En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

su içene yılan bile dokunmaz

düşman olsa bile su içen kimseye dokunulmamalıdır.

27 görüntülenme

kaza geliyorum demez

kaza, beklenmedik zamanda, ansızın olur.

27 görüntülenme

aç tavuk kendini arpa (buğday) ambarında sanır

insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar.

27 görüntülenme

aç yanında sarpın kurcalanmaz

bir kimsenin yanında, onun çok duyarlı olduğu konuya değinmemek gerekir.

27 görüntülenme

ağzına sağlık

1) bir sözü yerinde söyleyen kişilere söylenen bir beğenme sözü; 2) yapılan konuşmanın beğenildiğini belirtmek için söylenen söz.

27 görüntülenme

açık vermek

1) geliri, giderini karşılamamak; 2) gizlenmek istenen bir olayı, bir düşünceyi veya durumu elde olmayarak ortaya koymak, açıklamak.

27 görüntülenme

açık yaraya tuz ekilmez

acısı henüz taze olan bir kimsenin üzüntüsü, birtakım söz ve davranışlarla artırılmamalıdır.

27 görüntülenme

açlığını öldürmek

açlık duygusunu yatıştırmak: 'Kaldırılmış harman yerlerinden buğday toplayıp açlığımızı öldürdük.' -O. Kemal.

27 görüntülenme

açtırma ağzımı

'kötü bir söz söylememe fırsat verme' anlamında kullanılan bir söz.

27 görüntülenme

ad çekmeye girmek

1) kuraya tabi olmak: 'Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkan Vekili ad çekmeye girmezler.' -Anayasa. 2) sp. oyunun başlangıcında, alan seçimi, başlama atışı veya karşılama hakkı için öncelik sağlamak amacıyla kura çekmek.

27 görüntülenme

alacakla verecek (borç) ödenmez

bir yerden alacağınız parayla başka bir yere olan borcunuzu kapatamazsınız.

27 görüntülenme

adam adamı bir kere aldatır

bir kimse başka bir kimseyi ancak bir kez aldatabilir, diğeri bir daha aldatmasına izin vermez.

27 görüntülenme

adam beğenmemek

herkesi değersiz görmek.

27 görüntülenme

adam sen de!

bir işin önemsenmediğini anlatmak için söylenen bir söz.

27 görüntülenme

adı batmak

sevilmeyen bir şey veya kimse unutulmak, adı anılmaz olmak, artık sözü edilmemek.

27 görüntülenme

adı bile okunmamak

birine veya bir şeye hiç önem verilmemek.

27 görüntülenme

adı olmak

gereksiz, yersiz ünü olmak.

27 görüntülenme

altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz

değerli kişi veya nesneler, ne türlü uygunsuz koşullar içinde bulunurlarsa bulunsunlar değerlerini ve niteliklerini yitirmezler.

27 görüntülenme

adını koymak

karşılığını veya fiyatını kararlaştırmak: Bu evi alabilmemiz için adını koyalım.

27 görüntülenme

ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar

kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.

27 görüntülenme

ağa borç eder, uşak harç

ağa para sıkıntısı içinde olup borç etse de uşak, bunu anlamaz ve bol harcamayı sürdürür.

27 görüntülenme

ağaca dayanma kurur, adama (insana) dayanma ölür

insan yapacağı işte başkalarına değil, kendine güvenmelidir.

27 görüntülenme

ağacın meyvesi olunca, başını aşağı salar

yararlı eserler veren, bilgi ve erdemle donanmış kimse alçak gönüllü olur.

27 görüntülenme

ağaçtan maşa olmaz

yeteneksiz, beceriksiz kimse önemli işlerde kullanılamaz.

27 görüntülenme

ağalık (beylik) vermekle, yiğitlik vurmakla

sözü geçer bir adam olmak istersen herkese yardımda bulunacaksın, yiğit adam olmak için de savaşta da barışta da vurucu, kırıcı olacaksın.

27 görüntülenme

ağanın malı çıkar, uşağın canı

bir afeti önlemek için işveren malını, işçi de canını feda eder.

27 görüntülenme

gözlüye gizli yoktur

görmesini bilen kişiden hiçbir şey gizlenemez.

26 görüntülenme

ağına düşürmek

tuzağına düşürmek.

26 görüntülenme

gördün deli, savul geri!

dengesiz kimselerden uzak durmak gerekir.

26 görüntülenme

küheylan at, çul içinde de bellidir

cevherli insan, kılık kıyafeti düzgün olmasa da değerini yitirmez.

26 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

anlamazlıktan gelmek (anlamazlığa vurmak)

bir şeyi anladığı hâlde anlamamış gibi davranmak: 'Anlamazlığa vuruyorum, teşekkür ederek ayrılıyorum daireden.' -A. Ümit.

93 görüntülenme

beğenmeyen kızını (küçük kızını) vermesin

bir durumun beğenilmemesi karşısında, beğenmeyenin umursanmadığını anlatan bir söz.

93 görüntülenme

felekten bir gün (gece) çalmak

güzel bir gün veya gece geçirmek.

93 görüntülenme

(birini) adam yerine (hesabına) koymak

adamdan saymak, varlığını kabul etmek: 'Anasını durmadan nefes aldırmadan azarlıyor, babasını adam yerine koymuyor, ağzını açarken susturuyordu.' -R. H. Karay. 'Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler.' -M. Ş. Esendal.

93 görüntülenme

(birinin) koynuna girmek

biriyle yatıp sevişmek.

93 görüntülenme

kulağına küpe olmak (etmek)

başa gelen bir durumdan alınan dersi unutmamak: 'Bu sözümü kulağına küpe et kızım!' -R. N. Güntekin.

93 görüntülenme

dostlar başından ırak

sözü edilen kötü bir durumla yakınların karşılaşmaması için söylenen iyi dilek sözü.

93 görüntülenme

kulak asmak

önem vermek, dinlemek: 'Bunların sözlerine ne diye kulak asıyor, ona göre yapacağın işi kestiriyorsun?' -M. Ş. Esendal.

93 görüntülenme

bir elle verdiğini öbür elle almak

yapar göründüğü bir iyiliği, sağladığı bir çıkarla ödetmek.

93 görüntülenme

gönlünü serin tutmak

sakin, soğukkanlı olmak, hemen heyecanlanmamak.

93 görüntülenme

rüşdünü ispat etmek

1) kanunlara göre ergin sayılacak yaşa gelmiş olmak; 2) mec. herhangi bir konuda yeterli seviyeye geldiğini göstermek.

93 görüntülenme

(birini bir şeye) gark etmek

1) batırmak, boğmak; 2) mec. birine bir şeyi bol bol vermek: 'Bu hayrı ile milletimizi nura gark edeceğine herkes kani idi.' -Y. K. Beyatlı.

93 görüntülenme

çığ gibi büyümek

bir olay birdenbire ve etkileyici bir biçimde büyümek.

93 görüntülenme

başına devlet (talih) kuşu konmak

beklemediği büyük bir nimeti ele geçirmek.

93 görüntülenme

ayak yapmak

birini aldatmak, kandırmak için dalavere çevirmek.

93 görüntülenme

adı sanı olmak

bilinmek, tanınmak, ünlü olmak: 'Osman Efendi'nin adı sanı vardı.' -İ. H. Baltacıoğlu.

93 görüntülenme

(bir şeyin) üzerine bir bardak (soğuk) su içmek

alay üstüne bir bardak su içmek.

93 görüntülenme

içine doğmak

bir işin olacağını veya olduğunu hiçbir belirtiye dayanmadan önceden sezinlemek, malum olmak: 'Bunu git hocadan sor, elbette benden, senden önce o cennetlik kişinin içine doğmuştur.' -R. H. Karay.

93 görüntülenme

çarşaf gibi

dalgasız, dümdüz ve durgun (deniz, göl).

93 görüntülenme

(bir işi) pamuk ipliğiyle bağlamak

etkisi az sürecek bir çare ile geçiştirmek.

93 görüntülenme

içtikleri su ayrı gitmemek

sıkı fıkı dost, arkadaş olmak: 'İçtikleri su ayrı gitmez, her derdini onunla paylaşırdı.' -H. Topuz.

93 görüntülenme

araya (aralarına) soğukluk girmek

arada kırgınlık oluşmak: 'Hiç cevap vermedi, ağlamaya başladı ama aramıza soğukluk girdi.' -R. Erduran.

93 görüntülenme

elinden gelmek

yapabilmek: 'Nesir az çok benim de elimden geldiği için midir nedir kabul edemiyorum şiirden güç olduğunu.' -N. Ataç.

93 görüntülenme

başını dik tutmak

onurunu korumak.

93 görüntülenme

payidar kalmak (olmak)

kalmak, yok olmamak, yaşamak: 'Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.' -Atatürk.

93 görüntülenme

el sürmemek

1) dokunmamak, değmemek; 2) bir işi yapmamak, ilgilenmemek: 'Canım dalga geçmek, akşama kadar bir şeye el sürmemek istiyordu.' -Ö. Seyfettin.

93 görüntülenme

feneri nerede söndürdün

şaka geç kalanlara takılmak için söylenen bir söz.

93 görüntülenme

emek vermek

bir şeyin meydana gelmesi için özenle ve çok çalışmak: 'Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti.' -S. Ayverdi.

93 görüntülenme

göz dikmek

bir şeyi ele geçirmek isteğine kapılmak: 'Bizim canımıza, malımıza hangi devlet göz dikmişti?' -Y. K. Karaosmanoğlu.

93 görüntülenme

sinir küpü olmak

aşırı derecede sinirli olmak.

93 görüntülenme