En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

şapka çıkarmak

bir söz veya durum karşısında söyleyecek sözü kalmamak ve takdir etmek.

81 görüntülenme

yeri olmak

1) uygun olmak; 2) sırası, uygun zamanı olmak; 3) saygınlığı olmak.

81 görüntülenme

dünyadan haberi olmamak

çevresinde olup bitenleri bilmemek.

81 görüntülenme

yeri var!

'uygundur, iyidir' anlamında kullanılan bir söz.

81 görüntülenme

hallihamur olmak

içinde bulunduğu koşullara uymak: 'Suyun, toprağın, gözyaşının ve insan kanının hallihamur olduğu bu Anadolu toprağı susar mı?' -A. Gündüz.

81 görüntülenme

yüzünü buruşturmak (ekşitmek)

yüzüne öfke ve hoşnutsuzluk gösteren bir biçim vermek: 'Yüzünü buruşturuyor Fuat, ukalalığından sıyrılıyor, üzüldüğü belli.' -A. Ümit. 'Ağır işler görüp de güler yüzünü ekşitmemeyi ve kimseyi incitmeden yaşamayı analar bu adamlara öğretmeli idiler.' -M. Ş. Esendal.

81 görüntülenme

frikik vermek

argo göğüs, bacak gibi vücudun belirli bölümlerini, bilerek veya bilmeyerek gereğinden fazla açarak göstermek.

81 görüntülenme

kitabı kapamak

herhangi bir konu ile ilgiyi kesmek.

81 görüntülenme

tavşanın suyunun suyu

iki şey arasındaki ilginin çok uzak olduğunu anlatan bir söz.

81 görüntülenme

ucu bucağı olmamak (görünmemek)

başı sonu olmamak: 'Ucu bucağı görünmeyen okyanusların karanlık dalgaları üzerinde avare yüzen bir çöp gibi yalnız.' -P. Safa.

81 görüntülenme

birbirine düşmek

araları açılmak, aralarında anlaşmazlık çıkmak.

81 görüntülenme

gel keyfim gel

büyük bir memnunluk ve alay anlatan bir söz: 'Oh, artık sabahın bu vaktinde güneş henüz doğarken bu serin harman yerinde, gel keyfim gel.' -O. C. Kaygılı.

81 görüntülenme

öfkesini kusmak

kızgınlıkla ağır hakaret etmek.

81 görüntülenme

yağ gibi kaymak

kızak, taşıt vb. sarsılmadan hızla gitmek.

81 görüntülenme

helme dökmek

kaynatılmış taneler koyulaşmak.

81 görüntülenme

(biriyle) geçmişi olmak

1) aralarında eskiye dayanan dostluk, arkadaşlık olmak; 2) aralarında kırgınlığa yol açacak bir durum geçmiş bulunmak.

81 görüntülenme

bacakları tutmaz olmak

yürüyemeyecek duruma gelmek.

81 görüntülenme

dışına çıkmak

tanınan hak ve yetkileri aşmak.

81 görüntülenme

gözünü hırs bürümek

aşırı hırslanmak.

81 görüntülenme

canı cana ölçmek

başkasına yapılacak şeyi kendine yapılacak gibi düşünmek: 'Canı cana ölç. Allah esirgesin bize birisi böyle bir şey yapsa Allah razı olsun der miyiz?' -R. N. Güntekin.

81 görüntülenme

cız etmek

1) 'cız' diye ses çıkarmak; 2) acı duymak.

81 görüntülenme

hamam gibi

pek sıcak: 'Bugün deniz hamam gibidir değil mi?' -B. Felek.

81 görüntülenme

yüzüstü kalmak

1) bir iş, zamanında yapılmayıp olduğu gibi bırakılmak: 'Altı hücreyle cümle kapısının taş kemeri, kalın meşe tahtasından kapı kanatları yüzüstü kaldılar.' -K. Tahir. 2) bir iş bitirilmeden bırakılmak.

81 görüntülenme

hırlı mıdır, hırsız mıdır?

bir kimsenin ahlakı, kişiliği hakkında kuşku duyulduğunda kullanılan bir söz: Ben onu tanımıyorum; hırlı mıdır, hırsız mıdır?

81 görüntülenme

alıp vermek

1) kalp çarpıntısı geçirmek; 2) herhangi bir konu üzerinde yoğun olarak düşünmek.

81 görüntülenme

kamuoyu oluşturmak (yaratmak)

bir düşünceyi yaygınlaştırmak ve halkın dikkati o düşünce etrafında toplamak ve yoğunlaştırmak.

81 görüntülenme

laçka olmak

1) vida, mil vb. makine parçaları aşınarak veya yuvaları genişleyerek gevşemek; 2) mec. herhangi bir düzen iyi işlemez olmak: 'O gece bir kadeh içkinin laçka olan sinirlerine iyi geleceğini düşünüyordu.' -O. Aysu.

81 görüntülenme

kedi ciğere bakar gibi bakmak (süzmek veya seyretmek)

imrenerek bakmak: 'Derin bir hayranlıkla gözlerini kıza kaptırmış, kedi ciğere bakar gibi süzüp duruyordu.' -H. R. Gürpınar.

81 görüntülenme

iki satır laf etmek (konuşmak)

dostça biraz söyleşmek.

81 görüntülenme

pişti olmak

argo 1) bir ortamda birbirinden habersiz olarak aynı giyim kuşam içinde karşılaşmak; 2) istenmeyen birisiyle aynı ortamda karşılaşmak.

81 görüntülenme