En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

adam sen de!

bir işin önemsenmediğini anlatmak için söylenen bir söz.

35 görüntülenme

afi kesmek (satmak, yapmak)

birine karşı gösteriş yapmak: 'Yanındaki kıza afi yapmak için onun önüne, dilenciye sadaka verir gibi bahşiş fırlatan bir züppeyi, bıraksalar öldürecekti.' -H. Taner.

35 görüntülenme

afyonu patlamak

ayılmak, kendine gelmek.

35 görüntülenme

Agop'un kazı gibi bakmak

aptal aptal bakmak.

35 görüntülenme

ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz

davranışlarına engel olacak hiçbir takıntısı yok.

35 görüntülenme

ağaç yaprağıyla gürler (güzeldir)

insan önemli işleri akrabası, yakınları, yandaşlarından güç alarak daha kolay yapar.

35 görüntülenme

ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez

belirtileri meydanda olan yaşlılık ve izleri ortada duran üzüntü ne yapılsa gizlenemez.

34 görüntülenme

yaş kesen baş keser

çeşit çeşit yararları olan ağacı sadece odun sağlamak için kesen insan canına kıymış gibi büyük bir suç işlemiş olur.

34 görüntülenme

ağası güçlü olanın kulu asi olur

dişli birine dayanan, güvenen kişi herkese kafa tutar, kabadayıca davranır.

34 görüntülenme

gönül ferman dinlemez

gönül sevdiğinden asla vazgeçmez.

34 görüntülenme

sefa ile yenen cefa ile kazanılır

keyifli keyifli harcadığımız para, çok sıkıntı çekilerek kazanılmıştır.

34 görüntülenme

ağası yiğit olanın etbaı sarhoş gezer

dişli birine dayanan, güvenen kişi herkese kafa tutar, kabadayıca davranır.

34 görüntülenme

ağır otur ki bey (ağa, molla) desinler

ağırbaşlı ol ki büyüğümüz diye sana saygı göstersinler.

34 görüntülenme

ağız yemese, yüz utanmaz

armağan alan, armağanı verenin isteğini yerine getirmemeye çekinir ve mutlaka yapmaya çalışır.

34 görüntülenme

ağrısız baş mezarda gerek

herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.

34 görüntülenme

ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar

yazın çalışan kışın rahat eder.

34 görüntülenme

ağza almamak

anmamak, sözünü etmemek: 'Tövbekâr olduktan sonra eskiden işlediğimiz günahlar ağza alınmaz.' -H. E. Adıvar.

34 görüntülenme

ağza tat, boğaza feryat

'miktarı çok az olan yiyecek' anlamında kullanılan bir söz.

34 görüntülenme

ağzı olan konuşuyor

'konuyla ilgisi olmayan, bilir bilmez herkesin söyleyecek sözü var' anlamında kullanılan bir söz.

34 görüntülenme

aç tavuk kendini arpa (buğday) ambarında sanır

insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar.

34 görüntülenme

ağzına taş almak

söze karışmayıp susmak.

34 görüntülenme

açıktan almak

1) den. açıktan geçmek; 2) mec. bir tehlikenin uzağından geçmek.

34 görüntülenme

açılıp saçılmak

1) kadın açık saçık giyinmeye başlamak; 2) kadın eskisine göre ölçüsüz davranışlarda bulunmaya başlamak.

34 görüntülenme

adı batmak

sevilmeyen bir şey veya kimse unutulmak, adı anılmaz olmak, artık sözü edilmemek.

34 görüntülenme

adı bile okunmamak

birine veya bir şeye hiç önem verilmemek.

34 görüntülenme

ağaç ne kadar uzasa göğe ermez

insan ne kadar yükselirse yükselsin bir yerde durur.

34 görüntülenme

ağaçtan maşa olmaz

yeteneksiz, beceriksiz kimse önemli işlerde kullanılamaz.

34 görüntülenme

ağanın alnı terlemezse ırgadın burnu kanamaz

işveren işçisi ile birlikte çalışmazsa işçi işe var gücüyle sarılmaz.

34 görüntülenme

ağanın malı çıkar, uşağın canı

bir afeti önlemek için işveren malını, işçi de canını feda eder.

34 görüntülenme

sebepsiz ölüm olmaz

herkesin ölümü için bir sebep vardır.

33 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

göz kulak olmak

1) görme, işitme yoluyla bilgi edinmeye çalışmak; 2) mec. gözetmek, korumak, bakmak: 'Öbürü göğsünden ağır yaralı iki erin geriye alınmalarına göz kulak oluyordu.' -A. İlhan.

121 görüntülenme

üstüne tuz biber ekmek

üzüntüyü, kusuru artıracak durum yaratmak.

121 görüntülenme

(birinin) yakasını bırakmamak

bezdirecek kadar üstüne düşmek, rahat vermemek, ısrar etmek: 'Kendimi unutturup kaybettirmeye çalıştığım burada da Başkan, yakamı bırakmadı.' -R. N. Güntekin.

121 görüntülenme

sinir küpü olmak

aşırı derecede sinirli olmak.

121 görüntülenme

gaflet basmak

1) dalgın, dikkatsiz bir durumda bulunmak; 2) uykusu gelmek.

121 görüntülenme

bis yapmak

seyirci, beğenilen bir konserin sonunda tempolu biçimde alkışlayarak sanatçıyı veya sanatçıları bir eser seslendirmesi için yeniden sahneye çağırmak.

121 görüntülenme

dili alışmak

çok kullandığı bir söze alışmak: 'Bizim moruk ertesi güne devrisi der de ondan dilim alışmış.' -S. F. Abasıyanık.

121 görüntülenme

kesenize bereket

maddi katkısı görülen bir kimseye 'çok kazan, kazancın bol olsun' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

121 görüntülenme

faaliyet göstermek

1) çalışmak; 2) işler durumda olmak, etkinlik göstermek: 'Casusların en çok faaliyet gösterdikleri liman da burasıydı.' -F. F. Tülbentçi.

121 görüntülenme

(bir şeye) haciz koymak

borçlunun malına el koymak: 'Ya parayı verirsiniz ya da haciz korum.' -B. Felek.

120 görüntülenme

el elde baş başta

elde bulunan her şeyin tükendiğini anlatan bir söz: 'Balya'da beş on lira kazanmıştı. Onları da yedik, el elde baş başta.' -R. N. Güntekin.

120 görüntülenme

gemiyi tutmak

den. gemiyi belirli bir yerde bir süre bekletmek, çalışmadan durmak.

120 görüntülenme

(birinin) sinirlerini germek

birini sinirlenmeye hazır bir duruma getirmek: 'Bu olay, on beş gündür sıcak yemek yemeyen askerlerin morallerini bozup sinirlerini iyice gerdi.' -İ. O. Anar.

120 görüntülenme

(bir şeye) imza atmak

imzalamak: 'Önüne bir tomar parşömen çeken ağa, yeni öğrendiği imzasını atmaya başladı.' -O. Kemal.

120 görüntülenme

ateşe vursa duman vermez

pek cimri olanlar için söylenen bir söz.

120 görüntülenme

misli menendi yok

benzeri, eşi yok: 'Bu sonbahar sabahında Gülhane Parkı'nın misli menendi yoktur.' -S. F. Abasıyanık.

120 görüntülenme

hizmet görmek

birisinden yardım almak: 'Değil kendisine hizmet etmeye, kendisinden herhangi bir hizmet görmeye bile tahammül edemeyeceği bir insana '-Ne istiyorsunuz?' demek yok.' -S. F. Abasıyanık.

120 görüntülenme

(bir şeye) pamuk ipliğiyle bağlanmak

her an bozulmaya, kopmaya hazır olmak.

120 görüntülenme

köküne kibrit suyu

yerin dibine batsın, ölsün, kahrolsun.

120 görüntülenme

dişinden tırnağından artırmak

yiyecek giderlerini kısarak para biriktirmek: 'Susuz Yaz adlı öykü kitabımı, oyunlarımı hep böyle dişimden tırnağımdan artırarak bastırdım.' -N. Cumalı.

120 görüntülenme

dişinin kovuğuna bile gitmemek

yiyecek çok az gelmek.

120 görüntülenme

yapma (yapma yahu)

şaşılacak durumlarda 'öyle mi, doğru mu, gerçek mi?' gibi anlamlar bildiren bir söz: Onca yolu iki saatte almışlar. -Yapma!

120 görüntülenme

önde gelmek

önemli durumda olmak.

120 görüntülenme

ocağı batmak

yuvası yıkılmak veya soyu tükenmek.

120 görüntülenme

ele almak

1) bir şey üzerinde çalışmaya başlamak: 'Sözlerini bambaşka bir anlayışla ele almış ve kendi kendine sormuştu.' -T. Buğra. 2) bir konuyu görüşmek; 3) bir konuyu incelemek, araştırmak: 'Kamu düzeniyle ilgili bu konuların yanında toplum ve aile sorunları da ele alınıyordu.' -M. And. 4) herhangi bir şeyi iş edinmek: 'Fakat dediğim gibi ben yüzsüzlüğü ele almıştım.' -R. N. Güntekin.

120 görüntülenme

boş vermek

argo aldırmamak: 'Aldırmayacaksın, boş vereceksin, güleceksin.' -N. F. Kısakürek.

120 görüntülenme

(iş) pot gelmek

sonu iyi olmamak, ters gelmek: 'İşlerin doğru gitmeyen, pot gelen yerleri çok ise de sorulunca söylenecek karşılıklar bulunmuştu.' -M. Ş. Esendal.

120 görüntülenme

ayağı (ayakları) dolaşmak

yürürken telaştan ayakları birbirine takılmak.

120 görüntülenme

fatura kesmek

satılan bir şey için fatura düzenlemek.

120 görüntülenme

cim karnında bir nokta

1) hiçbir bilgisi olmayan, cahil; 2) acemi, toy.

120 görüntülenme