En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ebedî uykuya dalmak

ölmek: 'Bu mezarda iki harp ve aile kahramanı ebedî uykusuna dalmıştı.' -A. Gündüz.

108 görüntülenme

ebediyete intikal etmek

ölmek.

108 görüntülenme

güncelliğini yitirmek

süre aşımına uğrayarak önem ve değerini yitirmek: 'Güncelliklerini yitirdikçe ölen o yazılar gibi şiirler de ölür.' -N. Cumalı.

108 görüntülenme

hararet basmak

1) çok susamak; 2) vücut ısısı artmak.

108 görüntülenme

ağzında yaş kalmamak

bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söylemiş olmak.

108 görüntülenme

çokbilmişlik taslamak

kendini çokbilmiş gibi göstermek: 'Zekâ gösterisine yeltenmemiş, çokbilmişlik taslamamıştı.' -K. Tahir.

108 görüntülenme

iş bitirmek

bir işi iyi bir sonuca ulaştırmak.

108 görüntülenme

göze görünmemek

1) ortaya çıkmamak, ortalıkta dolaşmamak, saklanmak; 2) kendisi var olduğu hâlde göz onu görememek; 3) değersiz olmak.

108 görüntülenme

lafı dolandırmak

sözü uzatmak: 'Üç beş sorum var kalıplaşmış, onları soruyorum, lafı dolandırarak.' -N. Meriç.

108 görüntülenme

dili tutulmak

sevinç, korku, şaşkınlık vb. sebeplerle birdenbire söz söyleyemez olmak: 'Elmas'ın dili tutulmuştu. Çıt çıkarmadan bakıyordu sadece.' -A. Kulin.

108 görüntülenme

gazel tutturmak

yüksek sesle şarkı veya türkü söylemek: 'Sonra makinelerin gemiyi sarsan temposuna uyarak yanık bir gazel tuttururdu.' -H. Taner.

108 görüntülenme

hile hurda bilmemek

aldatma yollarını bilmemek.

108 görüntülenme

gözüne kestirmek

1) başarabileceğini ummak; 2) zevkine uygun bulmak, hoşlanmak: 'Dam olarak beni gözüne kestirdiği anlaşılıyordu.' -R. N. Güntekin. 3) uygun bulmak, elverişli görmek: 'Kayaların gözüme kestirdiğim bir yerinden aşağı inmeye başladım.' -R. N. Güntekin.

108 görüntülenme

mesleğinin eri (erbabı) olmak

işinin uzmanı veya ustası olmak: 'Mesleğimin eri olduğumu takdir edersiniz.' -R. N. Güntekin.

108 görüntülenme

ağzından lakırtı (laf) almak (çekmek)

karşısındakini konuşturarak birtakım şeyleri öğrenmek: 'Ağzımdan lakırtı almak istiyorsun ama demeyeceğim.' -B. Felek.

108 görüntülenme

ballı börek olmak

çok iyi anlaşmak.

108 görüntülenme

dili yanmak

1) üzüntü ve eziyet çekmek, zarara uğramak: 'Otobüs yolculuğundan bir hayli dilim yandı.' -B. R. Eyuboğlu. 2) bıkmak, nefret etmek: 'Şair neslinin şarkıdan o kadar dili yandı ki şarkı kelimesini nerede görse silip üstüne türkü diyecek.' -B. R. Eyuboğlu.

108 görüntülenme

kabuğuna çekilmek

dışarısı ile olan ilişkilerini kesmek, kimse ile görüşmemek: 'Arkadaşı, hükûmet aleyhine konuşmaya başlayınca Fuat kabuğuna çekilmek lüzumunu duyar ve başını önüne eğip susmasını bilirdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

108 görüntülenme

kanını içine akıtmak

sıkıntısını belli etmemek.

108 görüntülenme

teğet geçmek

1) yakınından geçmek; 2) mec. bir konuya üstünkörü dokunmak: 'Birbirine teğet geçmiş iki acılı yaşamın öyküsü radyofonik seslere dönüşür.' -S. İleri.

108 görüntülenme

saplanıp kalmak

1) takılıp kalmak: 'Mistik olmayan felsefe görünüşünde de tamamen H. Spencer'e saplanmış kalmıştı.' -H. Taner. 2) bir konuda yoğunlaşıp başka bir şeyle ilgilenmemek.

108 görüntülenme

(bir şeyden) başını alamamak

bir şeyden kurtulamamak: Dertten başını alamıyor.

108 görüntülenme

aşka düşmek

âşık olmak.

108 görüntülenme

diline dolamak (takmak)

1) aynı şeyi durmadan ve her yerde tekrarlamak: 'Bu aydınlardan bazılarının son zamanlarda dillerine doladıkları bir hikmet var.' -O. V. Kanık. 2) bir kimseyi her yerde kötülemek.

108 görüntülenme

yolcu etmek

yola çıkanı uğurlamak: 'Saat dörtte Vedat'ı yolcu etmiştik.' -A. Erhat.

108 görüntülenme

yüzünü gören cennetlik

uzun süre görünmeyen kimseler için söylenen bir söz.

108 görüntülenme

temas kurmak

ilişkiye geçmek, bağlantı sağlamak: 'Adam buraya kadar geldiği hâlde acaba neden kendisiyle temas kurmuyordu?' -O. Aysu.

108 görüntülenme

gün görmemek

sıkıntı içinde yaşamak: 'Üçü de kocadan gün görmemişler, üçü de mazlum ve boynu bükük kadın...' -A. Erhat.

108 görüntülenme

beyni kaynamak

aşırı sıcaktan sersemlemek, bunalmak: 'Kızgın güneşin altında bütün gün beynim kaynıyor.' -O. Kemal.

108 görüntülenme

özü sözü bir (olmak)

söylediği söz ile yaptığı iş veya davranışları örtüşen, tutarlı olan: 'Onların özü sözü birdir. Hayatları bizim için örnektir.' -N. Hikmet.

108 görüntülenme