En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

harman dövmek

ekin tanelerini saptan ayırma işini yapmak.

83 görüntülenme

örnek olmak

hayır ve davranış yönünden başkasının kendisine benzemesi yolunda etkili olmak: 'Ne örnek olmaya değerim ne de gülünç olmaktan zevk alırım.' -F. R. Atay.

83 görüntülenme

canının derdine düşmek

ölüm korkusuna kapılmak.

83 görüntülenme

çukura düşmek

kötü ve uygunsuz bir duruma girmek: 'Kendi ayağınız ve büyük aklınızla gidip düştüğünüz çukurdan bize ne?' -A. Gündüz.

83 görüntülenme

kabuğuna çekilmek

dışarısı ile olan ilişkilerini kesmek, kimse ile görüşmemek: 'Arkadaşı, hükûmet aleyhine konuşmaya başlayınca Fuat kabuğuna çekilmek lüzumunu duyar ve başını önüne eğip susmasını bilirdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

83 görüntülenme

boğazını yırtmak

olanca gücüyle bağırmak.

83 görüntülenme

balon uçurmak

ilgililerin ne diyeceklerini ve nasıl davranacaklarını anlamak amacıyla aslı olmayan bir haber yaymak.

83 görüntülenme

eyer vurmak

eyeri hayvanın sırtına koyup bağlamak.

83 görüntülenme

eyeri boş kalmak

atın binicisi ölmek.

83 görüntülenme

(birinin) diline düşmek

yermek veya alay etmek amacıyla birinin kötü veya yanlış davranışını sürekli söylemek: 'Mahallede acubelerin diline düşmekten korkuyorum.' -P. Safa.

83 görüntülenme

kanlı yaş (yaşlar) dökmek

büyük üzüntüyle ağlamak.

83 görüntülenme

nerede kaldı

ne yararı oldu? 'Senin filozofluğun nerede kaldı?' -Ö. Seyfettin.

83 görüntülenme

(birinin) dizginini çekmek

birinin aşırı davranışlarına engel olmak.

83 görüntülenme

(bir şeyden) hayır görmemek

bir şey kendisine yararlı olmamak: 'Ne o, ne ben bu seçimlerimizin hayrını görmüştük!' -H. F. Ozansoy.

83 görüntülenme

(birinin) dizginini kesmek

üzerindeki baskıyı artırmak.

83 görüntülenme

yol aramak

çare bulmaya çalışmak.

83 görüntülenme

son vermek

bitirmek, sona erdirmek: 'Gevezeliklerine tam zamanında son vermişler.' -N. Hikmet.

83 görüntülenme

alnının akıyla

ayıplanacak bir duruma düşmeden, şerefiyle başarı göstermiş olarak: 'Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.' -Z. Selimoğlu.

83 görüntülenme

dağa kaldırmak

birini, herhangi bir amaçla, zorla dağa veya ıssız bir yere götürüp orada tutmak: 'Yalnız Efe'den kimsenin şikâyeti yokmuş. Ne kimseyi dağa kaldırırmış ne de fidye istermiş.' -Ö. Seyfettin.

83 görüntülenme

özgü olmak

1) birine, bir şeye ait olmak; 2) belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunmak; 3) aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmamak.

83 görüntülenme

şu kadar ki

ancak, bununla birlikte, ne var ki.

83 görüntülenme

(birine) biliş çıkmak

tanımak, önceden tanış olmak: 'Hiç kimse bu kara yağız garip yiğide biliş çıkmadı.' -K. Tahir.

83 görüntülenme

beyni kaynamak

aşırı sıcaktan sersemlemek, bunalmak: 'Kızgın güneşin altında bütün gün beynim kaynıyor.' -O. Kemal.

83 görüntülenme

bok yoluna gitmek

kaba yararsız, gereksiz bir şey uğruna yok olmak.

83 görüntülenme

lafta kalmak

bir iş düşünce aşamasında kalıp gerçekleşmemek.

83 görüntülenme

yol tutmak

bir yoldan kimseyi geçirmeyecek biçimde düzen kurmak.

83 görüntülenme

atbaşı (beraber) gitmek

eşit durumda olmak: 'Bu çeneyle atbaşı giden keskin bir zekâsı var.' -C. S. Tarancı.

83 görüntülenme

ezberden okumak

daha önceden belleğine aldığı için herhangi bir yere bakmadan söylemek.

83 görüntülenme

satır atmak

herkesi öldürmek, kırıp geçirmek.

83 görüntülenme

uykuya varmak

1) uyumak: 'Yemek biter bitmez Ali sol elini yastık yaptı, hemen uykuya vardı.' -Y. Kemal. 2) mec. sükûnet, sessizlik, hareketsizlik içine girmek: 'Etrafı kapatan dik, sivri dağlar duman ve bulut sarılı kocaman başlarını birbirine dayayarak çoktan uykuya varmışlardı.' -R. H. Karay.

83 görüntülenme