En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

akarına bırakmak

işin sonucunu sabırla beklemek, doğal gelişmeyi beklemek: 'İçeriğin nasıl aktarılacağına dikkat etmiş, dilin olanaklarını akarına bırakmıştır.' -S. İleri.

81 görüntülenme

(birine) kılçık atmak

bir kimsenin işini karıştırmak, bozmak.

81 görüntülenme

kuyu gibi

1) çok derin (yer); 2) basık ve karanlık (yer).

81 görüntülenme

ölür müsün, öldürür müsün?

çok kızılacak bir terslik karşısında kalındığında söylenen bir söz.

81 görüntülenme

baş bulmak

kazanç bırakmak: Bu fiyata verirsem baş bulmaz.

81 görüntülenme

pandik yemek

elle sarkıntılığa uğramak.

81 görüntülenme

şüphe yok

kuşku yok: 'Evinde yalnız olduğu ve hiç şüphe yok, birçok işi olduğu hâlde saatlerce benim için o pencerenin önünde duruyor.' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme

keramet buyurdunuz (keramette bulundunuz)

'çok doğru söylediniz, çok güzel yaptınız' anlamında kullanılan bir söz.

81 görüntülenme

damarı kurusun!

birinin huysuzluğuna öfkelenildiğinde söylenen bir ilenme sözü.

81 görüntülenme

kerameti kendinden menkul

sahip olduğu nitelikleri kendisi söyleyen: 'Kerameti kendinden menkul şeyhler gibi bu armağanlar onların eksik olan kabiliyetlerinin bir çeşit icazeti oluyor.' -H. Taner.

81 görüntülenme

selam çakmak

tkz. selam vermek.

81 görüntülenme

hava iyi esmek

ortamla ilgili her türlü şart uygun durumda olmak.

81 görüntülenme

değiş etmek

hlk. bir şey verip yerine başka bir şey almak: Buğdayı pirinçle değiş etmek.

81 görüntülenme

(birine) korku salmak

korkutmak: 'Devletin bu türden denetimlere kalkması, korku salma amacına yöneliktir.' -M. C. Anday.

81 görüntülenme

ıskartaya çıkarmak (ayırmak)

değersiz bularak bir yana atmak, işe yaramadığı için ayırıp bir yana koymak: 'Sekiz balya tütününden bir ya da iki balyasını ıskartaya ayırabileceklerini aklından geçirmeye başladı eksperlerin.' -N. Cumalı. 'Orada, kim bilir neden ve nasıl, işe yaramaz diye ıskartaya çıkardığı bir sürü film tepeleme yığılı.' -A. İlhan.

81 görüntülenme

sözü tartmak

ölçülü konuşmak.

81 görüntülenme

tadından yenmemek

çok tatlı, çok hoşa gider olmak.

81 görüntülenme

önüne düşmek

1) birinin önünden yürümek: 'Adam hemen geldi, önüne düştü, konuşmadan evine vardılar.' -Y. Kemal. 2) birine kılavuzluk etmek: 'Delikanlı Haydar ustanın önüne düştü, Hasip Bey'in evine geldiler.' -Y. Kemal.

81 görüntülenme

iliğini kemirmek

1) çok etkilemek; 2) sömürmek.

81 görüntülenme

boru mu bu?

'azımsanacak, küçümsenecek, önem verilmeyecek şey değil' anlamında kullanılan bir söz.

81 görüntülenme

telef etmek

1) hayvanı öldürmek; 2) mec. mahvetmek, yok etmek: 'Gönlümü gönlümü cahil gönlümü / Bir güzele telef ettim ömrümü' -Halk türküsü.

81 görüntülenme

boynuna almak

bir şeyi borç veya ödev olarak üzerine almak: 'Çobanın hekim parasını, ilaç parasını boyunlarına aldılar.' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme

teselli bulmak

avunmak.

81 görüntülenme

leş gibi

1) çok pis (yer); 2) rahatsız edici, ağır (koku); 3) tembel veya çok yorgun.

81 görüntülenme

deke düşmek

hileye, oyuna gelmek: 'İlkin deke düştüğümün hiç farkına varmadım.' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme

karakolluk olmak

kavga sonucu karakola gitmek zorunda kalmak: 'Sonra karakolluk olmaz mıyız?' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme

(birinin) iltiması olmak

arkası, kayırıcısı olmak.

81 görüntülenme

damat girmek

aileye güveyi olarak katılmak: 'Öyle bir aileye damat girmek isterim.' -H. Taner.

81 görüntülenme

selam vermek

1) selamlamak: 'Kapıdan içeri giren adam, topuklarını birbirine vurarak askerce bir selam veriyor.' -E. M. Karakurt. 2) din b. başını sağ ve sol omuzlarına çevirerek namazı bitirmek.

81 görüntülenme

keseye davranmak

ödemek istemek: 'Sizi fena alıştırmışlar. Hemen keseye davranmayın.' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme