En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kafası ile oynamak

takım sporlarında arkadaşlarının durumunu göz önünde tutup en iyi fırsatı değerlendirerek bedenini fazla yormadan oynamak.

82 görüntülenme

acısını görmek

bir yakınının ölümünü görmek.

82 görüntülenme

baş eldeyken

ölmeden, yaşarken, sağken.

82 görüntülenme

(birinin) içini okumak

birinin gizli, saklı düşüncelerini anlamak: 'Çökük gözlerinin arkasında insanın içini ezberden okuyan bir hayat sezişi var.' -H. E. Adıvar.

82 görüntülenme

kervana katılmak

bir topluluğa karışmak.

82 görüntülenme

akıl durdurmak

bir şey çok şaşırtıcı olmak, insanı şaşırtmak.

82 görüntülenme

bin kalıba girmek

birbirine benzeyen birçok iş yapmak, sürekli olarak düşünce değiştirmek.

82 görüntülenme

objektif olmak

1) nesnel olmak; 2) tarafsız davranmak.

82 görüntülenme

üstün olmak (gelmek)

1) benzerlerinden daha yüksek düzeyde olmak: 'Aşk, hayatın bütün zevklerine üstün gelen ruhani bir varlıktır.' -A. Ş. Hisar. 2) bir kimseden veya bir şeyden daha yüksek, daha değerli olmak: 'Aliço'nun bir gömlek üstün olduğu iyice belirlenmiştir.' -S. Birsel.

82 görüntülenme

leş gibi serilmek

kollarını bacaklarını yayarak kımıldamadan yatmak.

82 görüntülenme

temyize gitmek

mahkemelerce verilen kararın kanun ve usul yönünden incelenmesi için Yargıtaya başvurmak.

82 görüntülenme

ay gibi

ay parçası.

82 görüntülenme

cılkı çıkmak

bozulmak, doğru ve uygun yolundan ayrılmak.

82 görüntülenme

girecek delik aramak

saklanmak istemek.

82 görüntülenme

hava vermek

1) tekerlek vb. cisimleri hava ile şişirmek, şişkinliğini artırmak, hava basmak; 2) tıp akciğerlere basınç altında hava veya oksijen doldurmak.

82 görüntülenme

ocağı kör kalmak

soyu tükenmek, çocuğu bulunmamak.

82 görüntülenme

akıl ermek

anlamak, çözmek.

82 görüntülenme

(birinin) ipiyle kuyuya inilmez

'kendisine güvenilmez' anlamında kullanılan bir söz: 'O tüysüz keratanın ipiyle kuyuya inilmez.' -A. İlhan.

82 görüntülenme

günaha sokmak

günah işlemesine yol açmak.

82 görüntülenme

ıssız kalmak

ıssızlaşmak, tenhalaşmak: 'Yavru gitmiş, ıssız kalmış otağı.' -Bayburtlu Zihni.

82 görüntülenme

pışt demek

rahatsız edici bir söz söylemek: ... kimsenin kızına pışt demeden.

82 görüntülenme

(birinin) iştahı açılmak

yemek isteği artmak.

82 görüntülenme

renk vermek (katmak)

1) çamaşır rengi solmak; 2) neşe, canlılık veya değişiklik kazandırmak: 'Bembeyaz bulutlar kırmızılaştı / Sonra yavaş yavaş deminki renksiz / Göklere renk veren bir ziya taştı / Açılırken hülyalı enginlere biz' -N. Hikmet. 3) açık etmek: 'O fırsatta onu yererek göze girmeye çalışan birkaç tıynetsiz dalkavuk da elbet renk verdiler.' -A. Kabaklı.

82 görüntülenme

giydirip kuşatmak

temiz, yeni giysilerle donatmak: 'O da kendisinden yirmi yaş küçük arabacısını sevmiş, nikâhla varmış, bu arabacıyı giydirip kuşatmış, âlâ bir bey yapmıştı.' -Ö. Seyfettin.

82 görüntülenme

havale gelmek

1) postane veya banka yoluyla para gelmek; 2) gebe ve çocuklara çoğu zaman bayılma, yüksek ateşle beraber çırpınma krizleri gelmek.

82 görüntülenme

doksan kapının ipini çekmek

içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

82 görüntülenme

oflayıp puflamak

'of, puf' diyerek sıkıntısını, acısını dışa vurmak.

82 görüntülenme

boynuz çekmek

boynuz kullanarak kan çekmek, hacamat etmek: 'Hastalık göğse inip ateş başlayınca yapılacak şey hastaya boynuz çekmek olurdu.' -B. Felek.

82 görüntülenme

demem o (ki)

hlk. 'benim söylemek istediğim' anlamında kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

bir aşağı bir yukarı

amaçsız olarak gidip gelmeyi anlatan bir söz: 'Karabibik tenha sokakta bir aşağı bir yukarı gezinmekteydi.' -N. Nâzım.

82 görüntülenme