En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yaşını başını almak

1) yaşı ilerlemiş olmak: 'Yarını ne olacak dünyamızın / Biz yaşımızı başımızı aldık / Allah çocuklarımıza acısın' -C. S. Tarancı. 2) deneyim kazanmış olmak.

106 görüntülenme

istek uyandırmak

istemesine, arzu duymasına yol açmak: 'İnsanda ille de saçını, yanağını okşamak isteğini uyandıran güzel kız çocuklarını andırırdı.' -N. Cumalı.

106 görüntülenme

adam sırasına geçmek (girmek)

daha önce toplumda önemli bir yeri veya özel bir değeri yokken artık kendisine önem ve değer verilmek: 'Bize yol aç, erkân göster; yollar aç bize de, biz de adam sırasına girelim.' -K. Korcan.

106 görüntülenme

buna değdi (idi) buna değmedi (idi) demek

birçok şeyin, iyilerini seçip önceden beğenmeyip bıraktıklarını da sonradan almak.

106 görüntülenme

antipati duymak

kanı kaynamamak.

106 görüntülenme

karnı büyümek

hamile kalmak: 'Felaket bununla bitmemiş, üç ay sonra karnı büyümeye başlamış.' -H. E. Adıvar.

106 görüntülenme

sıcak basmak

hava çok ısınmak.

106 görüntülenme

haydi canım sen de

'böyle şey olmaz, sana inanmam' anlamında kullanılan bir söz.

106 görüntülenme

kulakları dolmak

aynı şeyi dinlemekten usanmak.

106 görüntülenme

(birinin) maskarası olmak

birinin eğlencesi olmak: 'Süslü kafeslere, hazır yemeğe tamah edip insanların maskarası olmanın âlemi var mı?' -H. Taner.

106 görüntülenme

başına dolamak

musallat etmek.

106 görüntülenme

hayır gelmemek

yararlı olmamak: 'Sevmeden yapılan işten hiç kimseye hayır gelmez.' -B. R. Eyuboğlu.

106 görüntülenme

çan çan etmek (ötmek veya konuşmak)

yüksek sesle sürekli gevezelik etmek.

106 görüntülenme

aklına yatmak

doğru olduğunu kabul etmek: 'Söyledikleri aklıma yattı, eli ayağı düzgün, iyi bir Türk kızı bulup evlenebilir, geç de olsa çoluk çocuğa karışabilirdim.' -A. Ümit.

106 görüntülenme

aklına yelken etmek

düşüncesizce davranmak veya aklına geleni hemen yapmak.

106 görüntülenme

domuzluk etmek

hainlik etmek, haince davranmak.

106 görüntülenme

aklında kalmak

1) hatırlamak: 'Aklımda kaldığına göre, Raşit çocukla aramızda ancak iki üç aylık bir fark var.' -R. N. Güntekin. 2) unutamamak.

106 görüntülenme

çapraza almak

1) karşı yönlerden kuşatmak: 'Mitralyözler onu çapraza almış, kızıl iğneleriyle gövdesini delik deşik ediyorlardı.' -A. İlhan. 2) mec. herhangi bir konuda çeşitli yönlerden sıkıştırmak.

106 görüntülenme

yemek vermek

konukları yemeğe çağırmak.

106 görüntülenme

yemin vermek

ant vermek.

106 görüntülenme

iş sarpa sarmak

iş, içinden çıkılması zor bir duruma girmek.

106 görüntülenme

(birini) gır gıra almak (getirmek)

alaya almak: 'Baskına dikkat et diye emir yayımlamıştı da gır gıra aldık adamı.' -A. İlhan.

106 görüntülenme

adımlarını seyrekleştirmek

hızlı yürürken yavaşlamak.

106 görüntülenme

(birini) haraca kesmek

zorbalıkla para koparmak veya çıkar sağlamak.

106 görüntülenme

(birinin) pasaportunu eline vermek

kovmak, işten atmak.

106 görüntülenme

ortalık ağarmak

sabah olmaya başlamak: 'Bu akşamki gerçek, ortalık ağarmadan tersine döner.' -F. R. Atay.

106 görüntülenme

pay vermek

1) hisse vermek, bölüşmede bulunan parçalardan ayırmak: 'Batı, beynini sömürdüğü insanlara kendi uyruklarına sağladığı konfordan pay verip gönül alır.' -H. Taner. 2) mec. küçük büyüğe karşılık vermek, saygısızca davranmak: 'Bunlar analarına, babalarına pay vermişler de böyle taş kesilmişler.' -S. M. Alus.

106 görüntülenme

(birini) kurşuna dizmek

1) verilen ölüm cezasını askerî bir kıtanın attığı kurşunlarla yerine getirmek: 'Sarı çam deresinde bu otuz kadar eşkıyayı kurşuna dizdiler.' -Y. Kemal. 2) öldürmek.

106 görüntülenme

kıvanç duymak

1) övünmek; 2) sevinmek, mutlu olmak.

106 görüntülenme

(bir yer, birine) açık olmak

bir yerde her zaman iyi karşılanmak.

106 görüntülenme