N. Hikmet.

108 görüntülenme

aforoz etmek

1) kilise birliğinden çıkarmak: 'Aforoz edilmiş, kiliseden kovulmuş.' -N. F. Kısakürek. 2) mec. darılıp biriyle konuşmamak, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırmak, toplum dışılamak: 'Siz kendi milletiniz için bunun yarısını söyleyin, milletin çoğunluğu sizi hemen aforoz eder.' -H. Taner.

108 görüntülenme

durumdan vazife çıkarmak

içinde bulunulan şartları değerlendirerek sorumluluk yüklenmek.

108 görüntülenme

idman yapmak

beden hareketleri yapmak: 'Evinden yalnız idman yapmak için çıktığına eminim.' -S. F. Abasıyanık.

108 görüntülenme

kalbini okumak

birinin duygu ve düşüncelerini, niyetini anlamak.

108 görüntülenme

ortama ayak uydurmak

çevreye uyum sağlamak.

108 görüntülenme

çekince koymak

bir karara katılmadığını belirtmek.

108 görüntülenme