En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kuş gibi

1) çok hafif; 2) çabuk iş gören, eline ayağına çabuk.

80 görüntülenme

şevk vermek

isteklendirmek: 'Bir bitmeyecek şevk verirken beste / Bir tel kopar, ahenk ebediyen kesilir' -Y. K. Beyatlı.

80 görüntülenme

hava basmak

1) hava vermek; 2) argo büyüklenmek, gururlanmak.

80 görüntülenme

kenet gibi yapışmak

çok yakın dost olmak, sıkı fıkı olmak: 'Bu mevsimde kızlar ikişer, üçer kişilik gruplara ayrılır ve birbirlerine kenet gibi yapışırlardı.' -R. N. Güntekin.

80 görüntülenme

pancar kesilmek

pancar gibi olmak.

80 görüntülenme

rayına oturtmak

bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.

80 görüntülenme

sekte vurmak

kesilmesine sebep olmak, kesintiye uğratmak.

80 görüntülenme

gün atmak

hlk. 1) davayı ileri bir tarihe bırakmak; 2) güneş doğmak: 'Süleyman kâhya gün atıncaya kadar çadırların arasında dolaştı.' -Y. Kemal.

80 görüntülenme

sekteye uğratmak

kesmek, kesintiye uğratmak: 'Sorular sorar ve dersimi sekteye uğratırdı.' -H. F. Ozansoy.

80 görüntülenme

yorgunu yokuşa sürmek

yapılması güç bir işin, büsbütün güç şartlarda gerçekleştirilmesini istemek.

80 görüntülenme

kuzgun gibi

çok kara, çok koyu.

80 görüntülenme

ameliyat (... ameliyatı) geçirmek

ameliyat edilmiş olmak: 'Bu koğuşta ayak ameliyatı geçirmiş hasta Şahin'di.' -H. R. Gürpınar.

80 görüntülenme

ısıtıp ısıtıp önüne koymak

daha önce geçmiş bir olayı, bir işi, ileri sürülmüş bir düşünceyi sık sık tekrarlamak.

80 görüntülenme

gün kavuşmak

güneş batmak, akşam olmak: 'Gün kavuşurken Handune'nin de hareket derecesi artmış.' -E. E. Talu.

80 görüntülenme

ıska geçmek

1) hedefe rast getirememek; 2) üzerinde durmamak, önem vermemek, atlamak: 'Bedenleriyle ilgili gerçekleri ıska geçerler.' -S. Birsel.

80 görüntülenme

dizlerine kara su inmek

beklemekten veya yorgunluktan güçsüz kalmak.

80 görüntülenme

milim şaşmamak

tam denk düşmek.

80 görüntülenme

o taraflı olmamak

konuyla ilgisi yokmuş gibi davranmak.

80 görüntülenme

yuha çekmek

yuh çekmek.

80 görüntülenme

cıcığı çıkmak

1) çok yorulmak; 2) hırpalanmak.

80 görüntülenme

ıslah etmek

1) iyi bir duruma getirmek, iyileştirmek, düzeltmek: 'Sanat yalnız insanları ıslah etmeye yarar bir vasıtadır.' -Y. K. Beyatlı. 2) yola getirmek: 'Nerede o, meclis kürsülerinden 'mahkûmu ıslah ediyoruz' diye bangır bangır bağıran adliye vekilleri?' -K. Korcan.

80 görüntülenme

karakol gezmek

huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla dolaşmak, devriye gezmek.

80 görüntülenme

karakola düşmek

herhangi bir suç dolayısıyla karakolluk olmak.

80 görüntülenme

reklam yapmak

her türlü aracı kullanarak bir şeyi halka tanıtmak, ünlenmesini sağlamak: 'Sizin için geniş bir reklam yapacağım, adımı ortaya koyacağım.' -T. Buğra.

80 görüntülenme

kafası kızmak

öfkelenmek: 'Namusum hakkı için bir kafam kızarsa atarım denize seni.' -S. F. Abasıyanık.

80 görüntülenme

kesesini doldurmak

fırsatlardan yararlanarak para kazanıp zengin olmak: 'Böylece Tecirlilerin yanına varan bir hoca, kesesini pek çok doldururmuş.' -S. Birsel.

80 görüntülenme

teslim almak

1) teslim edilen bir şeyi almak; 2) tutsak almak.

80 görüntülenme

insanda akıl bırakmamak (koymamak)

düşünceleri karmakarışık yapmak, kararsızlığa yol açmak.

80 görüntülenme

akıl etmek

herhangi bir önlem veya çareyi zamanında düşünmek: 'Duvar saatine bakmayı akıl ettiğinde ise zihni adamakıllı bulandı.' -İ. O. Anar.

80 görüntülenme

girişimde bulunmak

davranmak, teşebbüs etmek: 'Mahmut Bey'in adamlarını kendi taraflarına çekmek için her türlü girişimde bulunmuşlardı.' -H. E. Adıvar.

80 görüntülenme