En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birini) ipe çekmek

asarak öldürmek.

108 görüntülenme

ağzını aramak (yoklamak)

konuşturarak düşüncesini öğrenmeye çalışmak: 'Ağzımı aradı, rahat mıydım, burada okuyacağımı aklım kesmiş miydi?' -A. Kutlu.

108 görüntülenme

(birinin) diline düşmek

yermek veya alay etmek amacıyla birinin kötü veya yanlış davranışını sürekli söylemek: 'Mahallede acubelerin diline düşmekten korkuyorum.' -P. Safa.

108 görüntülenme

(birinin) dizginini kesmek

üzerindeki baskıyı artırmak.

108 görüntülenme

(birinin) çenesini bıçak açmamak

sıkıntı ve üzüntüden konuşamamak: 'Hiçbirimizin çenesini bıçak açmıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

108 görüntülenme

dağdan gelip bağdakini kovmak

sonradan geldiği bir yerde, kendinden önce gelen kişinin yerini almaya çalışmak.

108 görüntülenme

satır atmak

herkesi öldürmek, kırıp geçirmek.

108 görüntülenme

(birine) cephe almak

hasım durumu takınmak, bir düşünceye karşı olmak, direnmek: 'Çekinmiyor, bizzat imparatora karşı cephe alıyordu.' -F. F. Tülbentçi.

108 görüntülenme

(bir şeye) hasret bırakmak

gerektiği anda bir şeyin yokluğunu hissettirmek: 'Kış günü, çoluğu çocuğu battaniyeye hasret bırakıp hepsini topladım, balkonda yattım.' -M. İzgü.

107 görüntülenme

inadı tutmak

çok direnmek.

107 görüntülenme

kendini fasulye gibi nimetten saymak

tkz. kendini çok önemli biri gibi görmek.

107 görüntülenme

yolu açmak

yolda geçişi önleyen engelleri kaldırmak.

107 görüntülenme

geri kalmak

1) arkada kalmak; 2) gecikmek; 3) çağdaşlarının ve yaşıtlarının düzeyine gelememek veya düzeyinde olmamak.

107 görüntülenme

ahını yerde koymamak

öcünü almak: 'Sen öz babanın öcünü alamadın diye o da dedesinin ahını yerde mi koyacaktı?' -N. Hikmet.

107 görüntülenme

nutku tutulmak

korkudan, şaşkınlıktan ve öfkeden konuşamaz olmak: 'Birdenbire nutku tutuldu ve bütün gayretlerine rağmen konuşamadı.' -N. F. Kısakürek.

107 görüntülenme

acısını çekmek

yapılan yanlış bir işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.

107 görüntülenme

akıl durdurmak

bir şey çok şaşırtıcı olmak, insanı şaşırtmak.

107 görüntülenme

(birine) tarziye vermek

gönül almaya çalışmak, özür dilemek: 'Yüzüme bakmadan bana tarziye verdi.' -R. N. Güntekin.

107 görüntülenme

böcek gibi

ufak tefek ve esmer (çocuk).

107 görüntülenme

eziyet çekmek

zahmet ve sıkıntıya uğramak.

107 görüntülenme

havsalasına sığmamak

1) aklı almamak, kavrayamamak; 2) kabul edememek.

107 görüntülenme

(birine) zevali olmak

zararı olmak, zararı dokunmak.

107 görüntülenme

bereket ki (bereket versin ki)

'iyi ki, Tanrı’ya şükür ki' anlamında kullanılan bir söz: 'Bereket versin ki padişahın cellatları kapıya dayanmadılar.' -İ. O. Anar.

107 görüntülenme

ferahlık vermek

iç açmak, rahatlık hissettirmek: 'Yeni boyanıp temizlenmiş bir ev gibi havası ferahlık veriyordu.' -R. H. Karay.

107 görüntülenme

âdembabaya dönmek

malını mülkünü kaybetmek.

107 görüntülenme

âdet görmek

kadın aybaşı olmak.

107 görüntülenme

(birinin) mahremiyetine girmek

bir kimsenin özel hayatını öğrenecek kadar ona yakın olmak: 'Türkünün bir tarafında kapılar açılıyor ve siz durup dururken hiç tanımadığınız bir insanın mahremiyetine girmiş oluyorsunuz.' -B. R. Eyuboğlu.

107 görüntülenme

toprağa düşmek

ölüp gömülmek: 'Bu sabah hesap ettim, küçüğüm toprağa düşeli tam yetmiş üç gece olmuş.' -R. N. Güntekin.

107 görüntülenme

(bir şeyin) rezili çıkmak

çok eskimek, bozulmak, parçalanmak: 'Şu gömleğe bak, rezili çıkmış!' -Ç. Altan.

107 görüntülenme

(birini) çileden çıkarmak

çok kızdırmak: 'Karşı taraftan konuşanın kolağası Mustafa Kemal oluşu hepsini çileden çıkarır.' -F. R. Atay.

107 görüntülenme